26 Temmuz 2011 Salı

BİR DİLEK TUTTUM !

Bir kaç hafta evvel okuyucularımdan aynı gün içerisinde düzinelerce mail geldi. Hepsinde de aşağı yukarı aynı soru : Pelin neden kitap yazdığını bizlerden gizliyorsun ? Efendim ?! Ne kitabı ?! Baktım bir kitabın kapak resmi. Kapakta yıllardır profil resmim olarak kullandığım ayakkabı ve yanında bir şarap kadehi !!? İsmi Bir Dilek Tut. Yazarı Hacer Yeni.



Daha şaşkınlığım bitmeden aynı gün Hacer Yeni 'den Bana adresini ver kitabımı göndereceğim diyen samimi bir mail.

Kapak resminin taslağını gördüğünde o da benim gibi çok şaşırmış. Bu güzel rastlantı sayesinde sıcacık bir sohbet başladı aramızda.

En nihayet kitabı matbaadan çıktı, benim için imzaladı ve hemen ertesi günü adresime yolladı. Ah o paketi açışımı görecektiniz.. :)

Kadınlar üçe ayrılır : Özenli yalnızlar, çabasız yalnızlar ve de yalnız olmayanlar..

Ve elimin altında 4 kadın. Hepsi birbirinden farklı ama bir o kadar aynı. Yalnız kadınlar bunlar. İç dünyalarıyla hesaplaşmayı bilen bilinçli kadınlar. Klasik aşk acısı çekmiş çeken ve çekecek kadınlar. Malum bundan kurtuluşumuz yok. Biz bu acılarımız sayesinde daha da güçleniyoruz aslında. Teşekkürler erkekler. İyi ki varsınız demek geliyor insanın içinden. Bazen de bir defolup gitseniz de kendimizle yalnız kalmanın lüksünü yaşasak diyesi geliyor insanın. İşte o çok bilindik gel-gitler içinde ki kadınları anlatıyor Hacer Yeni. Chanel çantalarıyla mutlu olabilmeyi başarmış moda editörü Hande karakteri bana daha yakın gözüksede aslında ben kendimi Nilüfer de buldum. Nilüfer, düşüncelerinde acı çeken kadınları öylesine güzel tasvir ediyor ki her ifadesinin üstü fosforlu kalemle çizilecek kadar etkileyici. Nilüfer 'in kadın ve kararlılık hakkında ki keskin düşünceleri bir baş yapıt olmaya aday. Öyle ifadeler var ki eminim sizde benim gibi geriye dönüp birçok sayfayı defalarca okumak isteyeceksiniz..

Hikayenin giriş bölümü ağır ilerliyor. Ama bu sizi aldatmasın biraz sabır. Çünkü gelişme akıcı ama sonuç vurucu.

Elinize yaz kitabı diye alacağınız ama bitirdiğinizde sizi denize doğru değil de hafiften hafiften bir restoranta yöneltecek ve bir şişe şarap açtırıp kadehinizi kadınlara kaldırtacak bir kitap bu..

Ve bir dilek tutacaksınız benim gibi..Ne mi tuttum ?! Bir Dilek Tut 'u okuyup bitiren her kadınınkinden !

Teşekkürler sana Hacer Yeni...

7 yorum:

  1. elle'de bizim başarılı blogger'lar konu edildi, 2 ay sonra mı ne, hacer hatun TRde 1 tane bile okunmaya değer moda blogu olmadığını sert ve keskin ifadelerle beyan etti. hani blogculuk ciddi bi iştir, dergicilik çok emek ister, yok sevgiyle yapın, kolaycılığa kaçmayın tarzı idealist bir söylem olsa önünde yaka iliklersin ama, blogger'ların çoook büyük bir bölümü üzerlerine alındı - haklı olarak. sonra da hiiç bişi olmamış gibi, şekerim bana adresini ver, sana kitabımı yollayacağım diye mailler attı birkaç başarılı blogger'a. hani takip etmeye değer değildi kimse? neden mailde blogunu keyifle takip ediyorum yazarsın madem?
    değişime inananlardanım, fikri değişmiştir, belki ve keşke. öyle ise de değilse de dediklerinin arkasında durmasını, veya neyi neden dediğini açıklamasını isterdim. elle'sever, dergisever bir modasever blogger olarak!

    YanıtlaSil
  2. benim bundan hiç haberim olmadı seda. bu dediğin ne zaman oluyor ;?

    YanıtlaSil
  3. Seda doğru söylüyor.Eeee bu işler böyle Sedacım.Alış-veriş meselesi.Herkes çıkarları uğruna söylediklerini bir anda unutup hemen de itiraz edebiliyor.Alışveriden kastım beğenmediği blog yazarlarının aslında ne kadar da azımsanmayacak hedef kitlelere ulaştıklarını sanırım gördü.Çünkü kendisi ne kadar uğraşsa da mesela Pelinin 656 takipçisine bu kadar çabuk bir anda ulaamaz dimi? Pelini sevenle ro kadar çok ki Pelin buraya bu kitabı yazdı ya eminim yüzlercesi bu kitabı merak edip alacak.Çünkü Pelinin yorumlamalarındaki o ustalık, anlatımındaki o yalınlık benim diyen Elle editörlerine on basacak kadar güçlü ki.İte Hacer hn.da bunu farketmiş demek ki:-)) Üff neyse fazl auzatmayayım.Ben de kitabı bazı dergilerde görmüştüm.Ne yalan söyleyeyim şimdi Pelin buraya yazınca bir alıp okuyasım gelmedi değil yani.Belki çok sert yazdım Pelincim ama kimseyi kayıramayacağım valla ne de olsa biz Pelinin okurlarıyız.Sezarın hakkı Sezara.Sevgiler...

    YanıtlaSil
  4. sevgili pelin; aşağıdaki sözleri sarfetmiş birinin blog blog dolaşıp imzalı kitap göndermesi ve tanıtımını yapmaya çalışması sinir bozucu gerçekten.
    -hacer yeni: “Yurt dışında oldukça başarılı örnekleri olan moda blog’culuğunun onca çaba ve desteğe rağmen ne yazık ki Türkiye’de her gün deli gibi tıklanası, takip edilesi, trend belirleyesi bir örneği yok. Dergiler kollarını dört açmış, her sayıda blog’lar, blog’cular; gazeteler onları yazar, mağazalar onlara özel günler düzenler. Blog ödülleri bile verildi geçtiğimiz günlerde.” – “Bu kadar çabanın sonucunda üzülerek belirtmeliyim ki, aralarında çok iyi diyebileceğimiz tek bir moda blog’u yok.”

    YanıtlaSil
  5. yazını okuduktan sonra ısmarlamamak olmazdı.Ideefixe sağolsunm.merakla bekliyorum.
    yazıların insanda bağışıklık yapıyor pelin harikasın.
    azerbeycandan sevgilerimle
    hazal

    YanıtlaSil
  6. teşekkürler hazal beğendiğine çok memnun oldum :)

    çiğdem yazdıkların beni çok şaşırttı. benim tanıdığım ya da kendini tanıtan diyim Hacer Yeni o kadar farklı ki çok üzüldüm bu yorumları okuyunca. yaklaşımı güzeldi, romanı keyif verdi ama bu yazılanları okuyunca sanki aileme ihanet ediyormuşçasına bir duyguya kapıldım ve bu duyguyu sevmiyorum.
    böyle dediğinden ve sözlerinden zerre kadar haberim yoktu. çok üzüldüm çook. belki de seda nın dediği gibi zamanla fikirleri değişmiştir artık farklı düşünüyordur. ben en iyisi bunu kendisine bir mail atarak paylaşayımda rahatlıyayım. resmen şiştim şu an !

    papişciğim içinden geleni ne düşünüyorsan noktasına virgülüne bile dokunma paylaş. burda herşeyi konuşuyoruz biliyorsun. ve sen benim en önemli okuyucularımdansın ve çok değerlisin. duygularını dürüstçe paylaştığın için ben sana teşekkür ederim.

    YanıtlaSil
  7. son 1 sene içinde ben de çok değiştim, kendisi de belki değişti, ama biz bloggerlara, okuyuculara yansıyan şekli çirkin bir şekildi. birçok arkadaşımız, birden fikrinin değişmesine şaşırdığını, bloggerlra saygısı olmayan birinin bloggerlar üzerinden reklam yapmayı ummasının ironik olduğu.. gibi gibi söylemlerle nazikçe kitabı reddetti. ben mi, ben kötülenmedim, sonra da canım cicim denilerek kitapla ilgili aranmadım.

    merak edip okumana ve olaylardan haberdar olmamana asla bir tepki yok ve olamaz. kaldı ki her şeyi okumalı, bilmeli, her tarafı dinlemeli insan, bu nedenle pelincim sakın ola ki kendini bloggerlara haksızlık yapmış gibi vs hissetme. hata sende değil ki:)

    eğer bana birşeyler katacaksa, yine alır okurum ama işte, kırılan testi su alır misali, kendisine eskiden beri beslediğim saygıyı artık besleyemiyorum ne yazık ki. yazılarına bayılırdım oysa ki.

    hadi diyeceğim, bloggerlara aman kızım kopyala-yapıştır yapma, blogculuk ciddi bi iştir, işinizi ciddiye alın, okuyun, araştırın, yurtdışında çok çok iyi örnekleri var.. dese, biz TR bloggerları yermeden, geliştirmek adına örnekler verse, bloggerlığı ciddiye alan ve detaylar ile kendini yormak pahasına başarılı bloglara imza atan bloggerları tenzih etse, bir şey demeyeceğim. aksine tebrik edip altına imzamı atacağım. ama aynı yukarıda çiğdem'in alıntıladığı şekilde sözler etmiştir hacer hanım. etmediyse ve medya tarafından bu şekilde yazıldıysa (olur ya) hacer hanım kendini ifade etmeliydi. vizyon sahibi bir dergide isim yapmışsanız, kitleleri etkileyecek söylemlere imza atma gücünüz varsa, sözlerinizi dikkatli seçmelisiniz. direkt olarak blog ödüllerine katılan-kazananları hedef almamalısınız.

    YanıtlaSil

Herhangi bir hakaret ve küfür içeren hiçbir yorum yayınlanmayacaktır.

Düşüncelerinizi ve eleştirilerinizi benimle paylaşmanızdan mutluluk duyarım.

LinkWithin

Related Posts with Thumbnails