31 Ağustos 2009 Pazartesi

FAVORİ ÇİFTİM !

 
Son aylardaki en gözde çiftimi sizlere takdim ediyorum. Dita Von Teese ve Kont Louis Marie de Castelbajac.

Biri 36 yaşındaki burlesque dansçısı diğeri ise Jean Charles de Castelbajac'ın oğlu 25 yaşındaki genç, yakışıklı, gözdemi gözde bir Kont ! Boru değil harbi bir kontdan bahsediyorum..Marilyn Manson gibi kabus ötesi bir adamdan sonra ne kadar iç açıcı bir seçim Dita için.

Dita'nın mesleği aslında tam anlamıyla dev martini kadehi içinde çıplak dans şovları yapmak. Porno filmleri ve playboy pozları ise cabası. Eğer yaldızlamak isterseniz, kendisi Avrupa'nın en eski danslarından burleskin günümüzde en bilinen ismi. Tabi Dita'nın zekasını es geçmemek gerekir. Kendisine bembeyaz teni, teatral makyajı, daracık beli ve Fransız modacıların seçimiyle dikkat çekici bir tarz yarattı. Sadece tarz değil, hatun sosyal sınıf atlamanın ansiklopedisini bile yazabilir. Neeerden nereye dercesine hatun kapmış bir asilzadeyi gözlerden uzak kanımca gerçek bir aşkı doyasıya yaşıyor.

Etrafta onca güzel, genç hatun varken 25 yaşındaki bir asilzadenin kendinden 11 yaş büyük bir striptiz dansçısı Dita ile olması feci ilgimi çekiyor.

Brangelinalar, Beckhamlar artık o kadar sıkıcılar ki böyle taze ve ilginç çiftler insanın içini açıyor..

SOSYETİK IKONCAN DEĞİLSEN NESİN ?

 
Taşkışla'da düzenlenen İstanbul Moda Günleri defilelerinin tümünü izleyen Deniz Berdan, 'sosyetik' ve 'ikoncan' diye tanımlanmasına tepki gösterdi: "Sosyete çok korkunç ve iğrenç bir laf. 22 yaşından beri çok sıkı çalışıyorum. Sadece sosyete diye tanınmak hoşuma gitmiyor!"

'İkoncan' diye anılmak istemediğini de belirten Berdan, "İkoncan lafı bence çok kıro. Moda benim sadece hobim" dedi.

Ah canııımmm napacaz şimdi !?? :)) Sen kalk haftanın 7 gecesi hiçbir daveti kaçırma, dikkat çekmek için tüm absürd kıyafetleri giy, resimlerin boy boy çıksın diye ciddi çaba göster, plajlarda günde 3 mayo değiştir, seksi pozlar ver, dergilerde sayfa sayfa röpörtajların çıksın sonrada sosyete diye anılmaktan üzül ve rahatsız ol..

Hanımefendi büyük ihtimalle kendisini Osmanlı Hanedanlığının son kuşağından görüyor. Hatta bu öylesine bir hayal dünyası ki Habsburg Hanedanlığı bile olsa şaşırmam.

Halbuki kendisi has be has günümüz sosyetesinin en önemli simalarındandır. Eskidendi sosyetik kelimesinin kaliteyi ve asaleti simgelediği zamanlar. Şimdi sosyetik demek ikoncanlar, rüküşkonlar, kırocanlar, salakkonlar, annekonlar diye uzaar gider..Hanımefendi demek bunların farkındaki kendisini bu sınıfta görmek istemiyor.

Birde hayalleriyle yaptıkları birbirini tutsaya :)

Haber Kaynak : Sabah ve Habertürk

29 Ağustos 2009 Cumartesi

DENE, BEĞEN, UYGULA !

 


Teknoloji sağolsun. Yakında gardroplarada girmesini bekliyorum. Mesela dolabımızın bir tarafında koca bir monitör olacak. Ruh halimizi ya da nereye gideceğimizin verisi girip bilgisayarın kıyafetlerimden kombinler oluşturmasını isteyeceğim. Yüzlerce kıyafeti olanlar için son derece pratik :)

Esteé Lauder bu tarz olmasada makyaj konusunda kullanıcılarına çok yararlı bir hizmet vermeye başladı. Yeni hizmete sunduğu programa fotoğrafınızı yükleyip, seçtiğiniz seçeneklerle kendi yüzünüze makyaj yapabiliyorsunuz. Yüzünüze ne tür makyaj yakışıyor diye saatlerce ayna karşısında deneyeceğinize, bu program sayesinde 1-2 dakikalık uğraşla en pratik şekilde görebilirsiniz.

Ben şu an deniyorum bile..

Denemek için TIKLA

28 Ağustos 2009 Cuma

İDİL TARZİ - İstanbul Moda Günleri

 
Moda günlerinin 2. defilesi İdil Tarzi'deyiz. 'Orient Express' temalı koleksiyonda klasik İdil Tarzi trikoları ve yumuşak renklerin dansı var.



Doğrusunu söylemek gerekirse insanı heyecanlandıran hiçbir parça göremiyorum. Beyaz ve önü kafes motifli kıyafet hoşuma giden tek parça oldu. Omuzlardaki vatkalar daha uzun bir süre bizi bırakmayacağa benziyor. Bunlar dışında genelde epey düz bir çalışma. Daha doğrusu koleksiyonda bir kimlik eksikliği var. İdil Tarzi trikoları sadece kalite olarak değil görsel olarakda bir farklılığa sahip olmalı diye düşünüyorum. Kişisel Notum : 5

BEN ve MİMİM

Sevgili Itır tarafından hem ödüllendim hemde mimlendim :) Kendimle ilgili 7 ilginç şey anlatmamı istiyor... Buyrun bakalım ben ve 7 mimim..

1. 8 yaşındayken yazları o zamanın şimdiki Bodrum'u Florya Tesislerinde kalırdık. Kuzenlerimle ebelebeme oynarken ayağım merdivenlerde burkuluyor, dengemi kaybediyorum ve yandaki korkuluklardan tam 4 kat aşağıya uçuyorum. Kuzenim ayağımdan yakalamış ama elinde kalan sadece ayakkabılarım olmuş. Çok şükür düşerken ağaca takılıyorumda düşme hızım kesiliyor ve toprağa yumuşak iniş yapıyorum. Aksi takdirde yaşamam imkansızdı. Üstelik kafam ile beton arasında tam 2 parmaklık mesafe varmış. Ayaklar, kollar, kaburgalar aklınıza gelen tüm kemiklerim kırılmış. Üstelik düşme sırasında dilimide ısırıp koparmışım. İşin ilginci hastaneye beni sevgili Uğur Dündar götürmüş. O zamanki haber alma kokusuna bakarmısınız. Küçücük bir kız düşüyor ve adam anında olay yerinde bitiveriyor. Neyse, uzun lafın kısası 3 ay süren yaz işkencesini tahmin edebilirsiniz. O zamanlarki ilkel alçılarla geçen bir yaz mevsimi. Alçının altında pişen bir cilt. İnanın alçılarımı aldıklarındaki acıyı düşerken yaşamadım..Ve biliyormusunuz gerçektende insanın gözünün önünden hayatının film şeridi gibi geçme olayı var. 8 yıllık kısacık hayatım bile düşerken gözümün önünden geçti. O mistik anı hatırladığımda hala tüylerim diken diken olur.

2. Hayatımın en büyük acısı babamı kaybetmem olmuştur. Torununu görmek nasip olmadı ama en azından tek evladının mürvetini görebildi.

3. Hayatımın en büyük kaybetmişliğini sağolsun annem yaşattı bana. Lise sonrası en büyük idealim Floransa'ya gidip moda üzerine eğitim almaktı. Lisede şahane eskizler yapardım. Bayılırdı herkes. Söylemesi ayıptır giyimim ve kuşamımla hep dikkat çekmişimdir. Bu zevkimi yaratıcılıklada birleştirmekte pek bir ustaydım. Gel görki anne engelini aşamadım. Modacı olupda sürünecekmisin tezinin patenti sanırım birtek benim anneme ait. Halbuki ne kadar da sanatseverdir annem. Ama onun için moda sanata dahil olmuyordu işte. Ağladım, zırladım, tepindim nafile. Onların kızları işletme okuyacaktı ! Okududa bi bok oldu sanki..Anneeeee affetmiyeceğim seni bilesin !!!

4. Tuhaf bir görücü usulüyle evlendim. Annemler İstanbul'da konu üzerinde çalışırken bendenizde Paris'de özgür kız havalarındayım. Aslında hiç de Paris'den dönmeye niyetim yoktu. Meğersem arkamdan ne planlar hazırlanıyormuş. Annemin çok yakın bir arkadaşı beni kayınvalideme önermiş. Gerekli doneleri alan kayınvalideceğim oğlu için başlamış hummalı bir çalışmaya. Günlerdir süren 'ara!ara!' ısrarlarına dayanamayan kocacım en sonunda o zaman için en kıro tecrübeydi diye adlandırdığı işe kalkışır. Hiç yüzünü bile görmediği bendenizi arar. Kilometrelerce uzaktan hissedilen çekim gücü tam 15 gün sürer. Bu 15 gün süresince telefon başından sadece yemek ve malum ihtiyaçları gidermek için kalkılır. Eşim sonunda dayanamaz ve birbirimizi görmek için atlar Paris'e gelir. Görür görmez Eros'un okları ikimizinde icabına bakar. Pazartesi resmen tanışılmış, perşembe günü evlenme kararı alınmıştır bile. Akşam Türkiye'ye 'biz evlenmeye karar verdik' telefonları açılır. Kocamın ailesi sevinçten havaya, benimkilerde baygınlıktan yere kapanır. Hemen İstanbul'a alınan biletler, haftasonunda kıyılan nişan ve 2 ay içinde evlilik. Evliliğim hayatımda verdiğim en acele ve en doğru karardır.

5. Hayatımın en keyifli zamanları Paris'de geçirdiğim yıllarım oldu. Fransız ekolünden gelmenin yardımıyla yıllardır özlemini duyduğum Paris'de yaşama hayalimi gerçekleştirdiğim için kendimle gurur duyarım. Halbuki okulum bitmiş, iş hayatına girmişim ne işim var herşeyi elimin tersiyle itip Paris'e taşınmanın. O kadar tatlı olduki anlatamam. Ara sıra hala özlemle hatırlar, gözlerim dolar. Allahtan mutlu bir evliliğim varda burdaki zincirlerimi inceltmiyor :))

6. 80'li yıllarıma karşı müthiş bir bağım vardır. Şimdi Facebooklarda gezinen saçma salak 80'li yıllar kliplerini bizzat yaşamanın gururunu her daim taşırım :) Permalı saçlarım, Serpil Çakmaklı mandallarım, bele oturan kotlarım, kırmızı Converselerim, Bravo gençlik dergilerim, John Taylor posterlerim, o zamanlar olmayanı dövdükleri kilitli günlüğüm, walkmanim, Airport'da öğlenleri gidilen disko günlerim, uzaaar gideerrr...Bambaşkadır o zamanların büyüsü..

7. Hayatta en nefret ettiğim 2 şey var. Biri densiz insanlar, diğeride haksızlığa uğramak. Hani densizler vardır ya 'aaaa şekerim ne kadar zayıflamışın' ya da kilo alabileceğinizi düşünmeden 'canııım kaç aylıksın?' diyenler. Artık o an karşımdakine dalıp, saçını başını yolmak en büyük fantazim. Ama kahretsin ki öyle programlanılmadık işte. 'Hayır canım hamile değilim sadece 5-6 kilo fazlam var' dediğimde ben bile kendime inanamıyorum. Ikınıyorum ıkınıyorum ama her seferinde aynı cevap çıkıyor o ağzımdan.

Aklıma gelenler bunlar...Benimde ödülüm ve mimim ICONJANE yani sevgili Ferhan'a gidiyor. Anlat bakalım Ferhancığım hayatının en büyük 7 topiğini :)

SUNSET - İstanbul Moda Günleri

 
İstanbul Moda Günleri dün saat 11:00'de Sunset Mayolarının defilesi ile start aldı. Defilenin yıldızı şüphesiz Tuğçe Kazaz idi.

İtalyan bir kuyumcu tararfından hazırlanan pırlantalı transparan mayo en dikkat çekici modeldi. 'Romantic Dream' adlı mayonun üzerinde değeri 0.25 ile 2.50 karat arasında değişen 50 adet pırlanta bulunuyor. Üç koruma tarafından özel olarak korunan pırlantalı mayokinin fiyatının yaklaşık 150 bin euro olduğu tahmin ediliyor. Mayonun orjinalinde ön taraftaki bant yok ve tamamen transparan. Ama ramazan olması ve davetliler arasında Arapların olması sebebiyle resimlerde görünen bant çekildi. (!!!! Yok ! Yok ! Feci derecede kışkırtılıyorum biliyorum ama bu bizim yegane moda haftamız o yüzden susma hakkımı kullanıyorum) Kişisel Notum: Zaman ve seyirci yüzünden orjinal eseri bozdukları için 3 !



Ama bir konu hakkında şikayetimi bu vesileyle dile getirebilirim. Umarım gerekli merciler okurda yapılması gereni yaparlar. Neden defile resimlerini abudik gubidik yerlerden temin etmek zorunda kalıyoruz ? Dün yapılan kaç defile oldu ama hala ajanslarda sadece Sunset mayolarının defile resimleri var. İşin anlamadığım kısmı resmi site www.istanbulfashiondays.com da bile şu saate kadar hiçbir defile resmi yok. Neden Style.Com, WWD.Com kıvamında bir çalışma yapılmıyor. Neden haber ajanslarıyla anlaşılıp resimler profesyonel olarak çekilip dünya medyasına sunulmuyor. Büyük gazetelerin resim galerilerindeki çözünürlük rezalet. Hiçbir detay çekime yer verilmiyor. Madem bizimde moda haftamız olsun istiyoruz, bir yola baş koyuyoruz o zaman lütfen alt yapıyada önem verelim. Şehir dışında olmam sebebiyle hiçbir defileye gidemiyeceğim. O yüzden de böyle net olmayan birkaç resimle idare ediyorum. Ve deli oluyorum !

27 Ağustos 2009 Perşembe

HAFTANIN ŞIKLARI

Bu haftanın şıklarında 2 isim dikkat çekici. İlki Çiğdem Kayalı. Genelde Kayalı'nın giyim kuşamını hiç beğenmem. Ama Şamdan Plus'e verdiği röpörtajında giydiği beyaz etnik şalvar takıma bayıldım. Silikonlu göğüsler fazla ön plana çıksada kıyafetin rahatlığı ve yalın çizgileri şahane. Aynı şekilde gümüş bilezikler ve gümüş renkli sandaletleriyle Çiğdem Kayalı benden tam not almayı hak ediyor.

Bir diğer isim ise Eda Taşpınar. İşte bu sefer şık bir Eda var karşımızda. Niye şık ? Çünkü sade bir tulumu aksesuarlarıyla gösterişli bir havaya sokma konusunda başarısını konuşturduğu için. Kolye harika durmuş. Makyaj yerinde. Leopar desenli ayakkabılar çok hoş. O bir paça niye kıvrılmış anlayamadım ama genel görüntü gayet başarılı.

Kaynak : Şamdan Plus

HAFTANIN RÜKÜŞLERİ

Bu hafta rüküşlerimizde ilginç ve beklenmedik isimler var..

Mesela Derin Mermerci'yi bu listeye ekleyeceğim aklıma bile gelmezdi. Ama bende kayırmaca yok. Seçimlerim olabildiğince adil olmalı. Sizler fikrime katılırsınız katılmazsınız bilemem artıkın :)

Derin Mermerci şahane spor üst ve pantalon altına abiye bir ayakkabı giymekle zaten baştan kaybediyor. Pantalonun paçaları rahatsız edici. Birde bu kadar spor bir kıyafete Hermes çanta kullanmak görmemişliğe giriyor. Yetti gari bu Türk sosyetesi kadınlarının her bir haltla Hermes kullanmaları. Yakında korkarım plajlarda da göreceğiz.


Sırada Etel Baler var. Son günlerde Deniz Berdan ve Ivana Sert'in ortadan kaybolmalarını güzel kamufle ediyor. Neredeyse her hafta rüküş listemde. Bu sefer gündüz vakti bir alışveriş merkezinde Elif Cığızoğlu imzalı şahane bir kıyafeti katletmekle meşgul. Son derece çirkin Chanel mantar topuklu ayakkabılar, Obama baskılı kıro gözlükler ve devasa boyutta kıyafete yakışmayan bir Hermes daha..Yani neresiden tutayımki ben bu kıyafetin. Yazık olmuş canım kıyafete.

Etel Baler bununlada bitmiyor. Bir başka davette giydiği kıyafeti beğendim ama yine aksesuarlarla işi batırmış. Bir kere fazla bir siyah/beyazlık gözü yoruyor. Chanel bootie ler çok cicide ne bileyim bu kombinle gözümü ısırdı. Bir diğer unsur ise João Sabino imzalı 'KeyBag' çanta. Fazla uğraşılmış, fazla zorlama bir görüntü.

Can Ateş ve sevgilisi Selin Ortaçlı. sanki Victoria-David Beckham çifti karşımda. Bu çiftlerin koordineli giyinme işi fazla demode değilmi artık. Selin Ortaçlı'nın ceket içi görünen dantel sütyeni çirkin. Keşke portföy ve ayakkabıları aynı renk olmasaymış. Demode ve sıkıcı bir çift.

Rita Fink'in 20'ler esintili kıyafetinin yorumunu sizlere bırakıyorum :) Kıyafet resmen acısından ağlıyor :)

Ve son olarak Hande Acar. Güneşten derisinin rengi artık insanlıktan çıkmış. Birde bu renk ve deriye botoksla şişirilmiş dudaklar ve yetmezmiş gibi birde pembe ruj. Ne giydiğine bakılmasına bile gerek yok. Zira bu tüp patlamış görüntüsüyle hiçbir kıyafetin güzel görünme şansı yok.

Kaynak : Şamdan Plus, Hello

GIZIA - Tuğçe Kazaz

 
Tuğçe Kazaz 1 yıl ara verdiği Gizia modelliğine yeniden geri döndü.



Bugün başlayacak olan İstanbul Moda Günleri kapsamında cumartesi günü yapılacak olan Gizia defilesi öncesi kendisini Gizia'nın yeni sezon ürünleriyle görüyoruz.



Tuğçe her zamanki müthiş fiziğiyle Türkiye'nin en iyi mankenlerinden biri olduğunu bir kez daha ispatlıyor.

P.S.: Şehir dışında olmam sebebiyle ne yazıkki İstanbul Moda Günlerine katılamıyacağım. Basın bülteni ve davetiye gönderen tüm firmalara canı gönülden teşekkürler. Bu sene olamadıysada umarım gelecek sene katılma şansına sahip olacağım. Hepinize başarılar.

TOPSHOP / Kate Moss

 
Kate Moss/Top Shop yeni sezon ürünleri..Kate harika, kıyafetler şahane, çekimler mükemmel..E daha ne diyim !

LinkWithin

Related Posts with Thumbnails