9 Mart 2012 Cuma

Moda Haftalarında SEDA DOMANİÇ 'in Karnesi :)

Milan ve Paris Moda Haftaları 'ndan hep Anna'ları, Carine'i, Emmanuelle 'imi konu edeceğiz ?! Biraz da kendi değerlerimizi inceleyelim istedim. Hele Vogue 'umuzun patronu Seda Domaniç, Milan ve Paris moda haftalarında hemen hemen bütün defilelere katılmış ve bizlere birbirinden değişik 9 değişik kombin örneği sunmuşken.

Kıyafetlerin bazılarının kimlere ait olduğunu listeledim ;



1. Mehtap Elaidi tunik elbise, Celine çanta ve Eva Turner botlar.
2. Gamze Saraçoğlu etek, Eva Turner ceket.
3. Mehtap Elaidi parka, Vakko pantolon, Proenza Schouler çanta.
4. Gamze Saraçoğlu etek ve bluz.



5. Simay Bülbül deri detaylı tulum ve Valentino ayakkabı.
8. Özlem Kaya bluz-elbise ve Pucci ayakkabı.
9. Gamze Saraçoğlu tulum ve Derishow palto.

Saç kesiminden mi bilemiyorum ama fiziği bana Rose Byrne 'ı andırıyor. Silüetine, vücut diline, saçına ve havasına en uygun markaların Celine, Chloé ya da Stella McCartney olduğunu düşünüyorum. Bunu düşünüyorum ama bütün defilelere Türk tasarımcılardan giyinmesi de çok hoşuma gitti. Konumunu gözönüne alırsak en doğru ve en güzel hareketi yapmış.

Seda Domaniç 'i en çok 8 numaralı Özlem Kaya tasarımı kıyafetiyle beğendim. 1 numara Mehtap Elaidi tünik elbise ve 9 numaralı Gamze Saraçoğlu tulum ve Derishow palto ile de çok hoş görünüyor. En sevmediğim ise 4 numaralı kombini oldu.

Ben diyeceğimi dedim ve sözü size bırakıyorum :)


Görsel Malzeme:Vogue Türkiye/Twitter


Share

Paris 'in Yeni Efendisi Marc Jacobs mu ?

En nihayet Moda Haftaları sona erdi. Bu sefer sizlere Moda Haftalarını analiz edemedim. Tüm suçlu IFW 'dir. Manasızca (evet bunu söylemek acı verici ama hissettiğim tam olarak budur) IFW 'yi herşeyiyle analiz edeceğim derken arka arkaya gelen tüm NY, Milan ve Paris defilelerini kaçırdım. Ama izlemedim sanmayın. Hepsini tek tek izledim, inceledim. Ama ne kolaj hazırlayacak ne de yazı yazacak yeterli zamanı bulamadım. Bu işler çorap söküğü gibidir. Bir kere ucunu kaçırdınmı bir daha yakalayabilmek çok zor. Ama bazı koleksiyonlar var kı bunları es geçmek olmaz. Mesela Paris Moda Haftası 'nda Louis Vuitton 'un F/W 12.13 koleksiyonu.



Kaiser 'ı kalpten götürecek biri varsa sanırım o da Marc Jacobs 'dur :) John Galliano 'nun afaroz edilmesinden sonra büyük bir ihtimalle Karl Lagerfeld artık Paris 'in tek efendisinin kendisi olduğunu düşünmüştür. Ama evdeki hesap çarşıya uymadı ne yazık ki. Marc Jacobs denen bir çılgın son 2 sezondur görsel anlamda öylesine şaşalı defileler yaratmayı başardı ki insan ister istemez bunun ucu nereye kadar gidecek diye düşünmeden edemiyor. 2 dev markanın çekişmesi denizaltılar, uçaklar, saraylar, atlıkarıncalar derken bu seferde Louvre içinde bir tren istasyonunda devam ediyor. Gerçi bu tren istasyonu konseptini John Galliano taa 98/99 koleksiyonunda kullanmıştı. Trenin adı da Diorient Express idi. Lakin sunum birbirlerinden çok farklı. Dior 'un teatral kostümleriyle dekor ne kadar uyumsuzsa Marc Jacobs 'un yarattığı dekor kusursuz bir uyumu temsil ediyor.

Ses, ışık, makyaj, koreografi herşey ama herşey hayranlık uyandırıcı. İnsan bu denli estetik bir sunumla kıyafetlerin güzel olup olmadığını bile düşünemiyor. Acaba Marc Jacobs 'un da istediği bu mu ?!

Defileyi birkaç kere seyrettikten sonra bana düşündürdükleri şunlar oldu ; Koleksiyon New York 'da sunduğu Marc Jacobs Fall 2012 'nin devamı gibi. Aynı silüetler, aynı şapkalar..Sadece LV 'de kullanılan malzemeler daha zengin o kadar. Geniş yaka ceket ve kabanları sevmedim. Şapkalar sinir bozucu çirkinlikte. Belle epoque denemiş ama böylesi biçimsiz olanlarını ilk kez görüyorum. Eteklerin ve elbiselerin hepsi birbirinden güzel. Kullanılan malzemelerin güzelliği hayranlık uyandırıcı. Aksesuarlarda çantalar nefes kesici güzellikte. İlk kez LV 'nin timsah derisine bu kadar ağırlık verdiğini görüyorum. Seyahat çantalarının hepsi birbirinden güzel. Ayakkabılar pek ilgimi çekmedi. Marc Jacobs öyle bir koleksiyon sunmuş ki ne tam sevmedim diyebiliyorum ne de çok sevdim.

Ama bir koleksiyon görsel şovla nasıl zengin bir sunuma sahip olabilir derseniz size şu aralar sadece Marc Jacobs'lu Louis Vuitton 'u örnek gösteririm !


Share

8 Mart 2012 Perşembe

MARNI at H&M Davetinin En Şıkını Siz Seçin !

Dün akşamki Marni at H&M daveti benim için tam bir fiyaskoyla sonuçlandı. Günler öncesinden gözüme kestirdiğim ve deli gibi sahip olmayı arzuladığım birkaç parça vardı. O yüzden ne yapıp edip bu davete gitmeliydim. Hatta istediklerimi kapmak ve kasada zafere ulaşmak için sıkı bir SAT eğitiminden bile geçtim diyebilirim :) Ama evdeki hesap çarşıya uymadı. Mutlu mutlu davet yolunu tutarken karşıma önce trafik illeti çıktı. Trafikte twitter'a göz atarken bir de ne göreyim ben daha köprü çıkışındayken kıyafetler 15 dakika içinde bitivermiş bile. Üstelik daha en az yarım saatlik yolum var. Ve tam zamanında eve geri dönmeye karar verip tekrar köprü yoluna girdim. Anlayacağınız H&M maceram arabada başlayıp arabada sona erdi :)

Benim başarısız girişimimden geçelim davetlilere ve kimlerin nasıl göründüğüne. Herkes genel anlamda gayet hoş görünüyor. Belki rüküş değil de olmamış diyebileceğimiz isimler var.



Davette Marni şıklığı sergileyen 4 kişi var. Tuba Ünsal, Ayşe Kucuroğlu, Wilma Elles ve H&M İletişim Müdürü Pelin Atay Kuran.

Tuba Ünsal 'ın ayakkabıları ve LV bel çantası dışında kullandığı parçalar çok hoşuma gitti. Takılar çok yakışmış.

Ayşe Kucuroğlu 'nun o güzeller güzeli ceketin altına seçtiği eteği sevmedim. Ama hamile olmasına rağmen böylesi fit görünmesi çok hoşuma gitti. Kolyeyi nefis taşımış. Bir de makyajını çok beğendim.

Wilma Elles 'in ilk gözüme çarpan çizmeleri oldu. Çizmeler tek başına güzel olmasa da kıyafete verilmek istenen boho tarza iyi hizmet etmiş. Yüzü makyajsızda çok güzel.

Pelin Atay Kuran 'ın kullandığı bluz ve eteği bir arada sevmedim ama genel havası alakasızlığı iyi kaldırmış. Hatta Marni tarzını en iyi yansıtan olmuş diyebilirim.



Gül Saygı yine insanı delirtecek kadar güzel görünüyor. Pembe pileli eteği ve makyajı çok güzel. Ama en çok Valentino bootielerine bayıldım. Beklenmedik şekilde kombinle güzel bir uyum yakalamış.

Begüm Şen her zamanki gibi çok zarif. Ama toplu saçta ısrarlıyım. Hatta saçlarını kestirse ne iyi olur. Birkaç sene evvelki kısa saçlı halini özlüyorum.

Elif Gönlüm 'ün takılarına bayıldım. Şövalye yüzükler Vivienne Westwood, cuff Atelier 55 kolye ise Cem Lokmanhekim 'e ait.

Indhira Taşpınar'ın beyaz gömleğini sevdim.

Eda Taşpınar 'ın kıyafeti fazla yazlık geldi. Hatta Versace for H&M desem daha doğru olur. Birde sanki yüzüne birşeyler yaptırmış gibi :)

Feryal Gülman 'ın üstünde bence gecenin en güzel parçası var. Proenza Schouler 'ın Spring 2012 koleksiyonundan renklerini çok beğendiğim kloş etek..Üstüne deri bir Alexander Wang ceket giyip ayakkabıda Giuseppe Zanotti 'yi seçmiş. Gecede en beğendiğim şıklık Feryal Gülman 'a ait.

Aslı Şen kötü değil ama iyi de değil. Kıyafeti fazla sıradan geldi.

Ve şimdi sıra sizde.. Sizce Marni at H&M davetinin en şıkı kim ? Parmaklar çalışsıın :)




Share

7 Mart 2012 Çarşamba

2 - BU KİME AİT ?

 


Madem Bu Kime Ait ? konulu postlarımı sevdiniz o zaman devam ediyorum.

Sırada yine bir çanta var. Christian Dior 'un Resort 2012 koleksiyonundan çok şık, kullanımı rahat nefis bir çanta. Ayrıca yerli ya da yabancı bu kişinin Bvlgari Serpenti model saatinin güzelliği de gözümden kaçmadı :)

Bakalım bu sefer kimler bulabilecek ?

* Süreniz her zamanki gibi 24 saat. Bol şans :)



CEVAP : BEGÜM ŞEN !

Tebrikler Gamze, lateybirdy, Esra ak, kurnazlı, ZO, niluf2003, Bibu Butik, zgundemir, damla, Esra, Aysegül, Derya, Ayşegül ve 2 adsız :)

Bu arada Ayşegül ve zgundemir 2'de 2 gidiyor.

Galiba bu seferki fazla kolay geldi. Bir dahaki sefere acısını çıkarırım :)



Share

MODANIN ÇILGIN FİYATLARI !

Lüks markaların fiyatlandırma sistemleri bazen çıldırtıcı dozda olabiliyor. Bakın bunlara yeni sezondan birkaç örnek :



Bally Spring 2012. Deri üstüne ayna parçalarından oluşan bluz tam 17 bin 600 TL.



Fausto Puglisi SS12. Satış fiyatı 52 bin TL.



YSL SS12 kaban 30 bin TL.



Giorgio Armani SS12 32 bin 400 TL.



Chanel SS12 organze bluz 36 bin 500 TL.
Chanel 'in reçineden yapılmış içine ancak anahtarınızı koyabileceğiniz istridye çantası 50 bin TL. Zaten koyduğunuz o anahtarı da sittin sene çıkaramazsınız en iyisi davete yanınızda bir çilingir de götürün :)



Alexander McQueen SS12 şifon büstiyer 75 bin 600 TL.
Alexander McQueen şifon dantel etek 3 bin TL.



Calvin Klein SS12 ipek ve tül elbise 18 bin 700 TL.




Louis Vuitton croco kaban. Hazır mısınız ?!! Tam 300 bin TL.
Louis Vuitton elbise 82 bin TL, ipek saten bluz 5 bin 500 TL.
Louis Vuitton tümü aplike elbise 116 bin TL.
Louis Vuitton croco çanta 58 bin 500 TL.



Marc Jacobs F/W 12 payet etek 15 bin TL.

Elbette fiyatlandırmanın içine yaratıcılık, el işçiliği ve markanın değerinide katmamız gerekiyor. Ama fiyatlandırmada en önemli unsurlardan birinin de kullanılan malzeme olduğunu düşünüyorum. Sıradan bir ayna parçasını eklemişin ya da en ucuz malzeme payeti kullanmışın ama markan bilindik ya da en son moda deyip böylesine biliçsizce fiyatlandırmayı da doğru bulmuyorum. Mesela fiyatlandırmada en uçuk marka benim için Balmain 'dir. Şayet 50 bin TL satış fiyatı olan bir Balmain elbise sezon sonu Outnet.Com 'da 6 bin TL 'ye kadar düşüyorsa insanın anında gidip paramı geri verin leeeen deyip mağazayı ateşe veresi geliyor. Chanel gibi zamansız bir marka olsa da alt tarafı reçineden yapılmış uyduruk bir istridye çantaya 50 bin TL veren olursa elbette biz daha çoook bunun gibi örnekler göreceğiz.


Share

6 Mart 2012 Salı

78 - Kim Daha ŞIK ?

 


Son günlerde cemiyetimizin tanınmış simalarının üstünde Antonio Berardi tasarımlarını sıkça görmeye başladık. Bunun en son örneğini Buket Taşdelen de görüyorsunuz. 2011 Pre-Fall Koleksiyonundan çok hoş bir seçim yapmış.

Aynı elbiseyi Roomi Rapace da giymişti. Doğrusu aralarında büyük bir yaş farkı olmasına rağmen elbise Buket Taşdelen 'in vücut hatlarına daha bir yakışmış. Gerçi kendisini fazlasıyla sıska buluyorum ama doğrusu bu elbiseyle çok hoş görünüyor. Saç ve makyajına girmiyorum çünkü girersem biliyorum ki kolay kolay çıkamam. O yüzden sadece elbiseye odaklanıp bu işte kazananın Buket Taşdelen olduğunu söylüyorum.

Roomi Rapace 'a elbise yakışmamış. Hatları kalın kaçmış. Hele yüksek vatkalı omuzlar çok tuhaf görünüyor. Kırmızı Charlotte Olympia ayakkabıları kırmızı bir elbiseyle giymek doğru olmamış. Buket Taşdelen 'in siyah ayakkabı seçimi ise yerinde bir karar. Ayrıca Buket Taşdelen 'in küpeleri hariç kullandığı aksesuarları da hoşuma gitti.




Share

5 Mart 2012 Pazartesi

1 - BU KİME AİT ?

Bundan sonra yeni ve değişik bir konuya başlıyorum. BU KİME AİT ? Sizlere küçük bir detayla resimdekinin kim olduğunu soruyorum. Bu bir çanta, ayakkabı ya da mücevher olabilir. Bunu birkaç sene önce PopSugar yapardı ve çok hoşuma giderdi :)



Hem modanın ucundan tutacağız hem de biraz olsun eğlenceli bir vakit geçireceğiz diye umuyorum.

Cevapları şıklı yapmaktansa tamamen sizlere bırakmayı tercih ettim. Ve süreniz postun yayınlandığı saatten itibaren 24 saat.

İlk sorum Chanel Paillette Bag. Sizce bu Chanel çanta hangi yerli/yabancı tanınmış simaya ait ?

Bakalım kim ya da kimler doğru cevabı bulacak :)

* Tüm resmi süreniz bittikten sonra yine bu postun içinde bulacaksınız.



CEVAP : HEVES EKİNCİ !
Tebrikler Merve, Ayşegül ve zgundemir :)


Gelen yorumlar ve düşünceler o kadar çeşitliki her birine bayıldım :) Heves Ekinci 60 yaş üstü bir hanım olsa da ellerinin güzelliği epey dikkat çekici. Siyah İspanyol etek balo elbisesi epey şaşalı. Zaten İtalyan Konsolosluğu'nda düzenlenen bir baloya giymiş. Bu elbiseye kullandığı Chanel payet çantayı sizler gibi bende sevmedim. Ama bir bütün olarak o ışıltı arasında çok da sakil durmamış. Sadece yaşına göre fazla genç bir seçim olmuş.


Share

461 - KİM NE GİYMİŞ ? - Beliz Sarıyer

 



Beliz Sarıyer 'in naif havasını ve kendine has tarzını ne kadar beğendiğimi biliyorsunuzdur. Geçtiğimiz hafta yine çok hoştu.



Givenchy 'nin Fall 2011 koleksiyonundan deri ceketi, yine Givenchy 2011 Fall 'dan bluzu, siyah eteği ve YSL stilettoları ile hem modanın nabzını tutuyor hem de üstünde hiçbir parça emanetmiş gibi durmuyor. Ceketin birebir örneği defilede sunulmamış. Ama dokusundan, yaka şeridinden ve kesiminden bir Givenchy olduğu bariz ortada.

Stil sahibi görünmeyi bu şekilde bağırmadan ve bağırtmadan uygulayanların havası da bambaşka oluyor !

Eşi Derin Sarıyer 'le hem fiziksel hem de tarz olarak çok yakışmaları da işin bir başka güzelliği..


Share

L'Odyssée de CARTIER


Her şey Paris'teki Grand Palais'de başlıyor. Pırlantalardan oluşmuş panter silkiniyor, üstündeki taşlardan kurtulup Rusya'dan başlayıp Çin'de devam eden ve Hindistan'da son bulan bir yolculuğa çıkıyor. Panterin yolculuğu, yine Paris'te, Cartier kadını ruhunu temsil eden Shalom Harlow 'la karşılaşmasıyla son buluyor..



165 yıllık tarih, kısa film tadında epik bir şekilde anlatılıyor. Bu tarz çok klip seyrettim ama böylesine ilk kez şahit oluyorum. Ekranı büyütün, müziği açın ve bu eşsiz maceraya siz de katılın !

Ayrıca Cartier Türkiye 'nin yüzü olarak Tuba Ünsal seçilmiş. Narin yüz hatlarıyla yine her zaman ki gibi en iyi resmi vereceğine hiç şüphem yok. Ama Shalom Harlow gibi bir panterin vahsi ve insanın içine işleyen bakışlarını, havasını yansıtabilirmi işte ondan biraz şüpheliyim. Tuba Ünsal 'lı görselleri merakla bekliyorum.

* Hürriyet Pazar Eki Cartier 'nin Türkiye ve Yunanistan Genel Müdürü Alessandro Patti ile güzel bir röportaj yapmış. Meraklıları BURAYA alayım.


Share

2 Mart 2012 Cuma

460 - KİM NE GİYMİŞ ? - Ronit Gülcan

 



Ronit Gülcan 'ın üstünde gotik tarzın en iyi tasarımcılarından Gareth Pugh F/W 2011 koleksiyonundan geometrik zırh bir ceket görüyorsunuz.

İlk kez tanınmış bir simamızın üstünde Gareth Pugh 'un şişirilmiş PVC ile tasarladığı ceketlerinden birini görmek çok hoşuma gitti. Bu açıdan Ronit Gülcan 'a koca bir alkış. Ama ne yazık ki bu ceketi ispanyol paça jean üstüne yakıştırdığımı söyleyemiyeceğim. Bana ceketin kendine has karanlık gotik havasından çıkmış gibi geldi ki hoşuma gitmedi. Boğazına kadar kapatmasınıda sevmedim. Ceket zaten fazlasıyla kalıp gibi duran cinsten. Şayet bu ceketi ben giyiyor olsaydım, ya siyah midi drape ya da twist model bir etekle eşleştirirdim. Ceketin içine yine siyah renkli t-shirt giyip önünü açık bırakırdım.



Bu arada söylemeden geçemiyeceğim bir detay var. Geçtiğimiz aylarda Amerikan Hastanesi 'nde ilk kez Ronit Gülcan 'ı kendi gözlerimle gördüm. Anladımki bazı insanların güzellikleri kameralara yeteri kadar geçemiyor. Çok güzel bir kadın. Bu resimde bacakları kalın bile çıkmış ama gerçekte ipincecik kusursuz bir fiziği var. Konuşması havası müthiş zarif. Kadıncağızı nasıl öküz gibi milimetrik süzdüğümü siz düşünün artık :)


Share

1 Mart 2012 Perşembe

INSTYLE 'da Bir Afet !!

 



Aylık dergileri okudukça içlerinden kayda değer tüm editoryelleri elimden geldiğince sizlerle paylaşmaya devam ediyorum. Biliyorum ki yurt dışından takip edenim çok. Mesela dünden beri InStyle Mart sayısında Berrak Tüzünataç 'ın resimlerini isteyen tonlarca mail geldi. Hemencecik isteğinizi yerine getiriyorum :) Hem de büyük bir zevkle !! Hatta Berrak Tüzünataç münkün olsa da her ay her hafta bir dergide çıksın bende konu edeyim.

Bu nasıl bir güzelliktir Allah'ım ? Dünden beri bakmaya doyamıyorum. Sadece güzel değil çok başka etkileyici bir havası var bu kadının. Kıyafetleri taşıyışı, bakışı, endamı herşey kusursuz. Sanırım memleketimde güzel, doğal, ve seksi kadın betimlemesine en yakışan isim.

Fotoğraflar Ayten Alpün 'e ait. Styling ise Nazlı Kayran. Fotoğraflarda Stephanie Seymour ve Isabeli Fontana karışımı bir hava görüyorum. Styling anlamında en beğendiğim Closh marka dantel üstle Özgür Masur imzalı dantel etek oldu. En yakışan ise şampanya renkli omuzları açık dantel görünümlü ipek Thomas Wylde elbise. Jerry Stolwijk imzalı saç ve makyaj çok yakışmış.

Amaaan Pelin fazla abartıyorsun derseniz o zaman sizi çekim videosuna davet ediyorum. Eminim bu videoyu seyrettikten sonra az bile söylemişin diyeceksiniz :)



Share
Related Posts with Thumbnails