31 Ekim 2011 Pazartesi

AJDA PEKKAN for TWIST 'den YENİ RESİMLER..

 


Ajda Pekkan 'ın Twist için hazırladığı son koleksiyon çok hoşuma gitti. Koleksiyon için çekilen resimlerde en az kıyafetler kadar güzel.

Ajda Pekkan 'ın resimlerini beğenmemde hiçbir çıplaklık olmamasının büyük payı var. Ne kadar taşş kategorisinde de olsanız bu yaşta bir kadının orasını burasını açmasını doğru bulmuyorum. Lezbiyen ilişkiye okeyim ama buna hayır :) Böylede tuhafımdır işte :)



Ortada çok güzel bir rock stil şıklık var. Özellikle pırıltılı siyah bluzun triko kol detayına hasta olabilirim. Acaba ikisi birbirinden bağımsız parçalarmı resimlerden anlayamadım. Ama derhal gidip bakmaca. Aynı parça olmasalarda bu tarz kullanım çok hoşuma gitti ve kendimde en kısa zamanda uygulayabilirim. Bakalım üstümde Ajda da olduğu gibi güzel duracak mı ?

Yeşil parkanın kol işlemelerini de çok beğendim. Zaten bu kış bol bol parka giyeceğiz. Minik bir detayın parkayı bambaşka bir havaya sokması çok hoşuma gitti..

Ajda 'nın saçlarının rengi ve boy uzunluğu ideal. Umarım bu tarza uzun bir süre devam eder. Çünkü son zamanlarda gördüğüm en güzel Ajda var karşımda. Tam manasıyla bir Benjamin Button. Helal olsun demekten başka ne denilir ki ?!


Share


GÜZEL BİR AŞK HİKAYESİ

 


Karşınızda son zamanların en gözde 2 mankeni. Biri erkeksi hatları ve androjen havasıyla Freja Beha Erichsen, diğeri ise kalın kaşları en yakıştırdığım insan üstü varlık Arizona Muse.



Bu 2 mankeni çok beğenir ve her çalışmalarınıda yakından takip ederim. Ama en önemli bilgiyi daha yeni öğredim ki şaşırmadım değil. Efendim bu 2 güzel ve başarılı manken meğersem bir süredir birliktelermiş. Evet o anladığınızdan. Üstelik aşklarını cesurca yaşamaktan korkmayanlardan. Öncelikle bunun için kendilerini tebrik ediyorum. Sonuçta aşkın ırk, din ve cinsiyet ayırımına inanmayanlardan olduğum için bu iki insanın birlikteliğini cesurca yaşayışlarını taktir ettim. Birçok kez moda dergilerinin kapaklarını beraber süslemeleri meğersem bu yüzdenmiş.



Danimarkalı manken Freja Beha Erichsen 'ın vücudunda tam 16 dövme var. Çekimlerde ustalıkla gizleniyor. Moda dünyasının çıplaklık anlamında en cesur olanlarından. Karl Lagerfeld ve Tom Ford 'un en gözdelerinden. Yüzü olduğu büyük markaların adı saymakla bitmez. Ve hatun yaş aldıkça daha da bir güzelleşiyor.



Amerikalı Arizona Muse ise ana kraliçe Anna Wintour 'un son gözdesi. Anna Wintour kendisine o denli hayranki aynen şu cümleleri kullanmış : " Arizona 'ya baktığımda Linda Evangelista ve Natalia Vodianova 'nın gölgesini görüyorum. O harika, olgun ve çok zeki. Üstelik böylesi karizmatik bir isimle ona kim karşı koyabilir ki ?!" Bu yüzden de Vogue kapakları arka arkaya geliyor. Ariona 'nın 2 yaşında Nikko adında bir oğluda var.

Bundan sonra bu 2 güzel insanı ve aşk hiyakelerini moda çekimlerinde ve kapaklarda daha çok göreceğiz gibi.


Share


29 Ekim 2011 Cumartesi

KAFA DAĞITMACA - 1

 


Pazartesiye kadar beyinleri çalıştırmaca..

Benim cevabı bulmam 5 dakikamı aldı. Kocamında bulması 5 dakika, 12 yaşındaki yeğenim 3 dakika, 9 yaşındaki bir diğer yeğenimin ise 1 dakikadan az sürdü. Şaka gibi ama acı bir gerçek :)

Bu post yoruma kapalı olacak. Cevabı bulanlarıda bulamayanlarıda mail adresime (modavesosyete@gmail.com) beklerim :) Pazartesi cevabı yorum içinde yazacağım.

Resme dikkatlice bakın bakalım ! Kolay gelsin :)


Share


28 Ekim 2011 Cuma

ÇANTALAR YÜREK YAKIYOR..

 


Son 3 günde Feryal Gülman, Aylin Tahincioğlu ve Arzu Sabancı 'nın kullandıkları çantalar dikkatimi çekecek kadar güzeller..

Feryal Gülman klasik Hermes'lerinin dışında bu sefer başka bir Hermes klasiği seçmiş. Toolbox modelin rengine bayıldım. Çantanın rengi, üstündeki Givenchy bluzu ve kadife Givenchy eteğiyle uyum içinde. Toolbox 'un fiyatı 6 bin dolar civarında.

Aylin Tahincioğlu ise Celine Phantom serisinin en son modellerinden birini seçmiş. Orta bölüm süet yanlar deri. Keşke baştan aşağı siyah olmasaydı da çanta daha bir görünseymiş.

Arzu Sabancı, Reed Krakoff 'un Boxer modelinden nefis bir renk seçiminde bulunmuş. Açıkçası bu modelde bu rengi ilk kez görüyorum. Çantada ki kemer detayı olmasa rahatlıkla yanılabilirdim. Bebe yaka bordo bluzu, bordo süet ayakkabılarıyla çok şık görünüyor.



Feryal Gülman 'ın Givenchy bluzunu ilk olarak Fergie 'nin üstünde görmüştüm. Deri şort ile kombinleyerek spor bir tarzı tercih etmiş. Çantası ise Aylin Tahincioğlu 'nun kolunda gördüğümüz Celine Phantom. Prada gözlüklerine ise bayıldım. Çok yakışmış.

Reed Krakoff 'un Boxer modeline ne yazık ki Hollywood ünlüleri fazla rağbet etmiyor. En bilindik ünlü Mandy Moore.

Hermes Kelly'ler, Birkin'ler ve Chanel'ler dışında daha başka çanta modellerini görmek dileğiyle :)


Share


VERSACE for H&M ile 90'lara Geri Dönüyoruz !

 


Versace 'nin H&M için özel koleksiyon hazırlanacağı haberleri ilk duyulduğunda naftalin kokulu bir koleksiyon olacağından adım gibi emindim. Yanılmadım. Karşımızda 90'ların Versace'si var. Hem de hiç modernize edilmeden.

Öncelikle belirtmeliyim ki benim oldum olası Versace markasıyla bir sorunum olmuştur. Evet Gianni Versace moda dünyasına yepyeni bir soluk kazandırmıştır kabul ediyorum ama bunun ne denli bir kaliteyi çağrıştırdığı tartışılır. Benim için bu marka her daim bir Arap zevkini temsil etmiştir. Cafcaflı renkleri, karmakarışık desenleriyle zengin Arap şeyhlerinin ve karılarının en sevdiği marka olmasından dolayımıdır bilemiyeceğim. Uzun yıllar Versace dendimi aklıma Necmettin Erbakan ve İbrahim Tatlıses 'in kravatları, nouveau riche camiasının sınıf atladım çünkü Versace giyiyorum tafraları, hacıların, ağaların, mafya babalarının Versace marka gri parlak kumaştan takım elbiseleri gelir. Gianni Versace 'nin yarattığı bu kıro imaj Donatella Versace sayesinde bir nebze silindi diyebilirim. Özellikle Atelier Versace ile markaya ihtişamlı ve kaliteli bir imaj getirmeyi başardı. Ama Versace erkekleri kadınları kadar şanslı değil. Hala pırıl pırıl parlamakta ve desen içinde boğulmaktalar. Günümüzde bir Tom Ford, Gucci, Burberry, Helmut Lang, Trussardi, Armani erkeği gibi daha sade ama kaliteyi çağrıştıran bir şıklık varken Versace erkeğini bunların arasında nereye koyarsınız bilemiyeceğim :)

Hatırlarsanız bendeniz Lanvin ile işbirliğini bile eleştiren biriydim. Lakin eleştirdiğimle kaldım çünkü Lanvin ile yapılan çalışma hayallerin ötesinde büyük bir başarı kazandı. Bunda Lanvin 'in marka imajı olarak oldum olası lüks, klas ve kaliteyi temsil etmesinin de büyük bir payı olsa gerek.



Peki Versace ve H&M ? I-ıh olmuyor. Zorluyorum zorluyorum olmuyor. Ama ben ne dersem diyim eminim 17 Kasım sabahı saat 10:00 'da İstinye Park H&M mağazasının önünde yine kilometrelerce uzunlukta bir kuyruk olacak. Ne de olsa devir pazarlama devri. Bileklerimize takılacak yine bir bant ve verilen 10 dakika içinde gördüğümüzü kapıp kasaya koşacağız. Sonra elimizdeki tek sezonluk Versace for H&M etiketli kıyafetlerle eşe dosta caka satacağız.

Mert&Marcus Alaş 'ın elinden çıkma görseller tüm kıyafetleri en kaliteli kumaştan ve dikişten yapılmış gibi göstermeyi başarmış. Hatta sanırsınız ki hepsi yüzde yüz Versace. Çekimlerde bile tipik 90'ların Versace reklamları havası korunmuş.

Birkaç parçayı beğenmedim değil. Mesela kırmızı saten elbise hoşuma gitti. Koleksiyonda Versace gibi görünmeyen tek parça olduğu içinmidir acaba ?! Yeşil mavi püsküllü etekleri olan elbisede fena değil. Güzel deri bir pantalon ve bootiler ile çok şık durabilir. Beğendiklerim sadece bu kadar. Minik çantaların formu hoşuma gitti ama rugan kullanılması falso olmuş. Beğendiklerim işte bu kadar. Ama bana bakmayın. Zaten kolay kolay beğenen biri değilimdir. :)

Sizlere şimdiden 17 Kasım 'ı not etmenizi ve 10 dakikada en fazla ne alabilirim diye evde prova yapmanızı tavsiye ederim.

Şimdiden hepinize iyi alışverişler :)




Share


27 Ekim 2011 Perşembe

Siz Sorun Ben Cevap Vereyim - 2

Bana gönderdiğiniz maillerden bazılarını sizlerle paylaşmaya devam ediyorum..Ayrıca artık bu bölüme bazı basın bültenlerinide ekleyeceğim. Elbette bloguma ve okuyucuma uygun olanlarını cımbızla seçerek :)

* Sevgili Aysun nikahında giymek için beyaz, sade ve zarif bir elbiseyi nereden bulabileceğimi sormuş. O kadar çok mağaza ve marka var ki saymakla bitmez. Tavsiye edebileceğim şey sabahın erken saatlerinde Nişantaşı Milli Reasürans Çarşısı 'nın önünden başlayarak Osmanbey 'e kadar tüm mağazalara girmesi :) Özellikle Işık Lisesi 'nin yan sokağından girip aşağıya kadar tonlarca butik bulabilirsiniz. Şayet sade ama haute couture tarzı birşeyler isterseniz o zaman tüm Pronovias butikleri tavsiye ederim. Bütçe biraz yükselecektir ama birşey beğenmeden çıkmayacağınızdan eminim.

* Sevgili Nida, Evren, Sima ve Ceyda tavsiye edebileceğim bir spor ayakkabı markası soruyorlar. Ben bu konuda New Balance 'dan şaşmıyorum arkadaşlar. Yıllardır her markayı kullanmışlığım vardır ama New Balance en memnun kaldığım marka olmuştur. Hem yürümek hem de spor yapmak adına en rahat ettiğim markadır. Valikonağı Caddesi üstündeki mağazalarına uğramanızı tavsiye ederim.

* Sevgili Ece, Ece S., Müge, Evren ve Simla bana spor yaparken giyecekleri tayt ve t-shirt markası sormuşlar. Şimdi ben bu konuda biraz pintiyimdir. Şöyle ki, gider spor ayakkabısının en iyisini fiyatına bakmadan alırım ama üst baş için hiç uğraşmam. Özellikle Marks&Spencer 'ın koton taytları ve t-shirtlerini seçerim. Çünkü terden neredeyse hergün yıkanan birşeydir. Dolayısıyla ne kadar kaliteli olsa da sık sık yıkandığından bir süre sonra turşusu çıkacaktır. O yüzden buna fazla özen göstermem. Yani kısaca gidip de Vakko ya da Nike, Adidas gibi bilindik markalara para bayılmam :)

* Blogumu beğenen ve sıkı takipçisi olan NeGiyinelim.Com 'dan mail aldım. Giyim konusunda fikir alışverişini sağlamak amacıyla 2011 yılında yayına başlayan genç bir site. Bir gözatın derim.

* Okuyucularımdan lise öğrencisi iki genç arkadaş kendi bloglarını açmışlar. İsmi Wizard of Style. Bu tarz çok mail alıyorum ama beğendiklerimi ayıklamak durumundayım. Bu blogu beğendiğim için sizlerle paylaşıyorum. Ele aldıkları her konuyu ustaca işliyorlar. Hem öğretici hem de ünlülerin giyim kuşamından örnekler görmek isteyenler için ideal bir adres. Şiddetle tavsiye ederim.

* Gerçek bir stüdyoda harika fotoğraflara sahip olmak için profesyonel model olmanıza gerek yok. Tek yapmanız gereken tasarımlarınızı veya gardrobunuzun en guzel parçalarını getirmek. Üstelik keyifli bir gün ve dergi sayfalarını aratmayan fotoğraflara sahip olmanın bedeli hiç de sandığınız gibi değil. Detaylı bilgi için Nazlı Erden 'in sitesine bir gözatmanızı tavsiye ederim. Fashionistalar için ideal bir çalışma :)

* Sevgili Sema, Nida ve Ebru, Erdem marka elbiseleri nerede bulacaklarını sormuşlar. Cevap : Polar Butik. Çok zengin bir marka listeleri var. Harvey Nichols ya da Beymen'lerde bulamadıklarınızı burda rahatlıkla bulabilirsiniz. Diğer mağazalarda olduğu gibi burada da iyi müşterilerine özel sipariş yapılabiliyorlar.

* Sevgili Merve resimde gördüğünüz Selin İmer 'in mayosunu ve ayakkabılarını sormuş. Bu soğuk günlerde bu resmi görmek beni üşütüverdi birden :) Mayosu Gucci, ayakkabıları Guiseppe Zanotti.



* Sevgili Murat, Tuğçe, Anıl ve Serap, Gülben Ergen 'in üstündeki siyah bluzun markasını soruyorlar. Güzel bir Miu Miu çakması desem :)



* Sevgili Nida süper kadın ve süper annemiz Ayşe Kucuroğlu 'nun sıkı bir fanı. Resimde gördüğünüz mavi deri ceketini, dore ayakkabılarını ve Michael Kors açılışında giydiği enteresan bluzunun markasını öğrenmek istiyor. Mavi deri ceket Nihan Buruk, dore ayakkabı Alaia marka. Bluz gibi görünen ama tek parça olan turuncu, siyah ve gri tonlardaki elbise ise bir Müge Ersin tasarımı.



* Sevgili Canan pırlanta konusunda yardımımı istemiş. Aldığı pırlanta yüzüğün bir zaman sonra parlaklığını yitirdiğini ve yine eski haline getirmek için ne yapması gerektiğini soruyor. Aslında bunun için en ideal yol alınan yere götürüp parlatmalarını istemek. Ama bildiğim bir yol gayet işe yarıyor. Bir tas içine duru su koyun. İçine bildiğiniz bulaşık detarjanlarından birinden biraz dökün. Sonra bu suyun içinde artık tek taşmı üç taşmı bilemem yüzüklerinizi bir yarım saat bekletin. Sonra elinize herhangi bir diş fırçasını alın ve yüzüğü fırçalayın. Tüm araya girmiş pisliklerden bile bu yolla kurtulabilirsiniz. Hem de işlem sonrası yüzükleriniz eski parıltısına kavuşur.

Daha çok soru var ama yazmaktan yoruldum :) Devamını ilerki günlerde bir başka post altında derleyeceğim. Sorulan sorulara sizlerinde cevaplarınız varsa lütfen paylaşalım.


Share


GÜNÜN ŞIKI : Alessandra Ambrosio

 


Son günlerde en hoşuma giden Alessandra Ambrosio 'nun Missoni şıklığı oldu.

Kırmızı renk çok yakışmış. Pırıltılı eteğin renk geçişlerine ve dökümüne bayıldım. Bluzun balıkçı yaka olması enteresan ama bir o kadar hoş. Bluzun altından görünen sütyeni kırmızı saten kumaştan seçerek bu tarz bluzlar nasıl giyilir diye güzel bir örnek sunmuş. Saçlarını at kuyruğu yapması isabetli bir seçim olmuş. Böylelikle yaka detayını gölgelememiş. Bu kadar kırmızının üstüne kırmızı ruj bazılarınıza fazla gelmiş olabilir ama benim çok hoşuma gitti.

Aksesuar olarak sadece minik bir küpe kullanmış. Tek sorun etek uzunluğu yüzünden ayakkabılarını göremiyor olmamız.


Share


26 Ekim 2011 Çarşamba

MARY KATRANTZOU 'dan ARZU NESNESİ Bir ELBİSE..

 


Bu elbise benim için sezonun en hit elbisesidir. Kendisi günlerdir rüyalarımı süslüyor. Mesela en son geçtiğimiz gece gördüm. Butiğe gidiyorum. Askılardan birinde pırıl pırıl parlayan bu elbiseyi görüyorum. Üstümde denemeden hemen kasaya yöneliyorum ve işte o an rüyam kabusa dönüveriyor. Her seferinde aynı sahnede ter su içinde uyanıveriyorum :)

Mary Katrantzou bu elbisesine Jewel Tree adını vermiş. Çiçek desenli kadife üstüne taşlarla ipek kumaş karıştırılmış. Etek üstüne kondurulan pembe çiçeklerin işçiliği hemen göze çarpıyor. Elbisenin etek ve gövde arasındaki farklı desenleri bel bölgesinde müthiş bir ustalıkla birleştirilmiş. Eteğin tulip yani lale kesimi hayranlık uyandırıcı.



Peki bu elbiseyi ilk kim giydi diye merak ediyorsanız hemen söyliyeyim. Tabi ki Anna dello Russo. Tam da Anna 'nın tarzına yakışan bir seçim. Zaten kendisi uzun zamandır Mary Katrantzou hayranı. Her sezon Mary Katrantzou 'nun en gözde parçasını ilk Anna 'nın üstünde görebilirsiniz. İncecik fiziğine yakışması bir yana sıradışı ve özgün aksesuar kullanım becerisiyle de elbiseye hakkını vermiş. Christian Louboutin botları ve Kotur clutchı ile şahane görünüyor.





Bu elbisenin fiyatıda kendi gibi bir sanat eseri. Tam 14 bin 200 dolar değerinde. Yani yaklaşık 25 bin TL. Şimdi anladınızmı kasanın önünde neden ter su içinde uyandığımı :) Ama kanımca kesenin ağzını açmaya değecek bir parça. 3200 doları Isabel Marant botlara vermem ama bu elbiseye mümkün olsa gözümü kırpmadan bu parayı veririm. Çünkü kullanılan zengin malzeme bir yana bu elbise bir 10 sene sonra bile rahatlıkla giyilebilir ve vintage değeri yüksek bir parça. Üstelik kızıma miras kalabilecek değeri var.




Mary Katrantzou bu kadar parayı herkes veremiyebilir o zaman daha uygun fiyatlısınıda yapayım demiş ve kısıtlı malzemeyle bu gördüğünüz elbiseyide sunmuş. Fiyatı elbette orjinaline göre daha uygun. 2 bin 600 TL.



Bizde ise Mary Katrantzou hayranı 3 isim var. Feryal Gülman, Arzu Sabancı ve Aylin Tahincioğlu. Üçüde lüks modaya gönül vermiş isimler. Bakalım bu elbiseyi kimde göreceğiz ?


Share


25 Ekim 2011 Salı

Sezonun Gözdelerinden : ISABEL MARANT 'ın Püskülleri

 


Bu sezon ayaklarda Isabel Marant 'ın püsküllerini bol bol göreceğiz. Şimdiye kadar almadıysanız hemen bir tane almanızı tavsiye ederim.

Ünlülerden ilk olarak Kardashian kardeşlerde gördüm. Kim ve Kloé gösterişli tarzlarına uygun olarak diz boyu çizmelerden seçmişler. Kimbilir belki de aynı çizmedir. Kardeşler arasında olur böyle paylaşımlar. Kim 'in kullanımı daha güzel olmuş. Çizmeler ben burdayım diye bas bas bağırıyor ki bu çizmelerde bunu hakediyor.

Bizde ise bot modelini ilk olarak Eda Taşpınar 'ın üstünde gördüm. Kıyafetini beğenmediğim için botlar ne yazık ki arada kaynamış gitmiş.

Didem Antebi 'nin kombinasyonunu beğendim. Jean şortu ve üstüne giydiği beyaz bluz ve ceketiyle botlar uyum içinde.

Bir başka ünlü ise Victoria Beckham. Baştan aşağı siyah giyindiğinden botların ne olduğunu anlamak için az kalsın resmin içine düşüyordum. Püsküller sağolsun :)

Ve son olarak hiçbir trendi atlamayan Feryal Gülman'ımız..Çizmelerin üstüne siyah beyaz alacalı desen bir Isabel Marant bluz seçmiş. İlk bakışta herşey yerli yerinde ama o Hermes çanta herşeyi bozuvermiş.




Share


BEGÜM SALİHOĞLU for ROMAN

 


Genç ve yetenekli modacılarımızdan Begüm Salihoğlu, Roman için özel bir koleksiyon hazırladı.

Koleksiyonun her parçasını beğendim. Hepsi birbirinden sade ve zarif. Hiçbir abartı yok. Her parçada tek bir detay ön plana çıkıyor. Özellikle yaka ve sırt detaylarına bayıldım.



Büyük markaların genç yeteneklerle bu tarz çalışmalarını çok doğru buluyorum. Umarım önümüzdeki günlerde bunun örneklerini daha çok görürüz.

Koleksiyonun tanıtımından sevgili Begüm Salihoğlu ve Suzan Toplusoy 'un resimlerini paylaşmadan olmaz. İkiside çok şık ve çok hoş görünüyor. Suzan Toplusoy 'a koleksiyondan seçtiği siyah elbise çok yakışmış.



Share


331 - KİM NE GİYMİŞ ? - Feryal Gülman

Haftalık Feryal Gülman postlarına devam ediyorum. Devam ediyorum çünkü Louis Vuitton çekilişinde verdiğiniz cevaplardan görüyorum ki kendisinin giyim kuşamı ciddi anlamda merak ediliyor. O zaman bana da sizleri memnun etmek kalıyor :)



Geçtiğimiz hafta içinde seçtiği kıyafetler yine en bilinen markalardan. İlk olarak Mary Katrantzou 'dan çok renkli çok baskılı harika bir seçim yapmış. Artık kararımı verdim. Feryal Gülman 'a canlı renkler bir başka yakışıyor. Mümkün olduğunca renkli seçimler yapmasını tavsiye ederim. Elbisenin kesimi üstüne cuk oturmuş. Etek boyu ideal. Siyah diz altı süet çizmeler çok yakışmış. Siyah peluş ceket en doğru seçim. Saçlarını açık bırakıp klasik Feryal Gülman makyajını uygulamış. Bu kıyafetiyle dört dörtlük bir şıklık sergilemiş.

İşte Feryal Gülman 'a neden dinamik renkler yakışıyor dememin ispatı. Victoria Beckham marka gri elbiseyle çok soluk görünüyor. Elbisenin kemer detayı çok şık. Ama bir Mary Katrantzou elbiseden sonra içimi kararttı resmen. Bu elbise bir bordo ya da kırmızı olsaydı eminim çok beğenirdim.

Ve son olarak Isabel Marant marka ysee bluzla. Siyah beyaz alacalı desen bluzun altına yine bir başka siyah bir bluz giymiş. Siyah pantalon ve siyah diz boyu Isabel Marant püsküllü çizme seçmiş. Gündüz saatleri için ideal bir görüntü olsa da seçimleri bana fazlasıyla kurallarına uygun geldi. Siyah Hermes seçimi olmamış. Artık Hermes kullanmak kolay yolu seçmek oluyor. Doğrusu onca marka ve modeli elimizin tersiyle itip illa ki Hermes ve Chanel seçmeyi anlamakta zorlanıyorum.

Uzun lafın kısası Mary Katrantzou diyorum başka da birşey demiyorum :)


Share


MIRANDA KERR 'den ÇANTA ŞOV

Miranda Kerr 'in son zamanlardaki giyim stili ciddi anlamda dikkatimi çekmiş durumda. Giydiği elbiseleri, ceketleri, pantalonları, çanta ve ayakkabı seçimleri çok hoşuma gidiyor. Her kıyafetinde doğallık ve sadelik ön planda. Hiçbirinde illaki şık olacağım herkes beni beğenecek kasması yok. Rahat ve şık. Gündüz saatlerinde makyajı sevmiyor. Bir davete gidecekse uyguladığı makyajı yine dozunda.

Sezonun çanta modellerini ustaca kullanıyor. Tek bir kalıba sığınmıyor. Spor, boho, demi-classic, klasik, city chic, rock chic gibi birçok tarzı abartısız kullanımıyla gözdeler listeme üst sıradan girmiş durumda.



Son dönemde 2 çanta modeline takık durumda. Biri Miu Miu 'nun Push Lock Lady 'si diğeriyse Celine 'den Cabas modeli.



Hatırlarsanız Celine çantaların varak baskılı modellerinden birini Alışveriş Listem 'de sizlerle paylaşmıştım. Büyük çantalardan hoşlananlar için ideal bir kesimi olması bir yana her stile uygun olmasıda büyük bir avantaj.



Miu Miu çanta deri şort ve beyaz bluzla ne kadar da hoş görünüyor.

Çantayı uzun sapıyla da ustaca kullanmış. Bizde olsaydı hemen akla omuzdan çapraz kullanmak gelirdi ama aslında uzun saplı modeller bu şekilde kullanılmalı.



Bu çantanın böylesi bir kırmızı elbiseye yakışacağını düşünmezdim.

Miranda Kerr 'in bu çok çeşitli tarzını keyifle takip ediyorum. Aksesuar kullanımlarında kolye bleklik gibi öğelere fazla yer vermese de çanta kullanımıyla tüm eksikleri kapatıyor.


Share


LinkWithin

Related Posts with Thumbnails