28 Kasım 2008 Cuma

GÜZELLİĞİ DOĞRU KULLANMA DERSİ

 

Maşallah yabancı gelinimiz o kadar çok ki. Ama Brezilyalı Martha Şavkan hepsinden farklı. Hem çok güzel hemde çok şık. Martha Şavkan tuhaf giyinenlere adeta ders verir gibi. Kendisini bir hafta içinde katıldığı 3 davette 3 farklı kıyafetle görüyoruz. Üçündede son derece şık. Son dönemin en vazgeçilmezi Balenciaga ekose pantalonuyla çok hoş. Yine içine ekose bluz giydiği Dolce&Gabbana ceket ve pantalon takımla son derece rafine ve güzel. Son olarak kırmızı örgü beresi ve deri pantalon içinde muhteşem. Latinden çok Avrupai bir hava tutturmuş ve çok güzel bir Barbie olmuş. Özlem Önal ve Derin Mermerci'nin artık çok sıkı bir rakipleri var.

MAKSAT ŞIK OLMAK DEĞİL Kİ !

 

Eda Taşpınar ile Deniz Berdan kanımca artık hiçbir listeye girmemeli. Çünkü bu bayanlar işin sırrını kendilerince çözmüşler. Normal bir şıklıkla fazla bir ses getiremezsin. Ama böyle sıradışı ve absürd seçimlerle her daim objektiflere mutlu mutlu poz verebilirsin. Bu ikiliye Ivana Sert i de katmak gerekir. Ama hanımefendi ailesinden sıkı bir ültimatom yedikten sonra eskisi gibi ortalıklarda görülmeyecekmiş..Pışş görürsünüz ne kadar dayanacak.. Günde 5 kıyafet değiştirmekle başka hangi ülkede ünlü olabilir ki ? Taşpınar ile Berdan bu sefer çizme piştisi yaşamış. İkiside sütun bacaklarını Christian Louboutin çizmelerle süslemiş. Kıyafetleri son derece absürd ama onlar zaten böyle mutlu.

HAFTANIN ŞIKLARI

 

Merih Turan hariç tüm şıklarımız işin kolay tarafına kaçıp siyahın güvenine sarılıyor. Genelde tüm şıklar listesi hep siyah giymiş bayanlardan oluşuyor. O yüzden Merih Turan ı beğenmem ayrı bir keyif verdi. Hanımefendi orta yaş olmasına rağmen fiziğinin avantajını mükemmel kullanmış. Oscar de la Renta straples tuvaleti hem kesim hemde renk olarak kendisine müthiş yakışmış. Bettina Hakko her zamanki zerafetinde. Siyah vizon ceketine bayıldım. Umarım gerçek değildir diyede not düşmek istiyorum. Tuba Peksayar ın kıyafetiyle ayakkabıları çok uyumlu. Zeynep Fadıllıoğlu özgün ve etnik stilin öncülerinden. Kıyafetiyle adeta bunu doğrular gibi. Şapkasından ayakkabasına kadar bir kere daha müthiş bir tarz yakalamış. Burcu Hanif sade kıyafetiyle harika görünüyor. Saçı ve makyajıda uyumlu olunca ortaya çok hoş bir görüntü çıkmış.

HAFTANIN RÜKÜŞLERİ

 

Clara Amram'ı son derece demode latin tarzı jarse fırfırlı mini elbisesi içinde görüyoruz. Boyunluğu takmayanı dövdükleri 90 lardan kalma. Venezüellalı gelinimiz giyinmemiş sadece 40 yaşında aha böyle taş gibi vücudum var demiş o kadar. Nadire İçkale Ankaralı saygın hanımağalarımızdan olur. Frapanlığı o kadar ağır ki bakarken bile insanın gözü yoruluyor. Siren Ertan inatla 30lu değilde 50li yaşlarda olmaya devam ediyor. Gözlüğünün çirkin görünümü ise ayrı bir olay. Sema Basa'nın baştan aşağı mor kıyafeti, bıkmadığı kahkülleri ve siyah botlarıyla bir başka göz yoranlardan.

PARFÜMÜM OLMADAN ASLA

Günümüzde ünlü simaların kendi adlarına çıkardığı parfümler ciddi bir sektör oluşturmuş durumda. Beğenelim yada beğenmeyelim yıldızlar bu yolla milyonlarca doları ceplerine atıyorlar. Artık öyle bir hal almış durumdaki İngiltere ve Fransada yarışma programlarıyla ünlenenlerin bile kendi adlarına çıkardığı parfümleri görebilirsiniz. Ünlüler bu durumda parayı öncelikle ürünü çıkaran şirketten alırlar. Eğer çok ünlüyseniz satışdanda pay alarak ayrı bir kazanç sağlarsınız. İşin tuhaf tarafı onca para dönsede etrafımdan bir kişinin bile gidip ünlü birinin adıyla çıkan bu parfümleri aldığına şahit olmamam. O zaman bu iş sadece ne kadar hayranınız olduğuna ya da ne kadar popüler olduğunuzla paralel. Güzel kokuymuş değilmiş kimin umurunda. Hayranıysanız gider alırsınız. Ne kadar kıro kokan bir alışveriş değil mi ? Sanki parfümü çıkaran kendi kokusunu kullanıyor..Emin olun onun kullandığı ya Gucci'dir yada Armani. Kimin umurunda kerizlerin sırtından kahpece para kazanmak. Yeterki cepler dolsun..Bu ikiyüzlü sektöre işte bu yüzden değinmek istedim. Paranızın değerini bilin gidin gerçek bir parfüm alın ve gerçekten güzel kokun !


Britney Spears uzun zamandır acaba bu reklamda görüldüğü gibimiydi ? Yalan ! Kadıncağız kaç senedir bunalımın eşiğindeyken yeni yeni ayağa kalkıyor. Ama resme bakın..Saklı Fantazi ! Vay be !


Sarah Jessica Parker2ın parfümü en fazla satanların başında geliyor. Sağolsun Sex And The City ! Öyle bir cevherki yiye yiye bitmiyor mübarek !


Pazarlama dünyasının kral ve kraliçesi Victoria-David Beckham. Eksik olsalardı şaşardım. David Beckham bide Armani ile anlaşmalı. Acaba hangisini tercih ediyordur ? Vah zavallı ! Sean Combs 'Ben Kralım' isimli parfümünde ancak sonradan görmenin kralı olabileceğini söyler gibi.


Kate Moss'un bile bu kandırmacaya alet olduğunu görmek insanın içine oturuyor.


Patrick Dempsey hastalarına reçete yazarken kendi parfümünüde ekliyor mu acaba ?

27 Kasım 2008 Perşembe

İNGİLİZ MODA OSCARLARI

 

İngiliz Moda Oscarları sahiplerini buldu. En önemli 5 ödülün sahibi :

Yılın Modacısı: Luella Bartley
Yılın Kırmızı Halı Ödülü: Matthew Williamson
Yılın Aksesuar Ödülü : Rupert Sanderson
Yılın Erkek Giyim Ödülü: Christopher Bailey (Burberry)
Yılın Mankeni: Jourdan Dunn
Yılın Markası: Jimmy Choo



Luella Bartley eskiden Vogue dergisinde moda eleştirmeniydi. İlk defilesini 1999 senesinde Londra Moda Haftasında sergiliyor. Bir sonraki senede New York Moda Haftasına çıkıyor. Ama benim radarıma girişi ilk Cameron Diaz'ın siyah mini elbisesini görüşümle oldu. Bir Luella markası olan bu şahane siyah straples elbisenin kimliğini öğrendikten sonra kreasyonlarına daha bir dikkatle bakmaya başladım.


TopShop'un yüzü Jourdan Dunn'ın Agyness Deyn'i yenmesi güzel olmuş. Jourdan farklı tipiyle son günlerde bir diğer gözde manken Chanel Iman ile çikolata renklilerin kraliçesi.

26 Kasım 2008 Çarşamba

MÜTHİŞ İNDİRİMLER

 
Dünyanın en büyük alışveriş sitelerinde indirimler başladı. Hemde ne indirim. Net - A -Porter sitesindeki tüm ürünler ünlü markalara ait ve bazılarında % 70 e varan indirimler yapılmış. Aynı şekilde Saks Fifth Avenue sitesindede indirimler var. Marchesa elbiselerde yüzde 50, Marc Jacobs'da yüzde 60 indirimler insanın ağzını sulandırıyor. Hemen Marc Jacobs ve Chloe'nin indirime girmesini beklediğim parçalardan bir kaçını sipariş ettim bile.


Türkiye ye satış yapmayan sitelerden nasıl alışveriş yapabilirsiniz diye bir probleminiz varsa işte size ideal bir çözüm. Bu konuda potansiyel mağdurları hedefleyen MyUSABox sitesi son yıllarda en çok işime yarayan site. Siteye üye olarak size ait bir Amerika adresi elde ediyorsunuz. Siparişlerinizi bu adresi vererek yapıyorsunuz. Aslında adres MyUSABox a ait. Teslimatı adresinizden alıyor ve aracı olarak Türkiye'deki adresinize gönderiyor. Böylelikle vah Türkiye'ye satış yapmıyorlar, vah hangi kuzenimin adresini vereyim derdiniz otomatikman ortadan kalkmış oluyor. Tabi ki bu işlem belli bir ücrete tabi. Ama 1000 dolarlık bir siparişte 30-40 doların lafımı olur..Benim şimdiye kadar tam 48 siparişim oldu. Bir tanesi hariç (benim hatamdı) 47 tanesi aynı hafta elime ulaştı. Sizlerede şiddetle tavsiye eder bu indirimleri kaçırmayın derim.

25 Kasım 2008 Salı

HARRY WINSTON PES ETTİ

 

Dünyaca ünlü mücevher markası Harry Winston çağa ayak uydurmak zorunda kaldı. Şimdiye kadar inatla internetten satışlara karşı çıkan marka, en sonunda inatlaşmaya son verdi ve ilk kez internet üzerinden satışları sitesinden yapmaya başladı Birçok mücevher markası bu şekilde çalışmaya çoktan başlamıştı. Marka olarakda fiyat olarakda ulaşılmazlık imajını zedelemek istemeyen Harry Winston şiddetle internet satışlarına karşı çıkıyordu. Resimde gördüğünüz son koleksiyonu Sun Flower gerdanlık 25.8 karatlık ve 135 bin dolar. Bunu bile internet üzerinden siparişle satın alabilirsiniz.

21 Kasım 2008 Cuma

HOŞGELDİN ATIL KUTOĞLU

 
Dünyaca ünlü modacımız Atıl Kutoğlu Türkiye'deki ilk butiğini bugün Nişantaşı Bostan Sokak'ta açıyor. Demsa Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Demet Sabancı Çetindoğan işbirliğiyle gerçekleşen bu girişimin hayırlı olmasını dilerim. Atıl Kutuglu'nu şahsen tanır ve çok severim. Düzinelerce Kutoğlu t-shirtüm vardır ve seneler geçsede hala kullanırım.

TÜRK İŞİ GALA

 


Dün gece Gani Müjde'nin merakla beklenen Osmanlı Cumhuriyeti filminin galası Lütfi Kırdar Uluslararası Kongre ve Sergi Sarayı'nda yapıldı. Başrollerini Ata Demirer ve Vildan Atasever'in yaptığı film, eğer Mustafa Kemal olmasaydı bugünkü halimiz ne olurdu fikrine ışık tutuyor. Filme bu haftasonu kesinlikle gideceğim. O yüzden film hakkında yazacağım eleştiriyi kaçırmayın derim. Benim bu yazımda üstünde durmak istediğim konu bambaşka. Üstteki 4 resimde galaya gelenleri görüyoruz. Bu 4 kişiyede bir galaya bir emeğe gösterdikleri saygı için teşekkür ederim. (Ata Demirer hariç) Gerçi Vildan Atasever'in daha bir şaşalı olmasını beklerdim ama bir mini etek ve bluzlada gelebilirdi. Yada Ata Demirer gibi bir t-shirtlede gelebilirdi. (Sanki Avrupa Yakası çekimlerinde) O yüzden şımarıkça beklentime bir son veriyorum ve devam ediyorum. Gani Müjde ailesiyle birlikte uyumlu bir şıklık içinde. Eşi Belma Canciğer tam bir Hollywoodvari tuvaletiyle gözleri kamaştırıyor. Ebru Destan zarif, Cem Davran şık. Şimdi gelelim birde diğer misafirlerin hallerine.



Bu nasıl bir zevksizlik nasıl bir kıroluktur Allahım..Ben her yere böyle gelirim zihniyetini neden hala değiştiremiyoruz. Nedir bu arkadaşınızla kahve içmeye gider gibi giyinme tarzı ? Kime ne anlatmak istiyorsunuz ?



Öğle saatlerinde Teşvikiye House Cafe'ye gelenler bile galadakilerden daha şık daha özenli. Nedir bu Türk Sinemasındaki kıroluk akımı ? Şu giyim kuşam konusunda bir arpa boyu bile yol alamayacak mıyız ? Bir smokin giymek bir mücevher takmak neden milletimde sadece sosyete işi olarak görülür ? Bir konu evvel Dubai deki otel açılışını konu etmiştim. Bir oradaki farka bakın birde Lütfü Kırdar SARAY'ındaki galaya. Benim gördüğüm gala değil düpedüz bir film gösterimi o kadar.

20 Kasım 2008 Perşembe

ARAB İŞİ LÜKS İŞİ

 

Dubaili şeyhin biri dünyanın en pahalı Atlantis Hotel'ini açmak için 1.5 milyar dolar verirse, açılış partisinede 26 milyon dolarcık harcamasına şaşmamalı. Bu parayla partinizde Kylie Minogue konseride olur, Oscarlı oyuncularda.


Bu partiye Charlize Theron'un katılması büyük hayalkırıklığı. Otel açılış partisine katılacak kadınmısın sen be Charlize ? Yazıklar olsun..Bari Acun Ilıcalı çalışmalara hız versinde Charlize Theron'u da Var mısın Yok musun'da görelim. Kylie Minogue'un 1 saatlik konser için 4 milyon ücret aldığı söyleniyor. Mary-Kate Olsen'da her zamanki oversize tuvaleti ve pozuyla partide.


Mischa Barton, Lily Allen ve Lindsay Lohan. Üçününde kariyeri sadece parti girl olarak devam ediyor. Yasmin Le Bon yanındaki 3 adet 20liğe taş çıkartıyor. Hepsinin 2 katı yaşa sahip ama anlaşılan yıllar bu kadında tersine işliyor.


Adamlar model getirelim derken en favorisini getirmişler. Agyness Deyn kimbilir ne kadar para aldı ki ağzı kulaklarında. Sarah Ferguson bize gizli kameralarla gelirken elin Arabına en cici kıyafetle gider. Rüyalarımın adamı Gerard Butler'da tüm yakışıklılığıyla partide. Bu isimleri getirmek ayrı, ağırlamak ise apayrı bir olay. Valla kıskançlık içinde yazdıklarım bir yana, adamlara helal olsun. Harcanan paraya değer bir parti olduğu ortada. Bize de böyle aval aval bakıp darısı bizim başımıza demek kalır.

HAFTANIN PİŞTİSİ

 

Bu haftanın piştisinde 2 sosyetiğimiz var. İlki Balmain dantel elbiseyle Derin Mermerci ve Gwyneth Paltrow. İşin ilginci Derin Mermerci, Paltrow un elbise üstüne giydiği smokin ceketin bile aynısını kullanmış. Bu pişti olayınıda aşmış resmen kopyacılığa girmiş . Derin Mermerci'nin kıyafeti kendi zevkinden birşey katarak kullanmasını beklerdim. Hayal kırıklığına uğradım. Yeşim Ete ise karşımıza Victoria Beckham'ın meşhur ettiği gri Antonio Berardi elbiseyle karşımızda. En azından Victoria Beckham' ın giydiği Berardi çizmelerle giymemiş.

Kaynak : Hello ve Alem Dergileri

HAFTANIN ŞIKLARI

 

Bu haftanın şıklarında ortak özellik hepsinin siyah rengi kullanması. Tuba Peksayar'ın sırt dekoltesi çok hoşuma gitti. Göbek kısmı gözden kaçmasada elbise genelde üstünde çok hoş duruyor. Berrak Barut geçen haftada Şıklar Listemdeydi. Bu seferde üstünde son derece hoş bir elbise görüyorum.Derin Mermerci her zamanki şık seçimleriyle karşımızda. Sezonun modası deri pantalonu, hoş kesimli ceketi ve spor tarzla boyundan astığı Chanel çantasıyla tam yerinde spor bir şıklık sergiliyor. Hande Ataizi film ve sinema dünyasının kesinlikle en şık giyinen bayanı. Vücudunun güzellik avantajını hep doğru şekilde kullanır. Bu seferde sezonun favorisi tek omuz mini elbisesiyle harika görünüyor. Herhangi bir aksesuar kullanmaması büyük bir artı olmuş. Betina Hakko her zamanki zerafetinde. Paçası payetli pantalon üstüne sadece bir şal ancak bu kadar zarif durabilir. Sosyetemizin Brezilyalı gelini Martha Şavkan son zamanlarda gördüğüm en güzel bayan diyebilirim. Kendisine Bebek' de rastladığımda güzelliği karşısında nefesim tutulmuştu. Sadece güzel değil ayrıca epeyde zevkli. Üstündeki Etro marka etnik desenli elbisesine bayıldım. Şaçlarındaki örgü ve diz üstü çizmelerle zaten elbisenin kötü görünme şansı yok.

Kaynak : Alem, Şamdan ve Hello Dergileri

HAFTANIN RÜKÜŞLERİ

 

Neslihan Kozanoğlu'nu yaşına yakışmayacak bir kıyafetle görüyoruz. Ne kadar vücudunuza güvenirseniz güvenin dozu tutturamayınca işte ortaya bu kadar kötü bir görüntü çıkar. Kıyafetinin elle tutulacak hiçbir tarafı yok. Demet Sabancı inatla değiştirmediği koyu makyajıyla giydiği tüm kıyafetleri kötü göstermeye devam ediyor. Bu kadar ağır Seren Serengil (O bile yapmıyor artık)tarzı makyajıyla ne giyse güzel görünme şansı yok. Makyajda akrabası Arzu Sabancı'yı örnek almasını dilerim. Ceyla Aysal'ın kıyafetinde kullandığı devasa zarf çanta büyük bir yanlış. Gündelik hayatta bile kullanması zor olan bu aksesuar gece için olmazların başında. Ceketinin kol uzunluğuda ayrı bir zevksizlik. Feryal Gülman'ın kıyafeti eminim ki son derece pahalı ve markadır. Ama ilk bakışda sanki devasa bir kuş gibi görünüyor. Kürklü kollar son derece abartılı ve rahatsız edici. Güzel görüneceğim derken berbat görünmek demek bu olmalı. Ayrıca umarım o kürklerde gerçek değildir.Enci Velidedeoğlu adeta terzi kendi söküğünü dikemez der gibi. Kalın bacaklara mini etek giyilmez kuralını bir modacı nasıl bilemez anlamıyorum. Ayrıca dışarı çıkarken o saçlarının haline hiçmi bakmamış. Siren Çarmıklı bu paltosunu birçok kez farklı kıyafetlerle kullandı. Ben bıktım ama o bıkmadı. Kendi kreasyonu olan palto 30 lu yaşlara hitap etmeyecek kadar ağır kaçıyor.

Kaynak : Hello, Alem ve Şamdan Dergileri

19 Kasım 2008 Çarşamba

YENİ SEZONUN YÜZLERİ BELLİ OLUYOR

 

Her yıl bu aylarda yeni sezon koleksiyon reklam çalışmaları başlar. Ve milyonlarca dolar değerindeki sözleşmelerle yeni sezonun kimliği belirlenir. Pamela Anderson Vivien Westwood'un 2009 İlkbahar-Yaz Koleksiyonunun yeni yüzü oldu. Yapılan sözleşmede Pamela Anderson 6 farklı reklam çekiminde yer alacak. Madonna geçtiğimiz yıllarda Versace'den H&M'e kadar birçok farklı markanın yüzü olmuştu. Bu sefer Louis Vuitton'un 2009 İlkbahar-Yaz yeni yüzü. Reklam çekimlerini Steven Meisel'in yapacak olması süpriz olmadı. Madonna neredeyse Meisel hep oradadır zaten. Eski top modellerin yeniden başlayan rüzgarı Claudia Schiffer ile devam ediyor. Schiffer, YSL markasının 2009 İlkbahar-Yaz sezonunun yeni yüzü.

REKLAMDA ERKEK İSTİLASI

Reklam dünyasında kadın akstrislerin çoğu ya bir kozmetik markasının yüzüdür yada ünlü bir moda markasının. Moda dünyasında hep ünlü erkeklerin hak ettikleri ilgiyi görmemesi konuşulurdu. Onlar bu işin adeta ikinci sınıf vatandaşıydı. Kadının olduğu yerde erkek ilgi çekmezdi. Halbuki bunu hiç anlamamışımdır. Benim bildiğim konserlerde kıçı yırtılırcasına bağıranlar, şarkıcıyı sahnede taciz edenler, ayılanlar bayılanlar, hayranı olduğu ünlü için saatlerce otel dışında bekleyenler hep kadınlar olmuştur. Hiç unutmam sene 1996. Brad Pitt'in Londra'da Seven filminin galası var. Bende Londra'da okuyorum o zamanlar. Allah inandırsın canlı göreceğim diye hem annemle kavga ettim, hem okulu ektim hemde üstüne Ocak ayının soğunda tam 9 saat Leicester Square da nöbet tutmuştum. Tam bir deli işi. Ama işte dile getirmek istediğim şey hakkında güzel bir denek olmuşum. Aslında reklam dünyasının yıldızları erkekler olmalı diye yıllarca dilimde tüy biterken bu ayki erkek stil dergileri beni haklı çıkardı. Hangi erkek dergisine el atsam içinde aklıma bile gelmeyen isimler marka yüzü olmuş şekilde karşımda.


George Clooney Nespresso'sunu kocaman bir gülümsemeyle içiyor. Evet mesajı aldım.. Nespresso mutlu ediyor :) Edward Norton'ı gördüğümde çok şaşırdım. Saplantılı dizim Grey's Anatomy' nin doktoru Patrick Demsey Versace reklamında. Bu adam birtek bu reklamda yakışıklı.


Lost dizisinin kadınlarına kimse ilgi göstermiyor. Sawyer'ın Adonisvari Davidoff Coolwater reklamları hala hafızalarda. Şimdide Matthew Fox L'Oreal reklamıyla karşımızda. Tersi olsaymış daha iyi olurmuş gibi geldi. Fox'un saçla ne ilgisi var ki ?


Ewan McGregor ile Davidoff Adventure reklamı pek bir uyumlu ve çok hoş.


Gucci'nin James Franco'yu seçmesi ilginç. The Tudors'u seyretmemin başlıca nedeni Henry Cavill Dunhill reklamında. Soyadıyla bile marka uyum içinde. Ama resimdeki yoğun fotoşop gözü yoruyor. Halbuki o kadar yakışıklı ki ne gereği var..


David Beckham'sız bir reklam konusu olabilir mi ? Ağız sulandıran vücuduyla reklama cuk oturmuş.

18 Kasım 2008 Salı

KOMPLEKS ŞOV

 

Her yıl düzenlenen geleneksel Victoria's Secret defilesi bu senede canıma okudu. Dünya dışı vücutlarıyla 35 uzaylı podyumda salına salına bendenizi bir defa daha deli etti. Hepsi birbirinden güzel ve alımlı bu nefret edilesi mahlukların zaten hiçbir zaman ne giydiklerine bakılmaz. Ama o kadar müthiş bir pazarlama tekniğidir ki milyonlarca erkek oturur bu şovu seyreder. Sanki günümüzde artık bunlardan daha fazlasını görmek zormuş gibi. Hani 10 sene önce falan olsaydı, zavallılar napsın başka neyle göz banyosu yapacaklarki diyeceğim. Ama artık xtube ler porntube ler hepsi bir tuş uzağımızda. Nedir bu et sevdasını bu kadar gözümüze gözümüze sokmak. Nedir bu her sene bu zamanda hayvanlar gibi diyete girmek, sevgilinin seyretmemesi için palyaço gibi şarlatanlıklar yapmak. Bu şov yüzünden 2 kilo fazlamı bile sanki 20 kiloymuş gibi hissediyorum. Benim için tamamen ters tepen bir pazarlama metodu. Victoria 's Secret dan şu ana kadar iplik bile almışlığım yoktur ve aslada olmayacak. İstediğimi La Perla'dan yada Agent Provocateur'den alırım ama asla sizden almayacağım ! Bana çektirdikleri duygusal ve fiziksel işkencenin bir karşılığı olmalı dimi ?



LinkWithin

Related Posts with Thumbnails