30 Eylül 2010 Perşembe

KEŞKE....

 

Hakaan defilesi kıyafetlerinden çok söylentileriyle, iddialarıyla ve dedikodularıyla son günlerin en popüler konusuydu.

Benim içinse Londra'da ki müthiş kıyafetlerden sonra onlardan çok daha iyi bir koleksiyon görmekdi. Ne yazık ki olmadı. Süper heyecanla beklediğim kıyafetler fazlasıyla sakin. Hepsi ruhu olmayan bedenler misali salınıyor.



Londra'da ki kusursuz kesim yerini sıradanlığa bırakmış. Bütün büyük markalar renk armonisi içinde yüzerken Hakaan sadece 3 ana renkte : Beyaz, siyah ve duman grisi. Göbeği açık triko ve pantalon kombinasyonlar, skinny pantalon üstü bol dökümlü bluzlar..Paris Moda Haftası değilde sanki Koton defilesi. Geçen sezon elbiselerini almış biraz değişiklik yapmış ve yeniden sürmüş.




Bu devre arası mola havasındaki koleksiyon ancak kendisini tüm moda dünyasına ispat etmiş tasarımcıların sahip olacağı bir lükstür.

Keşke Londra koleksiyonu çok iyi olmasaymışda beklentim bu kadar yüksek olmasaymış. Keşke ANDAM ödülünü bu kadar erken almasaymışda hırsı tam gaz devam etseymiş..Keşke ödülden kazandığı 200 bin euroyu mankenlere değilde koleksiyona harcasaymış..

Keşke Avrupa macerasına bu kadar çok şöhretle çıkmayıp Dice Kayek gibi yavaş ama emin adımlarla ilerleseymiş.

Kişisel Notum : 5

29 Eylül 2010 Çarşamba

ÇAKMALAR TAM GAZ !

 

Eda Taşpınar Hervé Leger patchwork asimetrik mini elbiseyi kendince yorumlamış. Her akşam bir davet ve her davette dikkat çekici olmak kolay değil elbette. Orjinaline 3 bin euro vermektense modeli kendi yapmış ve gayetde başarılı olmuş. Umarım kendi tasarımım demiyordur.

Kaynak : Hello

RADARIMA TAKILANLAR



Sosyetemiz kış sezonunu açmış. Birçok isimde yeni sezonun parçalarını görüyorum.

İlk hedef Feryal Gülman :) Kendisine stil sahibi demek çok zor. Çünkü defiledeki kombinasyonu birebir giyene stil sahibi denmez ancak parasını doğru yere yatırıyor denir. Chloé pantalon ve bluz birebir aynı. Isabel Marant kombini trikonun deseni farklı ama kırmızı pantalon hatta sezonun olmazsa olmazı yandan fiyonklu Marant ayakkabısı bile aynı.

Begüm Şen sezonun favorisi danteller içinde. Nicholas Kirkwood bootieler şahane. Boyu neredeyse 1.80'e yakın. Buna birde bu topukları eklersek vay yanına yaklaşanın haline :)

Eda Taşpınar kot donuyla (bu boy bir şort olamaz :) yine bacakları fora etmiş. Kusursuz bacaklarıyla Nicholas Kirkwood'un Rodarte için hazırladığı şahaser ötesi Mad Maxvari botlarını görücüye çıkarmış. Bu tarz botlarıda mümkünse hep güzel bacaklarda görelim.

Kaynak : Hello, Şamdan, OK

ELİNE SAĞLIK ROITFELD !

 
VOGUE Fransa 90. yaşını özel bir kapakla süslüyor. Sarhoş edici, çarpıcı ve çoook seksi.. Lara Stone Mert Alaş&Marcus Piggott'nun merceğinde sanki Eyes Wide Shut filminin balo sahnesini canlandırıyor. Carine Roitfeld'n ellerine sağlık.

AÇIKLAMAYA GEL AÇIKLAMAYAAA !!!

Allahtan Onur Baştürk gündemde büyük soru işareti yaratan konuların üstüne gidiyorda sayesinde aydınlanıyoruz. Bugünkü köşesinde Hakan Yıldırım konusunu ele almış.


Bir süredir bütün gözler Hakan Yıldırım’ın üzerinde.
Nasıl olmasın ki?
Önce Londra Moda Haftası’ndaki defilesi çok ses getirdi.
Fransız Vogue’un yayın yönetmeni Carine Roitfeld ve Kate Moss’un da davetliler arasında olduğu defile sonrası tüm İngiliz basını ondan bahsetti.
Ardından Fransız Kültür Bakanlığı’nın başarılı/genç tasarımcıları destekleyen 220 bin euro’luk ANDAM Ödülü’ne layık görüldü Hakan.
Bu kadar pozitif gelişmeler olurken negatif şeyler de yaşanmadı değil.
Önce, ANDAM Ödülü’nü “torpille” kazandığına ilişkin isimsiz bir mail Fransa’daki moda camiasına gönderildi ve ortalık karıştı.
Hatta bu maili Independent gazetesi haber yaptı.
Son olarak da, Paris Moda Haftası ana takviminde “28 Eylül salı” olarak görünen defilesi bir anda silinince haliyle dedikodu çarkları hızla çalışmaya başladı:
“Hakan Yıldırım’ın defilesi iptal olmuş! Gönderilen isimsiz mailler yüzündenmiş...”
Endişeye mahal yok. Hakan Yıldırım’ın, marka adıyla Hakaan’ın defilesi bugün Paris’te gerçekleşiyor.
Peki defilenin tarihi neden değişti? Neden ana takvimde yer alan defile, “off” bölümüne ve bugüne alındı?
Hakan Yıldırım’la defilesinin hazırlıkları İstanbul’daki atölyesinde sürerken konuştum. Olan biteni anlattı.
Olay şu: Federasyonun belirlediği 28 Eylül, yani Paris Moda Haftası’nın açılış gününde defile yapmayı bizzat kendisi istememiş Hakan.
Haliyle “Nasıl yani?” dedim, “Delirdin mi?”
Elbette delirmemiş, ne yaptığını biliyormuş.
“O gün defile yapsam bir işe yaramayacaktı. Çünkü davet edilen birçok iyi ismi ve alıcıları Milano Moda Haftası’nın hemen bitiminde toparlamak kolay bir şey değil. Sonuçta o insanların gelmesi de önemli. Altın günü yapmıyorum ki!
O yüzden defilenin ikinci güne alınmasını talep ettim.
Bu talebim nedeniyle de Federasyon Başkanı benden nefret etti tabii!”
Ancak Federasyon ikinci günü değil üçüncü günü vermiş Hakan’a. Lakin Hakan ikinci gün için direnince “off” bölümüne alınmış son dakikada.
Ve onun defile yapacağı saate (19.00) başka bir defile konulmamış.
“Tarih değişikliği”nin hikayesi bu yani.
Her şeye bizzat Hakan müdahale etmiş, kendisi için böylesinin en iyi olacağına inandığı için.
Kısacası “off”ta ya da resmi takvimde yer almak; Hakan için mühim değil. O istediği günde yapmak istemiş ve yapıyor.
Bugün orada, defilede olacağım ve neler olacağını merak ediyorum.
Defileyle ilgili izlenimler cumaya...
Yemedim, yemedin, yemedi. Yemedik, yemediniz, yemediler...Buda böyle uzaaar gideeer !

27 Eylül 2010 Pazartesi

HAKAAN'dan AÇIKLAMA LÜTFEN !!

 

Son dönemde ciddi bir anti Hakan Yıldırım çalışmaları var. Paris'de ki isimsiz 600 mektup bir yana benim mailime bile birçok haberler gelmekte. Kulağımıda gözümüde kapamam yetmiyor çünkü bu sefer karşıma Paris Moda Haftası fiyaskosu çıkıyor. Cevap arayan sorular çığ gibi arttı ama Hakan Yıldırım cephesinden tek bir resmi açıklama yok.

Hakaan daha geçtiğimiz sezon bomba gibi girmişti Avrupa moda dünyasına. Üstelik daha yeni ANDAM moda ödülünün sahibi oldu.Ben birçok kişinin iddia ettiği gibi torpille değil hakkıyla kazandığını düşünenlerdenim. Çünkü oldum olası tasarımlarını hep beğenmişimdir.

Bugünkü Hürriyet ve Sabah gazeteleri(Bülent Cankurt) Hakan Yıldırım'ın Paris Moda Haftası'nın defile programında yer aldığını yazmışlar. Keşke iyi bir araştırma yapsalarmış. Hakan Yıldırım'ın Paris Moda Haftası'nın programından çıkartıldığı geçen haftadan beri belli. Hemde program takviminin açıklanacağı gün son anda çıkartıldı. O kadar son dakika ki her saat başı bir program varken sadece Hakaan'ın defile saati yeri boş kaldı. Dikkat ederseniz listede her saat başı bir defile var. Sadece Hakaan'a ait olan 29 Ekim 19:00 boş.


Çünkü Hakaan nasıl oluyorsa oluyor ve off schedule listesine uçuveriyor. Gün ve saati değişmiyor ama en önemlisi listesi değişiyor. Yani program dışına, yani asil listeye alınmaya değer bulunmayanlar listesine geçiş yapıyor. Fransa'dan ANDAM gibi bir ödüle sahip olduktan sonra aniden liste dışı defile düzenlemek son derece moral bozucu olmalı. Aynı listede Ezra+Cetin'i de görüyoruz.

Şimdi bu ne demek oluyor peki ?

* O isimsiz gönderilen 600 mektupta yazılanlar doğrudur.
* Yanlışlık yaptık adama ANDAM'ı verdik bari zararın neresinden dönsek kardır.
* Torpil dedikodularından kafamız şişti biraz dinlenelim.
* Hakan Yıldırım'ın esinlenme/araklama tasarım söylentileri bıktırdı.

Niyet kötüyse sizde istediğinizi ekleyebilirsiniz. Ben bu gelişmeler karşısında gayet üzüntülüyüm.

Hakan Yıldırım cephesinin bunca olay karşısında hala sessizliğini korumasıda ne kadar doğru tartışılır. Artık altın değerinde olan sessizlik değil iletişim. Hakan Yıldırım'ın benim gibi sevenlerini ve takipçilerini en kısa zamanda bilgilendirmesi dileğiyle..

RETRO bir ETRO

 
Etro'nun renk zenginliği ve çizgilerindeki klasik renk oynaklığı pek bir havalı pek bir cakalı.

Kilo problemi olanlar için çizgiler kurtarıcı. Ve tek parça kirli sarı tuluma hasta oldum. Kişisel Notum : 8

FERRE'nin RAFİNE KADINI

 
Ferré'nin şehirli kadını yien rafine yine havalı. Çizgilerdeki seksilik tam dozunda. Her çeşit kemer belleri süslüyor.

Pastel tonların güzelliği mest edici. Trikolarındaki oynaklık ve simler çok hoşuma gitti. Ve siyah pembe bantlı stilettolar beni benden aldı.

Ferré'nin acilen marka yönetimi konusunda atılımlar yapması gerekiyor. Son yıllarda A sınıfı şöhretler tarafından pek tercih edilmemesi yüzünden epey kan kaybetti. Kişisel Notum : 8

25 Eylül 2010 Cumartesi

SÖZ BİZDE..

 

Deniz Akkaya gibi Beren Saat'de IFW'de Özgür Masur defilesi seyircilerindendi. Deniz Akkaya katıldığı bir programda Saat için şöyle demiş ; 'Üzerindeki kıyafet bir defile için uygun değildi, onun daha şık olduğu zamanı hatırlıyorum. Evet daha şık giyindiği olmuştu, sevdiği bir arkadaşının defilesine geldi. Daha özenli olabilirdi'

İyi güzelde sevgili Akkaya, özenli olmak vamp olmak değildir. Beren Saat'in çoğu zaman özensiz giyinmesini bende eleştirdim ama Masur defilesinde çok hoş çok güzel. Aksine Akkaya'nın baştan aşağı Lady in Red teması sıkıcı, demode ve göz yorucu !

Benim oyum Beren Saat'e. Ya sizin ?

TUĞÇE KAZAZ yine ARMANI 'de !

 


Tuğçe Kazaz bir kez daha Emporio Armani defilesinin mankenlerindendi...BRAVO !

Sadece bugünkü değil eski Armani defile resimlerinide eklemek gerekir. Resimlerin bu kadarla kalmaması dileğiyle..

HAYDİ PİKNİĞE !

 

D&G'nin bu rengarenk tasarımlarını görür görmez piknik sepetimi hazırlayıp kırlara koşasım geldi.

D&G görülüyorki hedef kitle yaşını epey düşürüyor. Buluğ çağındaki bir gencin rahatlıkla D&G giyebilmesi bir yana +40 yaşındaki ruhu genç annelerde kızlarıyla aynı kıyafetleri giyebilecek. D&G, Freud'un bile çözemediği anne-kız ilişkilerine bambaşka bir rekabet kazandıracak :) Kişisel Notum : 8

Londra Moda Haftası'nın ÜNLÜLERİ

 
Moda Haftaları o kadar arka arkaya ki yetişemiyorum. Londra Moda Haftası celebrity bakımından epey vasattı. Ya da New York Moda Haftası celebrity konusunda o kadar iyiki normal olanı bile vasat geliyor diyelim. Londra'nın en güzeli ve şıkı Jude Law derim başka birşeyde demem :)

Benim için Londra Moda Haftasının açık ara galibi Mary Katrantzou'dur. Erdem, Emilio de la Morena, Michael Van Der Ham ve House of Holland'da diğer başarılı tasarımcılardır.

24 Eylül 2010 Cuma

ALBERTA FERRETTİ'nin Masum Kadınları

 
İlk baktığımda gördüğüm masumiyet oldu. Ferretti'nin romantik kadınları yine zarif yine masum. Kullandığı pastoral renkler olağanüstü. Birçok yıldızın üstünde göreceğimiz bir koleksiyon. Kişisel Notum : 8

23 Eylül 2010 Perşembe

1- GÜNÜN RESMİ

 

Beni sabah sabah gülümseten şahane bir görüntü. Avrupa Parlementosunda İtalyan bir delege. Ağustos'da anne olmuş. Yavrusuyla beraber oyunu kullanıyor. Bebesi koynunda uyurken O çalışmaya devam ediyor. Bende seni öpüyorum güzel anne..

* Yayınlamamı istediğiniz nostaljik, komik ve güzel hikayesi olan resimlerinizi burada hepimizle paylaşabilirsiniz. Sol kolondaki mail adresiyle bana ulaşabilirsiniz.

YSL? LV? GUCCİ ?

 


Ve geldik Milano Moda Haftası'na. Açılışı Gucci defilesi ile yapıyorum. Gucci demek için bin şahit gerekli denecek bir defile ile.



Tom Ford ile karakteristik bir havaya sahip Gucci kadını Lost adasına düşmüş gibi. LV'nin Afrika esintisinden YSL kadınına kadar birçok kimliğe sahip.

Bu Gucci'nin en güzel tarafı renkleri. Keskin renkler hayran kalınası. Birde stilettoları şahane. Daha detaylı resimleri göremedim ama duyduğuma göre seksi metal topuklar geri dönmüş. Yuppiiii :) Kişisel Notum :6

BURBERRY'deki DEĞİŞİM

 
Bu sezon değişimlerin sezonu oluyor. İşte biri daha. Burberry klasik, ikonik çehresinden sıyrılıp daha bir rock chic havaya bürünmüş. Zımbalar, motor ceketler, yılan derisi, kemerler markanın imajına enerji ve gençlik katmış. Ama benim gözüm bu kadar radikal bir Burberry'ye alışık değil. Gözüm ne olursa olsun o her daim her şekilde giyilesi çizgileri aradı.

Kıyafetleri fazla beğenmedim. Kemerleri yakıştıramadım.Neon renklerdeki portföyler güzel değil. Anlayacağınız ben Burberry'mi geri istiyorum. Geri alamasam da umarım en kısa zamanda bu yeniliğe alışırım. Kişisel Notum : 6

22 Eylül 2010 Çarşamba

STİL KEŞİF : En Şık Çift MANGO Ailesi'nde !

 

Kanımca en stil sahibi çift Olivia Palermo ve model sevgilisi Johannes Huebl, MANGO'nun yeni reklamında yer alacaklarmış. Markadan son derece isabetli bir seçim. Bu über şık çiftin markaya katacağı değer çok kaliteli. Umarım HOGAN'ın reklamı gibi harcanmazlar.

Stil olarak bu kadar uyumlu bir çifti görmek çok zor. Kasıntılık yok. Yapay pozlar yok. Şık ve orjinal olacam diye maskara olmak yok. Güzeller, gençler, zenginler, ünlüler, şıklar ve aşıklar. Kısacası çok sinirler çooook :)

SJP'ın Son Gözdesi NOVAK !

 
Alexander McQueen'in ünlü yıldız Kim Novak'dan esinlenerek yarattığı Novak, Sarah Jessica Parker'ın elinde yine dirildi..Şu ana kadar A sınıfı bir ünlü tarafından tercih edilmemesi yeterince şaşırtıcıydı. Artık yitirdiği dostuna jesttenmi yoksa gerçekten beğendindenmi bilmiyorum ama bu ikonik Novak modeli SJP'nin ellerinde en şaşalı günlerini yaşıyor.

Bende bir Londra seyahatimde Givenchy'nin Nightingale çantasıyla taba renkli Novak arasında kalmıştım. Givenchy'yi seçmemin sebebi Novak'ın ciddi anlamda ağır oluşuydu. Derisi kalın ve tok. Metal tokanın ağırlığıda eklenince Givenchy kazanmış oldu. Ama 2005 yılından beri o kadar farklı boyutları ve modelleri olduki artık yeniden radarımda !

KANE'e Neler Oluyor ?

 

Christopher Kane'in defilesinden nasılda ümitliydim. Ama büyük bir hayalkırıklığı ile karşılaştım. Karşımda Kane değilde sanki Versus defilesi var. O kadar tanıdık çizgilerki. Bu tanıdıklık yetmezmiş gibi birde plaj terliği gibi görünen sandaletlerin çirkinliği üstüne tuz biber ekti.Kişisel Notum :5

ERDEM'in Bahçesi

 

İngiliz Moda Haftası'nın en romantiği en narini Erdem. Ve her geçen sezon daha iyi eserler sunuyor. Dantellerin çiçek desenleriyle dansına bayıldım. Yakında dantel dendimi akla hemen Erdem gelecek. O derece mükemmel o derece eşşiz çizgilerle beni yine benden almayı başardı. Kişisel Notum : 10

21 Eylül 2010 Salı

ADINA YAKIŞIR BİR UĞURLAMA..

 
Alexander McQueen yine Londra Moda Haftası'ndaydı..Yakın dostları tasarımcının adına, şanına, dehasına yakışır bir uğurlama töreni düzenledi. Zaten bunca zamandır yapılmaması garibime gidiyordu. Demekki özellikle Londra Moda Haftası'na denk getirmek istemişler. Güzelde düşünmüşler.

Dün tüm yakın dostları O'nunlaydı. Anna Wintour, Sarah Jessica Parker, Kate Moss, Daphne Guiness, Stella McCartney, Naomi Campbell.. Kısaca ilham aldığı tüm kadınları..O kadınlarda O'nun kıyafetleriyle uğurladılar O'nu..

Daphne Guiness az kalsın dengesini kaybedip düşüyordu. Londra sokaklarında bunları giymek kolay. İstanbul sokaklarına bekliyorum kendisini.

CHANEL'in 2010 Sonbahar Çantaları !!

 

En nihayet 2010 Sonbahar koleksiyonunun tümü satışta. Harvey Nichols'a ne zaman gelir bilemiyorum. En iyisi beğendikleriniz için şimdiden rezervasyonu yaptırın.

1,3 ve 9 rüya gibi. Özellikle 1 numaranın formuna ve rengine bayıldım.

MATTHEW WILLIAMSON bildiğimiz gibi...

 
Matthew Williams'ın metal renkleri kullanmaktaki ustalığı hala rakipsiz. Birçok ünlü tarafından giyilecek hatta piştilerin havalarda uçuşacağı bir koleksiyon. Özellikle örgü elbise ve maksiler harika. Kişisel Notum : 8


Sihirbaz MICHAEL Van Der HAM

 

Michael Van Der Ham almış 3-4 elbiseyi, kesmiş her birinin bir parçasını sonrada bu parçalardan tek bir elbise çıkarmış. Her bir parça farklı kumaştan. Renkler farklı kesimler farklı. Ama bu farklılıkları o kadar güzel birleştirip bütünleştirmişki hayran kaldım. Kişisel Notum : 8

20 Eylül 2010 Pazartesi

MAVİ 'KIVANÇ'LA SUNAR !

 
Kıvanç Tatlıtuğ'lu Mavi pek bir güzel..Bak bak bak bak doyamazsın..Mola verip sonra yine bakarsın bakarsın dalarsın gidersin kaybolup yine döner yine bakarsın..Daha ne diyim bilmemki :))

MARY KATRANTZOU Tabloları

 

Nasılda renkli bir dünyadır bu böyle. Renkler, desenler ve motifler baş döndürücü. Dijital desenler insanın aklını başından alıyor. Desenler evler ve odalardan oluşuyor. Helmut Newton ve Guy Bourdin'in mekan içi fotoğraflarından esinlenmiş. Abajur etekler olağanüstü. Omuz kesimleri kusursuz. Bu koleksiyon insanı zevkten dört köşe yapacak güçte. Kişisel Notum : 10



Arzu Sabancı zevkli kadın vesselam. O kadar bilindik marka yerine özel davetlerde hep Katrantzou giyer. Çokda yakışır ve yakıştırır.

HOUSE of HOLLAND'ın PİLİLERİ

 

Pilili eteklermi istiyorsunuz. İstikamet House of Holland. Etekler yetmemiş ceket kolları bile pilili. Fuşya ve pembe kıyafetle, petrol yeşili elbise çok hoş. Kişisel Notum : 7

EMILIO de la MORENA

 

Leighton Meester'ın en ikonik kıyafeti Emilio de la Morena'ya ait. Transparan kıyafeti ne kadarda güzel taşımıştı. Anlaşılan Morena'nın ilham perisi Meester. Çünkü her parçasında O'nu görüyorum. Mesela sezonun hiti olmaya aday siyah beyaz kıyafeti başkasının üstünde düşünemiyorum.

Koleksiyonun her bir parçası şahane. Eteklerin heykelimsi biçimleri sarhoş edici. Kişisel Notum : 8

LinkWithin

Related Posts with Thumbnails