31 Mayıs 2009 Pazar

HAZİRAN AYI DERGİLERİ

 


Bu ayın dergi kapaklarında neden olduklarını anlayamadığım sürüyle isim var.

Cameron Diaz 'a lafım yok çünkü kendisini çok severim.(Kabul ediyorum iltimas yaptım :))

İngiliz Vogue ilk kez çıplak bir kapağa yer veriyor. Bu güzelde Natalia Vodianova.

Vogue Paris Anja Rubik ile sıradan bir kapağa imza atmış.

İlgimi hiç çekmeyen Resee Whitherspoon Elle kapağında.

Megan Fox Amerikan Elle kapağında haklı olarak yer alanlardan. Son filmi Transformers'ın başarısı bir yana güzelliğiyle de başları döndürüyor.

Ve işte Vanity Fair'de ne işi var dediğim bir başka isim Jessica Simpson. Artık Vanity Fair'e kapak olmak bu kadar mı kolay oldu.



Ginnifer Goodwin son günlerde He's Just Not That Into You filmiyle isminden söz ettiriyor. Filmdeki şirin kız imajından çok farklı bir şekilde W kapağında. En azından değişik ve yeni bir yüz.

İngiliz Happer's Bazaar da süper bir isim. Mad Men dizisinin güzeli January Jones. Kesinlikle favorim.

Sandra Bullock ??

Rebecca Romijn ??

Beyoncé'li kapaklardan gına geldi artık.

Marie Claire Kate Winslet'i kapağa koymakta gecikmedi mi ?



Leighton Meester Cosmopolitan'a yakışmış.

Jennifer Aniston'da biraz kapak çalışmalarına ara verse artık.

Eva Mendes Amica dergisinin kapağında hem çok hoş hemde çok şık.

VURAL GÖKÇAYLI İNCİLERİ

Vatan gazetesinin Vural Gökçaylı ile yaptığı röpörtaj haftasonu eğlenceliğimdi. Her bir cümleye, her bir ifadeye öylesine güldüm ki. Mardan Palace Oteli'nin açılışına gelen Hollywood ünlülerinin kıyafetleri hakkında düşüncelerini dile getirmiş. Ama ne getirme. Buyrun Vural Gökçaylı incilerine :

Sharon Stone

"Elbisesinin etekleri ilginç. Tasarım olarak güzel olabilirdi fakat dikkatli bakarsanız kalçasının üzerinde 4 parmak siyah, koyu bir bant var. Yukarıdan aşağıya gelen çizgiler ile belinde ve göğsünün üzerinde bir bant daha var. Dolayısıyla vücudunu bölümlere ayırmış. Kıyafette eteğe güzel fikirlerle başlanmış, fakat bu bantlar vücudunu kesmiş, tasarım da fevkalade yanlış. Bir kadın ne kadar uzun boylu olursa olsun bir vücut üç kere kesilmez. Yoksa yüzü, gözü çok güzel... Etek düz devam etseydi daha güzel olabilirdi."
Yaaa biz o kadar beğenelim, kıyafete şahane süper diyelim, yüce eleştirmen bu göz alıcı Roberto Cavalli kıyafeti yerden yere vurmuş. Eteği anlamamış olması işin en tuhaf tarafı. Kendisine haute couture modacısı diyen birinden gelmesi ise ayrı bir tuhaf. Roberto sende aklını başına devşir bir daha da Vural amcamızı kızdırma :)

Paris Hilton

"Ağzım açık kalmış bir şekilde bakıyorum bu kıyafete. Düşünsenize bu elbiseyi nasıl yaratabilirsiniz, nasıl para ödeyebilirsiniz? Bu karmaşa nedir? Göğsün altındaki işlemeli bant eteklerin üzerine gelen pembe panolar son derece yanlış. Paris Hilton elbisenin kuyruğunu da taşıyamıyor zaten, taşınacak bir elbise değil. Yabancı tasarımcılar çok şanslı, bunlara elbise giydirebiliyorlar. Ama Türkiye’de olsalar daha güzel giyinirlerdi."
Aksine Paris'in uzun zamandır ilk kez tipine uygun ve içinde hoş göründüğü bir kıyafetti. Ve bu bir Türk modacının kreasyonuydu. Paris Hilton çoğumuzun burun kıvırdığı bir ünlü olsada birçok uluslararası forumda bu kıyafet merak edildi, modacısı araştırıldı ve Paris'i sevmeyenlerden bile ilk kez geçer not aldı.

Seal

"Tam bir maganda. Beyoğlu’ndaki herhangi bir gece kulübünün önündeki magandalara benziyor. Üzerinde konuşulmaya bile değmez."
3 parçalı yelek kombinasyona modacı olup da yabancı olmak pek bir enteresan.Sanırım bu tarzla sahne almamış tek bir şarkıcı bile yoktur. Vural Gökçaylı öylesine aristokrat ki bir maganda tasviri bile tarz ve stil sahibi :)

Monica Bellucci

"Soldaki elbiseyle nişana giden bir kadın edasında... Fevkalede kötü dikişli ve tasarımla ilgisi olmayan alelade dantel bir elbise bu... Böyle elbiselere taşra düğünlerinde çok rastlarsınız. Sağdaki elbisenin ise dar eteği kalçasını daha geniş yapmış. Elinde tuttuğu o çanta kıyafetiyle uyumsuz. Pabuçlarını da Mahmutpaşa’dan almış gibi. Çok taraklı bir ayağı var, bilekleri kalın. O kırmızı bant bileğini daha kalın gösteriyor."
Yahu Vural amcanın sözlerini takip edemiyorum artık. Bu şahane ipek dantel elbiseyede laf atmışya. Dior Lady Noir çantanın uymaması, taşra düğünü, Mahmutpaşa...Durun ya ne diyor bu adam ??

Richard Gere

"Elbisesi tapu kadastro memuru gibi... Pantolon paçaları uzun, elbisenin kupunda hiçbir elegans yok. Kravatının bağlanma şekli, gömleği faul ve ayakkabıları tam bir facia. Yanındaki eşinin üzerindeki de bir tasarım değil. Ayakkabıları da güzel değil. Yanmamış tene, o açık ayakkabılar giyilmez. Dizleri de fevkalade kötü ama karşıdan bakıldığında ikisi de kibar görünüyor."
Tapu kadastro memuru bir adet Richard Gere. Hmmm güzel bir fantazi :) Ama ayakkabıları hakkında doğru söylemiş. Kravatıda gerçekten yanlış bağlanmış. Buraya kadar iyide yanindeki kadının dizlerine laf atması işin başka bir boyutu. İyi ki gözünün üstünde kaş var dememiş.

Mariah Carey

"Beyoğlu’ndaki konsomatris gibi. Güzel olmayan göğüslerinin yarısı dışarıda, iştah açıcı değil tersine kapayıcı. Göğsünün üzerindeki drapeler fevkalade uyduruk yapılmış. Çapraz drape anlamsız. Kalçaları zaten büyük, bu kıyafetle daha da büyük görünüyor. Ayrıca böyle bir saç tasarımı da olamaz. Türkiye’de bu tür giysiler çok ucuz türdendir. Hiçbiri tasarım değil, istediği kadar büyük marka olsun. Bizde daha iyi tasarımcılar var. Zaten Amerika’dan ne zaman iyi tasarımcı çıktı, bir tek Tom Ford var. İyi isimler sadece Avrupa’da var."
Birtek Mariah Carey'de haklı diyeceğim ama onda bile öyle kompleksi bir ifade varki haklıyken haksız duruma düşüyor. Kendisinin iştah kapatıcı dediğine birçok erkek ağzı sulanarak bakabilir. Evet bizde de iyi tasarımcılar var ama emin olsun ki kendisi bunların içinde değil. Bu Roberto Cavalli kıyafeti kötülerken bir tek iyi dediği Tom Ford'un Gucci için bu tarz hazırladığı düzinelerce tasarımı var. Roberto Cavalli'de zaten bir İtalyan ve doğal olarak Avrupalı. Gökçaylı eleştirmiyor adeta uçuyor :)

30 Mayıs 2009 Cumartesi

MİNİK BİR CADI GELİYOR :)

 




Bugünkü mutluluğumu sizlerle paylaşmazsam olmaz. Gebeliğimin 16. haftasındayım. Bu sabahda cinsiyeti için doktordaydık. Ve minik cadımızın haberini aldık. Nasılda kıpır kıpır içimde anlatamam. Meğersem ne kelebek yüzmeler, zıplamalar oluyormuşda haberimiz yok. İşin tuhaf tarafı eşimde dahil herkes bebeğin cinsiyeti için erkek diyordu. Yok yüzüme bir güzellik gelmişde, yok göbek öne doğru çıkıyomuşda, yok ne bulantı ne aşerme hiçbir rahatsızlığım olmamışda o zaman erkek olurmuşda vıdı vıdı :) Sadece ben kız diyordum. Nasılda ters köşeye yattılar ama :)) Tabi Allah herşeyden önce sağlıklı ve hayırlı evlat versin ama ben içten içe hep kız için dua ediyordum. Henüz alışveriş canavarım uyanmadı ama eli kulağında. Bir çıktımı kaldıracam Mothercare mağazalarını :) Haberi aldığımdan beri suratıma şapşal bir sırıtış yapıştı bir türlü gitmiyor :) Çok heyecanlıyım çoookk :)) Neyse, çenem düştü yine. Mutluluğumu paylaşmak istedim. Allahım isteyen herkese nasip eder inşallah.

29 Mayıs 2009 Cuma

HAPPY BURBERRY DAY !!

New York Belediye Başkanı Bloomberg, 28 Mayıs'ı Burberry Günü ilan etmiş. Bundan sonra her 28 Mayıs'da NY şehri Burberry gününü kutlayacak. Buraya kadar herşey süper. Ama en güzeli şimdi geliyor. 28 Mayıs Burberry Günü kutlamalarının bir sembolü olarak, New York 57. Cadde ve Sohoda bulunan Burberry mağazalarından yapılan alışverişlerin % 20’si, tasarımcı gençlerin hayallerini gerçekleştirmeye ön ayak olacak Burberry Vakfı’na bağışlandı.



Müthiş hoş bir girişim değil mi? Sadece 365 günde 1 günü trendy bir şekilde geçirmekle kalmıyorsunuz, bir de yapacağınız ufak bir alışverişle güzel bir amacında parçası oluyorsunuz. Bu kadar güzel bir fikre ön ayak oldukları için hem Bloomberg'i hemde Burberry'yi kutlamak gerek. Darısı bizim yerli markaların başına !



Gün ise yakışır bir şekilde kutlandı. NY mağazası tepesine 16 metre uzunluğunda ışıklı bir logo yerleştirildi. Dün yapılan kokteyl ile Burberry logosunun ilk kez NY semalarını aydınlatması kutlandı. Doğal olarak konukların neredeyse hepsi kıyafet olarak Burberry seçmiş. Bir tek beyaz Alexander Wang elbisesiyle Julia Restoin-Roitfeld farklı bir seçim yapmasıyla dikkatleri çekiyor. Ama en çok Helena Christensen'ın elbisesini beğendim. Harika !!

SAKIN "IKONCAN" DEMEYİN

Martha Şavkan son günlerdeki gözdem. Özlem Önal, Derin Mermerci ve Begüm Şen'den oluşan muhteşem üçlümü zorlayan yepyeni bir isim. Brezilyalı gelinimiz Martha Şavkan öncelikle kusursuz güzelliğiyle gözleri kamaştırıyor. Barbie bebek gibi sarı saçları, doğal hali ve düzgün vücuduyla bence sosyetemizin şu an en güzel bayanı. Bir de buna tarzına giden isabetli giyim zevkini katarsak dört dörtlük bir çalışma çıkıyor ortaya :)



Geçenlerde bir magazin dergisinde kendisine "Yeni Ikoncan" denmiş. Bana artık bu ikoncan lafı küfür ya da hakaret gibi geliyor. Martha Şavkan tuhaf görünümlü ikoncanlar aksine sezon trendlerini son derece hoş bir şekilde kullanıyor. Gözümüze alenen sokmadan sezonun öne çıkan parçalarını mütevazilikle taşıyor. Umarım birileri(!) gibi dikkat çekme hastalığına kapılmazda bu yolda ilerlemeye devam eder.

Kaynak : Alem,Hello,Şamdan,OK

VERSACE TEKRARLARDA

 


Gisele Bundchen hayatta bakıpta bıkmayacağım kadınlardan. Kendisini Versace' nin yeni sezon kampanyasında görüyoruz. Gördüğümüz pek söylenemez ya..Mario Testino' nun klasik, yıllardır değişmeyen ve kendini tekrarlayan pozlarından birini vermiş. Bu pozda ön plana çıkan ne Gisele ne de kıyafet. Sadece mavi tabanlı ayakkabılar. Ve bu mavi tabanlarda feciiii YSL kokuyor. Versace bu reklam kampanyasıyla adeta ben orjinal ve yenilikçi değilim demek istemiş.

28 Mayıs 2009 Perşembe

HAFTANIN RÜKÜŞÜ

 


Son günlerde magazini epey meşgul eden bir isim Ceyla Gölcüklü. Ama beni sevgilisiyle ayrılmaları, çalınan gerdanlığı falan ilgilendirmiyor. Konumuz rüküşlük ve bu hafta rüküşlüğüyle dikkatimi çeken isim oluyor kendileri. Şu masa örtüsünü çaprazdan omuza atmış gibi görünen stili oldum olası sevmem. Hiçbir giyene de yakıştırmam. İlk kıyafetdeki desen cümbüşü ayrı bir kötü. İnce bir vücudunuz olsa bile yamuk bir görünüm verir giyene. İkinci kıyafetde ise yandaki uzantılar rahatsız edici.

Kaynak : Hello, Şamdan

HAFTANIN ŞIKI

 


Feryal Gülman Mardan Palace açılışında çok şık. 4000 euroluk Marchesa marka ipek işlemeli kıyafet göz kamaştırıcı. Sosyetemiz Paris Hilton'ı ne çok severmişde haberim yok. Kendisiyle fotoğraf çektirmek için adeta sıraya girmişler.

Feryal Gülman ın ikinci kıyafeti ayrı bir şık. Siyah beyaz kombinasyonu gül kurusu renkli Hermes ile harika bütünlemiş. Ayakkabıları, takıları ve saçlarıyla Feryal Gülman tartışmasız haftanın en şık sosyetiği.

Kaynak : Alem, Hello, Şamdan

27 Mayıs 2009 Çarşamba

KARL WHO ?

 


Ulu manuti Karl Lagerfeld Nice havaalanında ilginç çantasıyla dikkatleri çekiyor. Fake çanta akımında en büyük ilgiyi hiç kuşkusuz Karl Lagerfeld yaptı. Karl Who? yazılı çantasıyla kendiyle dalga geçtiğini hiçmi hiç sanmıyorum. Moda dünyasının en megaloman şahsiyeti olsa olsa sizi kim olduğuna dair sözlüye kaldırmıştır :))

GIVENCHY Sonbahar-Kış 2009/10 REKLAMLARI

 


Givenchy nin yeni sezon reklamlarında büyük bir süpriz var. O süprizin adı Adriana Lima !

Bana kalırsa sadece mayo ve iç çamaşır mankeni olarak kalması isabetli olurdu. Kendisinde kesinlikle bir +A marka yüzü olacak ya da haute couture modelliği yapacak bir fizik yok. Zaten Givenchy de Lima ile çalışmış ama fiziğini değiştirmek içinde ellerinden geleni yapmışlar. Kendisini tanıyabilene aşkolsun. E peki o zaman Adriana Lima ile çalışmanın manası ne derler adama. Sokağa atılan paralara yazık.



Kampanya bir Mert&Marcus çalışması. İşte Givenchy yüzüne sahip model Iris Strubegger ! Konu güzellik değil. Aranan, çarpıcı ve değişik havaya sahip olmak.



Son zamanlardaki en favori çantam Givenchy Nightingale den sonra Givenchy çantalarına daha bir önem veriyorum. Fazla yapmıyorlar ama yaptılarmı en rahatını en kullanışlısını yapıyorlar.



Ayrıca geçen sezonun hit uzun kolyeleri bu sezonda boyunları süsleyecek.

26 Mayıs 2009 Salı

EN ŞIK ÜNLÜYÜ SEÇİN..

Bendenizi haute couture e doyuran bir Cannes Film Festivalini geride bıraktık. Film milm hikaye ama kıyafetler şahane. Her ne kadar global krizin festivali etkilediği iddia edilsede benim gördüğüm önceki festivallerden hiçbir farkının olmadığı. Yine şahane kıyafetleri, mücevherleri, şampanya ve partileriyle Cannes klasik görünümündeydi. Bu sene kimin en şık olduğu konusunda epey zorlandım. Devon Aoki, Sharon Stone, Rachel Weisz ve Diane Kruger benim bu seneki en iyilerim. Kendi beğendiklerimden
oluşan bir liste hazırladım. Bakalım sizin beğendiğiniz kim ? * Ankete birden fazla oy verebilirsiniz !



25 Mayıs 2009 Pazartesi

KİME NİYET KİME KISMET

 



Mardan Palace Oteli'nin açılış gecesinde Paris Hilton hepimizi merakta bırakmıştı. Pembe kıyafetinin bir Türk modacıya ait olduğunu söylemesi beklenmedik bir süprizdi. Daha önce Türkiye'ye jüri üyesi olarak geldiğinde giydiği Raşit Bağzıbağlı kıyafeti ne yazık ki dünya medyasında fazla ses getirmemişti. Cengiz Abazoğlu röpörtajlarında Paris Hilton'ın müşterisi olduğunu iddia etsede buna ait hiçbir delil yoktu. Bu kadar isim yapmış modacıların arasından Antalyalı bir modacının sessiz sedasız bu işi başarması takdire şayan bir başarı. Üstelik Canker Kaçar profesyonel olarak modacılığa 2 sene önce sadece 60 metrekarelik bir dükkanla başlamış. İşin bir diğer güzel tarafı, Kaçar sadece Hilton'a değil, Richard Gere ve Mariah Carey için de kostüm hazırlamış. Kilo alan Carey'e kostüm olmamış ama Richard Gere Paris Hilton gibi kırmızı halıda Kaçar'ın hazırladığı kostümle yer almış. Sadece bu kadarla değil. Paris Hilton şov programında giymek için kendisinden tam 20 kostüm hazırlamasını istemiş. Canker'e kıyafetleri hazırlaması içinde Eylül ayına kadar süre vermiş.

            

Londra St. Martins Koleji mezunu bu genç modacı, 1.5 ay önce Mardan Palace Oteli'nin moda editörü oldu ve 600 metrekarelik yeni yerine taşındı. Umarım başının üstüne konan talih kuşunu iyi değerlendirir. Tebrikler Canker Kaçar !

YAKIŞMADI SANA AJDA !


UPDATE : Onur Baştürk'ün yazdığına göre Ajda Pekkan Balmain ceketi görüp Nur Yerlitaş' tan aynısını dikmesini istemiş. Ajda Pekkan, Onur Baştürk'e bu bilgiyi verdikten sonra da aynen şunları diyor : " Benden başkası giyemezdi o ceketi " Ughh !! Efendimmm ??!! Hangi ceketi ??!!! Balmain olmadığı ortada. 1.000 YTL ye diktirdiği çakma ceketi kendisine yakıştırdıysa lafım yok. Acaba birgün Madonna'yı çakma Balmain ile görebilirmiyiz. Popüler ve bu kadar bilindik bir ceketin çakmasını orta sınıf şarkıcılarda görsek hangimizin lafı olabilir ki. Ama bahsi geçen kişi Ajda Pekkan ise olmuyor işte. Hele megalomanca "benden başkası giyemezdi ceketi " demekle hiç olmuyor. Sizi bilmem ama benim kafamdaki o havalı, şık Ajda Pekkan imajının yanında artık çakma seven bir Ajda var diyorum ve susuyorum.


Beyaz Show 'da Ajda Pekkan 'ın konuk olması haftanın güzelliklerindendi. Her zaman gerek tarzıyla, gerek estetikleriyle, gerekse o hiç değişmeyen sesiyle Ajda Pekkan adeta kendi liginin ismidir. Tabi ki meşhur ekran filtresi ve yönetmenin tembih edilmesiyle kendisinin yüzünü net göremedim. İsterdim ki gerçek Benjamin Button Nebahat Çehre nin cesareti Ajda Pekkan da da olsun. Fazlasıyla doldurduğu elmacık kemikleri ve şişkin dudakları yüzünden sakın bana kızmayın ama ben kendisini hafiften türkücü Ceylan a benzettim. Ama bunun yanı sıra vücut ve endam hala süper.


Tabi Ajda Pekkan söz konusu olunca programda neler giydiğide merak konusu. İlk bölümde giydiği ceketi görünce "İşte 12 bin dolarlık meşhur Balmain ceketini Türkiye de giyen ilk ünlü" dedim. Ama sevincim fazla sürmedi. Ceket bir kopyaydı ve kesinlikle bir Balmain değildi. Nerden almış, kim yapmış diye kafa patlatırken merakımı sağolsun kendisi giderdi. Hem de modacısı Nur Yerlitaş 'a teşekkür ederek. Terzi Nur Yerlitaş' ta ne yaratıcılık varmış da haberimiz yokmuş. Helal olsun (!)

24 Mayıs 2009 Pazar

YILDIZLAR TÜRKİYE' DE - 2

 


Mardan Palace açılışı dünya haber ajanslarında epey ses getirdi. Malum konuklar bu kadar şöhretli olursa PR ın da babasını yaparsınız. Otelin sahibi Telman Ismailov a helal olsun. Yıllardır hiçbir kültür bakanımızın yapamadığını kesenin ağzını açarak yaptı.



Gecede Mariah Carey in 1 saatlik konser için tam 1.5 milyon dolar aldığı söyleniyor. Gerçi tüm yıldızların Talman Ismailov un arkadaşı olduğu söylensede ortada milyon dolarların döndüğü aşikar. Mariah sahnede kırmızı halıda olduğundan çok daha şık. Mikrofonu ise Bülent Ersoy tarzı Swarovski taşlarla süslü. Ya Mariahcım bizim buralarda divaların tarzı budur işte :))



560 yataklı Avrupanın en lüks otelinden görüntüler.

23 Mayıs 2009 Cumartesi

YILDIZLAR TÜRKİYE' DE !

 

Antalya'nın Kundu sahilinde Azeri asıllı Rus işadamı Telman İsmailov tarafından yaptırılan 5 yıldızlı Mardan Palace Oteli nin açılışı dünyaca ünlü isimlerin katıldığı bir partiyle yapıldı. Yaklaşık 1.4 milyar dolara mal olan otelin açılışına katılan ünlüler arasında Mariah Carey, Paris Hilton, Richard Gere, Sharon Stone, Monica Bellucci, Tom Jones ve Seal yer aldı. Kazakistan Cumhurbaşkanı Nur Sultan Nazarbayev in de bulunduğu açılışda ayrıca Türkan Saylan ın cenazesine katılmayıp da elalemin otel açılışını kaçırmayan süper şahsiyet Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay da yer aldı.

* Resimleri üstlerini tıklayarak büyütebilirsiniz !



Öncelikle gün içinde bir basın toplantısı düzenlendi. Sharon ın somon rengi Catherine Malandrino kıyafetine bayıldım. Bu kadına son günlerde birşeyler oldu. Leopar desenler olmadanda şık olabileceğinin farkına vardı anlaşılan :) Kim akıl verdiyse süper bir iş başarmış. Son günlerde ki Sharon Stone doğru seçimleriyle beni mest etmeye devam ediyor.



Kambersiz düğün olur mu ? Dünyanın en ünlü ne yaptığı belli olmayan ismide Antalya da ! Pembe kıyafeti bu sefer hoşuma gitti. Tarzına ve tenine tam gitmiş. Özellikle iç etekteki çiçek desenleri kıyafete güzel bir hareket katmış.



Mariah Carey Cannes daki şıklığına son vermiş ve eski rüküş haline geri dönmüş. Kötü bir Roberto Cavalli elbiseyle yine olağan Mariah Carey zevksizliği.



Monica Bellucci yine şık yine çok güzel.



Richard Gere galaya hayat arkadaşı Cary Lowell ile katıldı. Sharon Stone un Roberto Cavalli kıyafetiyle ne kadar şık olduğunu söylemeye gerek yok sanırım.

Anlaşılan ünlülerin çoğu hazır Cannes a gelmişken Antalya ya da gidip cebimizi dolduralım demiş.

LinkWithin

Related Posts with Thumbnails