30 Temmuz 2010 Cuma

TEKNE KÜLTÜRÜ

 
Tekne kültürünü herkesin bilmesini beklemek doğru olmaz. Ama eğer bir divaysanız ve adınız Jennifer Lopez ise bilmemek ayıp oluyor.

Yat/Tekne kurallarından en önemlilerinden biri; Tekneye asla ve asla ayakkabı ile girilmez. Tıpkı Madonna'nın yaptığı gibi çıplak ayakla girilir. Daha sonrada teknede giyilmesi uygun ayakkabılarla devam edilir. 10-12 pontluk ayakkabılar giyilmez. Kim olursanız olun bu uyulması gereken bir kuraldır. Aksi taktirde görgüsüz görünmeniz işten bile değil.

Hazır konu teknelerden açılmışken en iyisi belli başlı kurallarını sizlerle paylaşayım. Malum yaz ayındayız. GEZENBİLİR.COM 'un listesi gayet aydınlatıcı..

1. Tuvaletine asla kağıt peçete yada vs . atılmaz
2. Tekneye ayakkabı ile binilmez
2. Asla bilmediğiniz bir sigortaya yada düğmeye basılmaz
3. Kendi kafanıza göre halatlar yada eşyalarla oynamayın
4. İskeleye yada bir yere yanaşılırken ayak altından çekilin...
5. Dolap kapakları vs gibi şeylerin kilitlerini mutlaka geri kapayın
6. Kendiniz bir lumboz açtıysanız (pencere) kapayın seyir esnasında su alabilir kimse sizi takip etmek zorunda değil
7. Teknede yüksek voltaj çeken şeyleri çalıştırmadan önce sorun !
8. Mutlaka minimum ışık kullanımı ve elektrik kullanımı unutmayın aküler denizde herşeydir...
9. Teknenin donanımı konusunda bilgi sahibi olun.
10. Suyu idareli kullanın çünkü sınırlı !
11. Nereden ne aldıysanız mutlaka yerine koyun mümkün oldukça az dağıtın
12. Tekneye valizle gidilmez 1 hafta kalacaksanızda mümkün olan en az eşya ile gidin...
13. Öğle saatinde tikler ve tekne çok ısınır basarken dikkat sonra seke seke koşuşturursunuz...
14. Kumanya (yemek alışverişi) tekne sahibi tarafından zevkine göre yapılır sevdiğiniz şeyleri alın (bozulmayacak ikram edin)
15. Tekne sahibine hediye götürün eli boş gidilmez...
16. Teknelerde yaralanmalara çok dikkat edin...
17. Dışarıda yatacaksanız mutlaka üstünüzde branda yada siperlik olsun sabaha karşı inanılmaz rutubet ve çiğ olur sırılsıklam uyanırsınız
18. Tekne kıçtan kara bağlıysa güneşin doğacağı yönü iyi belirleyip dışarıda yerseçiminizi ona göre yapın yoksa çok erken uyanırsınız ...
19. Teknede yürürken çıkıntılara vidalara vs. Dikkat edin çok kötü keser
20. Teknenin iç kısımlarında kamarada tuvalette sigara puro vs içilmez çok büyük terbiyesizliktir heryer kumaş yada kaplama olduğundan kokusu çıkmaz .
21. Yemek meşrubat vs çok çok dikkat bişey döküldümü hemen silinir çünkü tikler döküleni emer ve lekesi çıkmaz !
22. Mümkünse sigara içmeyin içeceksenizde çok dikkatli olun külü sigara tam söndümü vs. sigara yüzünden çok tekne yandı !
23. Denize sakın bişey atmayın o attığınız şey döner dolaşır sizi bulur ...

İyi seyirler..

TEŞEKKÜRLER ONUR BAŞTÜRK :)

 
Bu aralar teşekkür ede ede bir hal oldum :) İşte bir tane daha !

Tarkan'ın albüm kapağını David Beckham'ın resmine benzettiğim haberim bugünkü Hürriyet'in Kelebek ekinde Onur Baştürk'ün köşesinde. Hemde kaynak belirtilmiş olarak. İşte ilkeli bir gazeteci. Teşekkürler Onur Baştürk !

YİNE OLMAMIŞ !

 
Gülben Ergen'in ilk faciasının yankıları geçmemişken bu sefer başka bombalarla karşımızda.

Son konserinde Tuvana Büyükçınar imzalı iki kıyafet giymiş. Maksi kıyafette feci bir Çağla Şikel havası var. Bu tarz fırfırlı kabarık etekler işli ve pırıltılı üstler daha çok genç yaşlara yakışacak bir tarz. Tuvana boşuna Sinem Kobal'la çalışmıyor. Küçük Sırlar'da ki Su'nun tüm kıyafetleri Tuvana'ya ait. Mesela Ebru Akel'de çoğunlukla Tuvana Büyükçınar giyer ama bu tarzlardan kaçınmasını pekala bilir.

Diğer kıyafet ise Balmain tadında sezonun her modası apar topar eklenmiş gibi. Rihanna havasının yakalanmak istendiği çok belli. Parlak kumaş, uzay çağı omuzlar, Lanvin'in 2 sezon öncesi uzun kolyeleri ve yeşil florasan ojeler. Ayakkabısını göremedim. Eğer Tuvana karışmayıp kendisi giymişse facia olduğuna eminim.

Acımasızca eleştiriyorum çünkü güzel giyinmesini istiyorum. Gülben'e böyle allı pullu şeyler yerine klasik çizgili bacak yırtmaçlı kıyafetler çok yakışır. Bıraksın artık şu cicili bicili genç kız havalarını.

Sahnede zarif bir seksepaliteye sahip Gülben görmek dileğiyle.

Kaynak : Gecce.Com

IFW 2010 PROGRAMI BELLİ OLDU

 

Moda kokulu yoğunmu yoğun bir program biz modaseverleri bekliyor. !!
Kaynak : STYLEBOOM

28 Temmuz 2010 Çarşamba

ACABA ?!!

 

Bayılırızya dedektifçiliğe :) Biri Tarkan'ın özlemle beklenen son albüm kapağı diğeri ise David Beckham'in ensesindeki dövmenin çekilen ilk fotoğrafı. Zamanında İngiliz medyasında epey ses getiren bir görüntü olmuştu.

Yıllık Beckham dozumu 1 haftada aldım, şiştim ve daraldım :)

TEŞEKKÜRLER VOGUE ve VİCTORİA !!

 
Cumartesi günü alışveriş yapmak için Migros'a giriyorum ve paat diye kapağında Victoria Beckham olan Vogue Türkiye ile karşılaşıyorum. Facebook sayfasında derginin çıkacağını ilan etmişlerdi ama genelde hangi gün çıkacağını önceden ilan ederlerdi. Bu kez süpriz oldu. Türk kahvemi yapıyorum ve sevgili Vogue'umla kutsal aşk saatlerime başlıyorum. Okumam bitincede Victoria Beckham'lı kapağı scan edip bloguma Vogue'a teşekkür yazımı yazıyorum. Nede olsa Vogue Türkiye'nin dünya çapında ses getireceği ilk sayı olacaktı.

Aradan bir süre geçiyor. iPhone'uma deli gibi mailler yağmaya başlıyor. Dünyanın her yerinden Victoria fanları diğer resimleride scan etmem için ricada bulunuyor. Vogue Türkiye ise belli ki tatlı bir haftasonu yaşıyor. Zira bu kadar önemli bir kapak sonrası Facebook sayfasıda resmi siteside hala yenilenmiyor. İş başa düştü diyorum ve diğer resimleride scan ediyorum.

Victoria resimleri moda blogları ve forumlardada yayınlandıktan sonra benim scanlerim birden bire bütün magazin sitelerinin haberlerinde baş rol oynamaya başlıyor. Resimleri etiketlediğim için hangisinin benimki olduğu rahatlıkla anlaşılıyor. İş o kadar enteresan bir hal alıyor ki Vogue İtalya bile haberinde benim resimlerimi kullanıyor. :))

Bir anda tuhaf bir şöhret yaşıyordum :) Benim scan ettiğim tüm resimler dünya basınındaydı !!

Peki Vogue Türkiye ? Pazartesi günü sitesini yenileyen Vogue Türkiye bu curcunaya 2 gün geç başlamış oluyor. Onur Baştürk Hürriyet'de ki köşesinde Ağustos kapağında Victoria Beckham olacağını haftalar önce duyurmuştu. Dolayısıyla Victoria fanları ve moda forumları alert durumdaydı. Vogue Türkiye'nin mini tatili sayesinde bende tuhafmı tuhaf eğlencelimi eğlenceli bir celebrity oluveriyorum :)

Bugün benim scanleri kimlerin yayınladığına bir bakayım dedim..Buyrun bunlardan bazıları.. Victoria Beckham + Vogue Turkey'in google sayısı 998 bin olunca bunlar sadece uzuuuuun bir kumsalda bir avuç kum olsa gerek !

Szi seviyorum Vogue ve Victoria ! (Bir daha Victoria'ya laf eden karşısında beni bulacak benden söylemesi :))

OLDUMU AMA ŞİMDİ ??!!

 
Sıkı bir Gülben'ciyimdir. Severim kendisini çok. Dolayısıyla bu zevksizliğe tepkisiz kalamam !

Sen kalk yeni bir imaj yap ve yıllardır aynı olan saç rengini değiştir..Yukarıdaki gibi süper ötesi pozları ver..Sonrada yeni imajınla ilk konserinde böylesine rüküş olmayı becer..Yani ben ne diyeyim ki bu felaket ötesi kıyafete..Hele o çizmeler ?!! Şiddetle bu bir kazaydı demek istiyorum !

27 Temmuz 2010 Salı

CHLOE 2011 Sonbahar-Kış AKSESUAR

 

Chloé'nin aksesuar kataloğundan seçmeler..Şu mor olan feci bir parça.

26 Temmuz 2010 Pazartesi

BAYILDIMMM !

 
Konumuz gelinler ve gelinlikler. Gelinler Gökhan Özen ile evlenen Selen Sevigen ve Derin Sarıyer ile evlenen Beliz Köprülü.

İki gelinlikte de farklı tatlar farklı dokunuşlar var. Biri ailemizin cici kızı diğeri ise şirin bir asikar. Selen Sevigen'in Tuvana Büyükçınar imzalı gelinliğindeki katların kalça hizasında başlaması boyunu ciddi anlamda uzun göstermiş. Kalın kemer, straples dekolte, buket, saçlar, duvak her şey tam anlamıyla dört dörtlük.

Beliz Köprülü ise sıradışı stiliyle yine çok şirin. Chloé marka bir elbiseyi gelinlik olarak kullanmış. Katia Kiracı imzalı şapkası kıyafetle şahane bir bütünlük yakalamış. Doğal makyajı ve günlük saçlarıyla vermek istenilen efortless hava tam dozunda yaratılmış. Alta giyilen spor ayakkabılar bazılarınıza korkunç gelebilir. Ama bu tarzdaki bir kullanıma bence cuk oturmuş.

Güzel bir gelin olmak için ne allı pullu olmaya ne de ayaklı bir avize gibi parlamaya gerek var. Yeter ki vücut yapınıza ve tarzınıza uyan doğru bir seçim yapın.

25 Temmuz 2010 Pazar

DEJA VU

 
Eğer bir Hervé Leger giymişseniz şöhretli bir isimle pişti olmamanız neredeyse imkansızdır. Çünkü Hervé Leger ünlüler tarafından en çok tercih edilen markadır.

Feryal Gülman için artık pişti kraliçesinden ziyade pişti meraklısı diyeceğim. Çünkü özellikle pişti olsun diye uğraş verdiği aşikar. Bu seferde Cheryl Cole ile piştileşmişler.

Yine etek boyunda oynama olmuş. Eminim terzisi sadece etek kısaltmadan Türkiye'nin sayılı zenginleri arasına girmiştir :)

Kaynak : Sabah/Günaydın

24 Temmuz 2010 Cumartesi

İŞTE BENİM VOGUE'M!!

 

Nihayet kapakta uluslararası bir şöhret. Türk modacıların koleksiyonuyla birbirinden güzel resimler..Her ne kadar her zaman kapakta mankenlerin olmasını istesemde söz konusu benim Vogue'm olunca iş değişiyormuş :)) Çünkü bu kapak ve bu resimler tüm moda forumlarında yer alacak, tartışılacak, beğenilecek yada beğenilmeyecek. Ama sonunda kazanan hep Türk Vogue'u olacak. Teşekkürler !


UPDATE : Resimlerin kalitelisi diye sabahtan beri mail bombardımanı altındayım. :)


21 Temmuz 2010 Çarşamba

ALAÇATI ZAMANI !!!

 
Alaçatı'dan sevgiler ve yaz kokulu mis gibi öpücükler :) En kısa zamanda görüşmek üzere !

19 Temmuz 2010 Pazartesi

SEZONUN ELBİSESİ !

 
Ağustos ayının 3 büyük dergi kapağını Miu Miu elbise süslüyor. Böylelikle sezonun ilk gözdeside belli oldu.

Acaba bu elbiseyi bizde ilk kimmi giyer ? Feryal Gülman diye iddaya bile girebilirim. :)

HADİ ŞIMARMAYA !!

 
Yurtdışında gördüğüm ve ne zaman bizede gelir diye hayıflandığım Nail Spa konsepti nihayet Türkiye'de!

Tabi vakit kaybetmeden hemen randevu aldım. Misk Nail Spa, 100% hijyenden değişik manikür-pedikür servislerine, dünyadaki en son tırnak trendleri ve moda ojelerden, rahatlamanız ve şımarmanız için gerekli herşeyin en ince detayına kadar düşünüldüğü farklı, yerli, özgün ve butik bir el-ayak bakım salonu.

Sahibi Ceren Ergün son derece sıcak ve işine hakim biri. Ojemden masaja kadar her konuda hem bilgi verdi hemde yönlendirdi. Çalışan ekip aynı şekilde kendinizi rahat hissetmeniz için ellerinden geleni yapıyor.

O kadar fazla şımarma olanakları var ki hangisini seçeceğinizi şaşırıyorsunuz. Ben Orman meyveli Manikür ve Pedikürü seçtim. Essie marka ojelerin o capcanlı renklerinden kullanmayı çok istesemde en sonunda Pastel'in 79 numarasında karar kıldım.

Hiç vakit kaybetmeyin ve hemen Misk Nail'e gidin. Sonrada bana iyiki tavsiye ettin diye teşekkür mailleri gönderin :)

Misk Nail Spa
Bağdat cd.No:348/A D:3
Erenköy İstanbul
216 385 6475
www.misknailspa.com
misk@misknailspa.com

18 Temmuz 2010 Pazar

NAFTALİN KOKAN BİR PİŞTİ

 
Sabah gazetesinden Bülent Cankurt bugünkü köşesinde öve öve bitirememiş Nevbahar Koç'un bu kıyafetini. Haklıdır. Ne de olsa hanımefendi istikrarlı rüküşlerden olduğu için düzgün bir kıyafetle görünce bu fırsatı kaçırmımayım demiş olmalı :)

Nevbahar Koç'un kıyafeti Donna Karan'ın 2008 Resort serisinden. Ve Victoria Beckham tarafından 2008 yılının şubat ayında giyildi.

Hani 2.5 sene önceki koleksiyonu giymeye değer bir kıyafetde değil. Ne işçilik ne de sıradışı bir özelliği var.

Nevbahar Koç'un bu kıyafeti yeni almış olmasıda imkansız. Ya çok evvelden aldı ama giymesi bir türlü nasip olmadı ya da bir kıyafeti tekrar tekrar giyen gerçek tutumlulardan.

Kaynak : Sabah/Günaydın

16 Temmuz 2010 Cuma

AŞKI GÜZELLEŞTİREN ÇİFTLERİMDEN BİRİ DAHA EVLENDİ !

 

Monica Belluci/Vincent Cassel
Anna Mouglalis/Samuel Benchetrit
Dita Von Teese/Kont Louis Marie de Castelbajac
Kate Bosworth/Alexander Skarsgard
Penelope Cruz/Javier Bardem


Bunlar benim favori çiftlerim. Aşkın yakıştığı ve aşkı olanca gücüyle çirkinleştirmeye çalışanlara karşı panzehirlerim.

Ve bu çiftlerimden biri beklendiği gibi ilişkilerini evlilikle taçlandırdı. Kan kanı çeker misali Hollywood'da birbirini bulan 2 muhteşem İspanyol. İkiside güzel ikiside yetenekli ikiside Oscarlı. Javier Bardem ve Penelope Cruz. Bence birşey yazmak bile gereksiz. Tek bir resim bile hissettiklerini anlamaya yeterli. Çünkü onlar çeneleri yerine canlandırdıkları karakterleri konuşturan ve kalplerini açanlardan. Tebrikler Bardem çifti !!

Bunların acilen bebek yapması gerekiyor. Nasıl bir karışım olur merak ediyorum doğrusu :)

15 Temmuz 2010 Perşembe

İSTANBUL'DAN SESSİZ SEDASIZ GEÇEN BİR IKON !

 
Müthiş bir kadın Daphne Guinness. Tam adı Daphne Suzannah Diana Joan Guinness. Meşhur Guinness içeceklerinin varisi. 3. Baron Moyne'nin kızı. Jet sosyetenin en tanınan ve moda ikonu olarak görünen nadir isimlerinden. Soylu bir aileye ve soyada sahip. Tam bir moda delisi. Seçimlerinde son derece cesur. Gündelik hayatta bile haute couture parçaları müthiş bir ustalıkla kullanıyor. Her kıyafetini mutlaka değerli bir mücevherle süslüyor. Beyaz saçlarındaki siyah perçemi artık onunla özdeşleşmiş en tanınan özelliği.Para parayı çeker misali tek evliliğini 19 yaşındayken mülti milyarder Yunanlı armatör Stavros Niarchos'un oğlu Spyros Niarchos ile yaptı. 3 çocuk annesi. Modanın Marisa Theresa'sı. Yeni yeteneklere kol kanat germesiyle tanınır. Bir diğer moda ikonu yakın arkadaşı Isabella Blow'un gardrobundaki tüm değerli parçaları Christies'de düzenlenen açık artırmayla satın aldı. NARS'ın yüzü. Alexander McQueen'in hem en yakın dostu hemde ilham kaynağıydı. Tom Ford kendisi için 'yaşayan en zevkli kişi' demiştir.

İşte bu müthiş kadın İstancool organizasyonuyla geçen hafta İstanbul'daydı. Yakın dostu şapkaların prensi Philip Treacy ile İstanbul'un birçok yerini ziyaret etmişler. İstancool'un böylesine başarılı ve cool isimleri ağırlamış olması çok hoş. Umarım Vogue Ağustos'da kendisiyle şahane bir röpörtaj yapılmıştır.

13 Temmuz 2010 Salı

ARTIK ZAMAN GOSSIP GIRL ZAMANI !

Gossip Girl ilk yayınlandığı zamanlarda yeni yetmelerin aşırı doz yemiş kıyafetleri bana son derece itici geliyordu. Ne de olsa ben bir Sex and The City kadınıyım. Kim takar Gossip kızlarını ! Ama roller zamanla değişti. Artık aşırı dozlu olan Sex and The City filmleri oluverdi. Carrie'nin hala 18likler gibi giyinmesi rahatsız edici boyutlara ulaşmışken birden Gossip Girl'ün Paris'te ki yeni sezon çekimlerine rastlayıverdim. Ve işte benim yeni SATC'im dedim !!! Gossip Girl'ün stylingi son derece güzel, değişik ve şık.

Blaire'in yeşil renkli şort takımı Oscar de la Renta.

Paris'de ha Chanel'e uğramamışın ha Eiffel'e çıkmamışın. Bir farkı yok !

Avenue Montaigne'de Harry Winston'ın önünde çekilen bir sahne. Serena'nın mavi yüksek belli pantalonu ve payet ceketi über şık. Saçlar ve Brian Atwood imzalı pumplar sarhoş edici :) Aynı sahnede Blair'in yine Oscar de la Renta imzalı kırmızı kıyafeti çok yakışmış. Altına giyilen pembe saten ayakkabı ne kadarda doğru bir renk !

Serena'nın somon renkli pantalonuda çok hoş. Bu tarz kıyafetlerde Blake Lively son derece başarılı. Aynı sahnede Blair yine bir başka Oscar de la Renta kıyafetle. Bu seferki inanılmaz güzel bir elbise. Bayıldım !

Blaire'in Chanel kombinasyonu çok cici. Özellikle ayakkabılar can alıcı.

Serena'nın giydiği George Chakra imzalı kafes kesimli kıyafeti rüyalarıma girecek kadar beğendim !! Blaire'in kiraz desenli üst ve etek takımı Moschino imzalı. Kendisine çok yakışmış.

Yine Serena'nın yeşil kıyafeti klasik bir yaz seçimi. Ama tabi keşke herkese bu kadar yakışabilse :)

Umarım Gossip Girl'ün bu şahane tarzı sadece Paris çekimleriyle kalmaz ve tüm sezon devam eder.

12 Temmuz 2010 Pazartesi

VALENTİNO'YA YAKIŞIR BİR PARTİ !

 

* Resmi büyütmek için üstünü tıklayın

Geçtiğimiz hafta Paris Moda Haftası süresince Valentino Garavani muhteşem sığınağı Château de Wideville'de kişisel arşivinin açılışı şerefine muhteşem bir parti verdi. Gwyneth Paltrow, Jessica Alba, Claire Danes, Elizabeth Hurley, Anna Wintour, Marc Jacobs, Christian Louboutin, Natalia Vodianova, Jane Fonda, Blake Lively, Leighton Meester, Jane Fonda, Dasha Zhukova ve Olivia Palermo partinin konuklarındandı. Konukların çoğunun Valentino giymiş olmasıda ev sahibine yapılan kibar bir jest.

10 Temmuz 2010 Cumartesi

LÜTFEN EMEĞE SAYGI !!

 
5 Temmuz Pazartesi tarihli haberim ve kaynak gösterilmeden yapılan 8 Temmuz Perşembe Posta gazetesi haberi..Ustalarda böyle yaparsa vay halimize :(

VALENTINOseverler !

 
Jessica Alba ile Claire Danes 2010 Paris Haute Couture'ün Amerikan gülleri. Her davette ve defilede yapışık ikiz gibiler.

Natalia Vodianova'nın güzelliği insanı şapşal edebilir. Elizabeth Hurley güzel ve seksi bir kadın. Ama moda konusunda son derece sıkıcı. Hep aynı renk aynı tarz. Birgün kendisininde yeter beeee diyeceğini ümit ediyorum.

İtalyan Vogue'un kraliçesi Franca Sozzani ve Fransız Vogue'un kraliçesi Carine Roitfeld. Ne muhteşem bir ikili.

YENİ ZAMANE VALENTİNO ! - Paris Moda Haftası

 
Maestronun gidişi dahada belli oluyor. Artık Valentino o bildiğimiz klasik çizgisinden çok farklı bir yolda yürüyor. Her ne kadar markalaşmış fiyongu ve Valentino kırmızısına yer verilmiş olsada çizgilerdeki modernizm ve yalınlık Valentino'nun ruhundan çok uzak.

Valentino'nun bilindik aksesuar zengini ve ışıltılı döpiyesleri artık yok. Alacalı kumaşlar yerine dümdüz ve sade renkler kullanılmış. Valentino her zaman her yaştan kadına hitap ederdi. Artık yüzünü daha çok -30lara dönmüş. +50 yaşın bile rahatlıkla kullanacağı parçalar çok az. Marka baştan aşağı yenilik içinde. Ama benim bu modernize edilmiş Valentino'yu sevmem biraz zaman alacak. Kişisel Notum : 6

9 Temmuz 2010 Cuma

MUHTEŞEM SAAB !! - Paris Moda Haftası

 
Elie Saab benim gözümde artık gerçek bir haute couture ustasıdır. Koleksiyon her parçasıyla ben ustaların ustası olma yolundayım der gibi. Son koleksiyonundaki sert renkler can alıcı. Kırmızının en kırmızısını olabilecek en güzel şekilde kulanarak Valentino'dan rol çalıyor.. Duman rengi ve bejlerde olağanüstü. Her bir kıyafet hemen giyipde Oscar'a gidecek kadar yeterli. Avrupalı aristokratların en favori markası boşuna Elie Saab değil. Gerçektende her birinde insan kendini prenses gibi hisseder. Kişisel Notum : 9


DİTA SHOW - Paris Moda Haftası

 
Jean Paul Gaultier gibi bir usta ne olursa olsun böyle bir hata yapmamalıydı. La Perla markası ile yaptığı anlaşma yüzünden defilesinde Dita Von Teese podyuma çıktı. Ve bu yüzdende tüm koleksiyon arka plana itildi. Koleksiyon baştan aşağı YSL'nin eski dönemlerini hatırlattı hatırlatmasına ama akılda kalan sadece Dita'nın striptiz yaparak soyunması kaldı. Bir haute couture defilesine yakışmayan bir çalışma. Kişisel Notum : 5

8 Temmuz 2010 Perşembe

CHANELseverler !

 
Jessica Alba'nın Dior havasına henüz alışamamışken şimdide Chanel kızı oluvermiş !?? Alba yakında bir bomba patlatacak herhalde.

Natalia Vodianova'ya belli ki önemli biri sana nemli görünümlü saçlar çok yakışıyor demiş. Halbuki hiçde yakışmıyor. Sevmem böyle sevişme sonrası duş almışda gelmiş havaları ! Ama koca fiyonklu Louis Vuitton ayakkabıları için her an ölebilirim :)

Leighton Meester'a çok üzüldüm. Bu havada bu kadar kasvetli, kapalı ve baştan aşağı deri bir kıyafet. O kadar zorlamaki. Rahatsız olduğu her halinden belli oluyor.

Leighton'ın aksine rol arkadaşı Blake Lively şahane. Mevsimine göre çiçekli tiril tiril bir yaz ebisesiyle. Hemde son derece şık olanından.

Ana kraliçe Wintour her zamanki klasik görünümünde. Eminim bir oda dolusu Chanel kıyafeti vardır. Hepside sanki özellikle bu kadın için yapılmış. Wintour demek benim için tam bir Chanel kadını demek. Ben Chanel'in başında olsam kendisine astronomik bir teklifte bulunurdum. Ya hep Chanel giyeceksin diye kendime ayırırdım ya da markanın yüzü yapardım.

Milla Jovovich şirin bir Chanel kıyafetle. Kendisinden daha hoş bir seçim beklerdim.

Ve nihayet benim bayıldığım Lou Dillon. Buram buram stil kokan bir Fransız kadını. İnsanın annesi Jane Birkin olunca genlerinin stil kokmaması imkansız.

CHANEL UÇMUŞ !!

 
Tek kelimeyle MUH-TE-ŞEEEMMM !!! Chanel nihayet uzun zamandır özlemle beklediğim zengin bir koleksiyonla. Son zamanlarda uyguladığı tek renk yada tek konsepten kendini kurtarmış. Kumaşlardaki zengin doku ve renklerin çeşitliliği insanı mest ediyor.

İnsanın gözünü tırmalayan tek şey 80ler kokan kıro ötesi çizmeler. Ben bunları en son Sevtap Parman filmlerinde görmüştüm. Parlak oldukları yetmezmiş gibi birde desenliler. Karl belkide kıyafetlerim o kadar iyiki bunlarla bile güzel görünebiliyorlar demek istedi. Yani başka bir izihatı gelemiyor aklıma :)

Koleksiyonda her dönemden kadını görebilirsiniz. Bolşevik kadını döneminden ortaçağ kadınına kadar tüm dönemlerden leziz bir harman yapmış Kaiser.

Enginar tasarımlı elbise adeta bir mücevher gibi. Armani Privé'de olduğu gibi Chanel'de bakır ve tonlarıyla çalışmış. Özellikle altın rengi altın çağını yaşıyor.

Bu koleksiyonu beğenmedim adeta bayıldım. Her bir parçası bir sanat eseri. Kişisel Notum : 10

ARMANIseverler !

 
Armani Privé defilesine yine birbirinden ünlü isimler konuktu. Roitfeld'lerde tam manasıyla kızına bak anasını al durumları..Carine'de ki zarif seksapellik ne yazıkki kızı Julia'da yok. Gri ve beji şahane kombinlemiş.

Olivia Palermo'nun naturel makyajı dikkat çekici. Sade çizgilerdeki kıyafetiylede sanki bambaşka biri gibi. Bu Olivia'yı tuttum !

Claire Danes benim için hiçbir stili olmayan ve bu defilede ne işi olduğunu bile anlamadığım isimlerden biri.

Ve muhteşem Daphne Guinness ! Bu kadın çuval giyse bile iki hareketle Marie Antoinette gibi görünebilme becerisine sahip. Her zamanki gibi gayet iddialı ve buram buram stil kokan bir Guinness !

ARMANI PRİVE - Paris Moda Haftası

 
Armani Privé geçen sezonun gümüş ve beyazından kahve ve bakır tonlarına geçiş yapmış. Yeni sezonda altın dokunuşlu kahve ve bakır en favori renklerden olacak. Koleksiyonun her bir parçası romantizm ve zerafet kokuyor. Armani'nin uzun zamandır en çok beğendiğim çalışması oldu. Kişisel Notum : 9

LinkWithin

Related Posts with Thumbnails