3 Ekim 2012 Çarşamba

Yine HAKAAN ve Yine ACABA'lar !!

Hakan Yıldırım 'ın başı bir türlü beladan kurtulmuyor, şanssızlıklar peşini bırakmıyor. En son başına gelen pişmiş tavuğun başına gelmemiştir.
 
 
Paris Moda Haftası 'nda sunacağı ve merakla beklenen son koleksiyonu kargoda kaybolmuş ! Marc Jacobs 'un geçen sene yaşadığı gibi çalınma değil düpedüz kaybolmuş ! Nerde nasıl kaybolmuş bu bilinmiyor. Ama Paris 'te ki kuşlarımın söylediğine göre The Hakaan Team 'de herkes ağız birliği etmişçesine aynı şeyi söylüyormuş. Bir kargo firması ki bu hangi kargo firmasıdır bilinmiyor, koleksiyonu kaybetmiş ! Bunun dışında başka hiçbir açıklama yapılmıyor. Elbette çok üzücü bir durum. O kadar çalış, uğraş, didin ve sonunda tüm emeğin bu şekilde heba olsun. Hakan Yıldırım 'ın deyimiyle evhanımı cahil bir blogger olabilirim ama bir modasever olarak yeteneğin, yaratıcılığın ve alınterinin anlamını iyi bilirim.
 

Ama -ki bu ama'yi sanırım hepiniz bekliyorsunuz, işin içinde Hakan Yıldırım olunca ortaya konan sebebe şüpheyle bakmaktan da kendimi alıkoyamıyorum. ANDAM ödülünde yaşananlar, isimsiz mektuplar, günleri değişen defileler, eğitimi hakkında söylediği yalanlar kısaca sicili skandallar konusunda epey kabarık. O yüzden yeteneğini ne kadar taktir etsem de bu gibi sıradışı olaylar oldumu acaba demeden duramıyorum. Markanın uluslararası tanıtımında, dünyaca ünlü isimlerin Hakaan giymesinde, editoryellerde Hakaan kullanılmasında en büyük pay Mert Alaş 'a aittir. Şöhreti, kabiliyeti ve sahip olduğu VIP moda çevresiyle istese en dandik tasarımcıyı bile baş tacı yapabilecek güçte. Front Row 'a Kate Moss 'lar, defileye Natalia 'lar geldiyse sanmayın ki Hakan Yıldırım 'ın topuzunun hatırına geliyorlar. Ortada böylesi creme de la creme bir çalışma olsun sonra çık koleksiyon kargoda kayboldu deyip defileye 2 gün kala herşey iptal edilsin. 
 
Markanın PR 'ından sorumlu Karla Otto 'nun dediğine göre kaybolan koleksiyon vakit kaybetmeden tekrar yapılmaya başlanmış. Ve önümüzdeki günlerde koleksiyon özel bir basın tanıtımıyla sunulacakmış. Tabi bu kaybolma hadisesini her ne kadar uluslararası bir markaya yakıştırmasakta ortada bir gerçek var ki bu sayede çok daha fazla ilgi ve merak uyandırmış olmaları. Sanki bir PR stratejisi tadında.
 
Bu amatörce sebepten dolayı şüphelenmekte haklı mıyım yoksa öküzün altında buzağı mı arıyorum siz söyleyin !  
 
 
 

46 yorum:

  1. ilk duyduğumda ben de aynı şeyleri düşündüm sevgili Pelin, sonuçta reklamın iyisi kötüsü olmaz derler. Bekleyelim de görelim bakalım.

    YanıtlaSil
  2. Marc Jacobs olayını duyunca inan benim de aklıma aynı şey geldi, aysegul

    YanıtlaSil
  3. Pffttt.. Galatasaray Lisesi mezunu (!!!) olduğunu iddia eden Hakaan Yıldırım'ın lisede okurken (!!) eğitim dilinin İngilizce olması gibi komik bir durummuş gerçekten...

    YanıtlaSil
  4. Ksinlikle haklisin

    YanıtlaSil
  5. Hiç bu yönden bakmamıştım ama benim düşüncem bu gibi önemli katılımlarda mutlaka bir B planı olmalı. yedek bir koleksiyon hazırlanmalıydı. Biliyorum bu süreçlerde her zaman son anda yetişir ama dünya markası olma yolundaysa mutlaka alternatifi olmalı diye düşündüm. Biz fuarlara katıldığımıza bu riskleri gözönüne alarak katılıp önlemimizi önceden alırdık.

    YanıtlaSil
  6. Ben 'kesinlikle' yazmak istemistim komik olmus Pelin hnm sizi cok seviyorum hic bir blog MODA VE SOSYETE nin yerini tutmuyor NY'dan sevgiler

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. NY 'a kucak dolusu sevgiler çok teşekkür ederim :)

      Sil
  7. Kesinlike haklisiniz Pelin Hanim

    YanıtlaSil
  8. Bende tuhaf kokular alıyorum :(
    ama bilinmez yine de kaybolma soz konusu olabilir diye inanmak istiyorum:(
    Hande t.

    YanıtlaSil
  9. OLAY BASİT PARALARI BİTTİ YADA MERT ALAŞLA ARASI BOZULDU HAKAANI YAKINDAN TANIYAN BİRİ OLRAK EN MUHTEMEL SEBEP KOLLEKSİYON YA KOTU YADA YETİŞTİREMEDİ

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. bende acaba mert alaş ile arasımı bozuldu dedim ama öğrendiğime göre hayır sorun yokmuş.

      Sil
  10. Pelin ablacığım sana bayılıyorum. Ben ve annem senin sıkı okuyucunuz.İlk kez sana yorum bırakıyorum. Çok güzel bir yazım tarzıyla, ince esprilerle kaleme aldığın eleştiriler ve beğeniler ağzımızı sulandırıyor:-)
    Böyle güzel bir blog yazdığın için sana teşekkür ediyoruz, annem de sevgilerini gönderiyor. Hep yaz, ne olursa olsun hiç bırakmasın diyor annem:-) Boşversin Hakan Yıldırım gibi belirsizleklerle anılan modacı olacağına böyle cahil bir blogger olman çok daha iyi Pelin ablam(!) Bir de senin gibi bir cahile benim gibi cahil okuyucun bir şey sormak istiyor:-P "creme de la creme" nasıl okunur ablacığım? Tekrar teşekkürler.

    **Selda ve annesi Yeliz <3<3

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. bende annenle sana bayıldım. ne kadar güzel sıcacık bir yorum bu böyle çok mutlu oldum okurken teşekkür edrim sizlere :) inan bana cahil demesine hiiiç bozulmadım. çünkü kimden geldiği önemli. en azından galatasaray lisesi 'nde ingilizce(!) eğitim gördüm yalanını söyleyen birine gerçek galatasaray lisesi diplomamı gösterebilecek cehalete sahibim :)

      Sil
    2. creme de la creme 'i aslında doğru yazamadım çünkü dün laptopumda doğru e harfini bulamamıştım. doğrusu "crème de la crème" yazılır ve "krem dö la krem" olarak okunur.

      Sil
  11. Bence de haklısın ablacım. Ya yetiştiremediler ya da bir PR oyunu oynanıyor. Ya basit bir kurtarma yalanı ya da Hakan Yıldırımın Diva havasının bir ürünü bu olay. Ama gerçekse de üzücü bir olay tabii. Ama bence gerçek olmak fazla amatör bence...

    YanıtlaSil
  12. mert alaş, tamamen bu adam sayesinde burada bu adam. uzun süreli değil bu durum. hoş o köprüyü geçme süresi uzarsa bilemem ama her yiğidin bir yiğidi vardır, mert alaş içinde çıkar o yiğit bir yerlerden. bizim ülkede yıllarca magazin muhabirliği yapmış adamlar boyunlarına bir atkı takıyolar oluyolar entel adam:) bir diğeri bırakıyor top sakalı oluyor bir başka entel. bir diğeri opuz yapar gri saçlarıda boyatmaynca o da olur entelin enteli. herşeymi görüntüden ibaret biraz içini doldursak bazı şeylerin bu yüzümüz daha bir yukarda olacak ama...hakan yıldırım bu kategoride bir adam bence moda geçmişi aydın ın yanında çırak olan birinin devasa yeteneği olacakki bir yerlere gelebilsin ama yıldırımdan öyle devrim yapacak moda dünyasını sarsacak bir atılım göremedik. herkes bir galliano olamaz.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. ama galliano çok ekstrem bir örnek olmadı mı derya'cım :) ama haklısın evet güzel bir koleksiyon yaratıyor ama kendine has özgünlğkten eksik. mesela bana her koleksiyonu wang 'ı andırıyor.

      Sil
  13. Ben sanmiyorum ya.. Hakaan gibi koca bir marka bu kadar küçülmez bence, yani umarim öyledir.. Her ne kadar bir tanitim gerçeklesicek olsada, PFW kadar ses getirmez...

    Bu arada Hakan Yildirim fena saçmalamis Pelin, keske hiç konusmasa kendileri, isini yapmakla kalsa!

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. konuşsun herkes fikrini söylesin bunda sorun yok. ama aşağılama şeklinde olunca "başarılı" bir insana yakışmıyor bu tarz hareketler.

      Sil
  14. İste tamda bu yuzden Turkiyeden bir marka, sanatci yada sporcu cikaramiyoruz. Hakan gercekten kabiliyetli, fakat dunya markasi olmak icin yeter mi? Durustluk bu kdr mi degerini kaybetti gunumuzde ?? Sorumluluk, devamlilik, yenlikcilik, saygi... Bunlari hatirlatmak lazim !!

    Elif C.

    YanıtlaSil
  15. Bence asıl sorun ülkedeki haset insanlardır.Olabilir evet bir insanın başına bu kadar da olmaz dedirtilebilecek aksilikler gelebilir.Adam çok süper tasarımlar da çıkarsa ülkedeki haset zihniyet bitmediği sürece bu adam bir şey olamaz.Türk kadını da dünyanın 1 numaralı kokoş kadını ünvanına sahip olmak için yarışır işte.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. son cümlenize kadar herşeyi anladım ama bu olayı kokoşlukla ilişkilendirmenize mana veremedim açıkçası.

      Sil
  16. Öküzun altinda buzagi aramak en tabi hakkimiz, bende ilk duydugumda var bunun altinda birsey demistim. Nede olsa Hakan Yildirimin dosyasi kabarik. Bence yeterince hazirlanmadi, veya esinlenmek icin zamani yetmedi. Kücük düsmektense koleksiyon kargoda kayboldu veya calindi demek daha kolay geldi. Isterimki bulunsun, isterimki muhtesem bir sova hazirlasin ama ihtimal zayif gibi.

    Sevgiler. Ayse

    YanıtlaSil
  17. ne desem bilemedim nasıl kaybolur anlamadım kargoda yeri yurdu çıkış tarihi belli olan bir ürün nereye gider:) burnuma reklam kokusu geldi:)

    YanıtlaSil
  18. İşin enteresan kısmı bahsi geçen kargo sirketinden cıkıp herhangi bir acıklama gelmemesi şuana kadar.
    Günde en az 4-5 gönderi İtalya, İspanya ve Fransa'ya yapıyoruz irili ufaklı ama en ufak bir gecikmede bile anında DHL, TNT , UPS'den bilgi ve destek gelir. Bana bu kadar büyük bi olayın ardından sessiz kalınabilmesi mantıksız geliyor.

    Benim aklıma şu reklam gelmişti haberi ilk duyduğumda:)

    https://twitter.com/Chicthem/status/253095067298955265

    Çiğdem

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Kargo firmasi kimmis aciklandi mi?

      Sil
    2. onur baştürk röportajında kargo ismini özellikle söylemediği belirtmiş çünkü yasal işlemler varmış. doğrudur bu aşamada isim verilmez.

      Sil
  19. Hahaha pelincim bayılıyorum sana :) Pelincim benim anlamadığım niye bu tasarımcıların her ihtimale karşı yedek bir koleksiyon bulundurmadıkları..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. yok canım yedek koleksiyon yapmaz zaten çoğu. ama ulaşımda üst düzey güvenlik önlemleri alınır. yani çalınanı çok duydukta kargoda kaybolan sanırım ilk kez oluyor.

      Sil
  20. Adsiz arkadas simdi bize kokos mu dedi yani? anlayamadim :-(

    Nihal.

    YanıtlaSil
  21. bu koleksiyon yetişmedi her iddasına varım yada çok kötü oldu kötü bile olsa bence sunardı neyse birde insan okumadıgı diploması olmadıgı okulda niye okudum derki ben o kısmı anlamadım pelincim______________

    YanıtlaSil
  22. Kimsenin yedek koleksiyonu yoktur. Bunu ancak Itierre , Valentino Group gibi büyük firmalarda rettirenler yapabilirim. Ve evet koleksiyon en son dakika da çıkar. Çoğu parça bazen yetişmez. Elie Saab'ın bile yedeği yoktur. Koleksiyonun kaybolması ise??? O da olabilir. Kaç kişinin başına geldi. Ama böylesine önemli bir koleksiyonu ( yani defilelik koleksiyonu) kargoyla göndermek garip. Anlarım daha bir 2nd level olursunuz,yollayabilirsiniz. Ama ortada bir defile var, ve tek bir koleksiyon var. Bunun wearability si var. Fitting i var. Muhakkak Türkiye'den birileri gidiyordur rötuşlar için. İşte garip olan bu. Şu an Paris'te biri olan biri olarak, diyebilirim ki; eğer bu bir PR ayağıysa çok doğru yapmış. Şu an Hakaan merakla koleksiyonu beklenilen bir tasarımcı değil. Zaten ortada büyük kriz var, zaten herkesin mood u down, presentasyon en güzel PR şu an için. Ayrı bir ilgi yakalamak için. Peki Buyer'ların çoğu kendi ülkelerine dönmüşken veya Milano'ya alıma tekrar dönmüşken , neler olacak???? That's the question.

    YanıtlaSil
  23. Bayanlar, ciddi olun. İnternetten aldığınız ufacık makyaj malzemeleri bile evinize düzgün düzgün gelirken, koca koleksiyon nasıl kaybolur? Hadi deseler, araç çalındı, bilmem ne oldu. Yok efendim hepsi püf diye gitmiş. Cinler çalmıştır Hakan, cinler.

    Hakan Yıldırım ile John Galliano benzetmesi ise çok komik! Bağlantı nerede, onu anlamadım. Hakan Yıldırım - Koton. John Galliano - Dior.

    Konudan bağımsız ama Galliano da beş para etmez bence. Dior onu kovduktan sonra kendine geldi, özüne döndü. Dior asildir, nettir. Uçuk değildir. Kaçık değildir.

    YanıtlaSil
  24. Yok yok kayboluyor kargoyla koleksiyonlar .Bazıları hiç çıkmıyor ortaya bazıları ise 15 güne çıkıyor garip bir ülkeden. Birkaç yabancı tasarımcı arkadaşımızın başına da geldi.Boşverin kızlar. Şöyle böyle Hakaan markasının ünlü olması öteki türk modacılarına da yarar. Daha bir credit sahibi olur türk markaları. Şu an en bilinen o. Erdem desen kimse Türk demiyor. Biz de demiyoruz. Chalayan desen moda zaten yapmıyor kendisi. Kaprol'un ismi bir türlü oturamadı. Önü açacak birileri lazım

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. evet oluyor doğrudur. mesela geçenlerde aslı filinta 'nın başına gelmiş. benim yazımın ana fikri olup olmaması değil zaten. neden her türlü sorunun aksiliğin hakan yıldırım 'ın başına geliyor olması. yoksa yeteneği ortada. severim beğenirim. asıl sorun kendisinde bir imaj sorunu olduğu. ilk başlarda kendini yalan yanlış ifade etmesi ve şişkin egosuyla güvenirlik sorunu yaşayan bir imaja sahip olması.

      Sil
  25. Ben tasarımlarını sevmem beğenmem açıkçası çok nadirdir. Kendisinden de haz etmem taa sana ettiği o laflardan beri. Açıkçası şüphelenmemek elde değil. Nereden bilcem ben bunca defile sonrasında onun kendi tasarımlarıyla çıkacağını? Daha doğrusu zaten mimlenmişken esinlenmeyeceğini? Ben böyle defileye hazırlanıcam kargoyla yollıcam kargo onları kaybedecek ve ben sükunetimi koruyacağım!? Daha bir blogger'a bile çan çan laf yetiştiren Hakan bey benim bildiğim yeri göğü inletmeli dava açmalı o kargo şirketinin adını bas bas yazarak rezil etmeliydi. En azından ben böyle yapardım. Benim emeğimi yok edecek, onca insana rezil edip, işimden olacağım yok ya! Ortada sadece dedikodular var, sorumlu tutulan bir şirket yok okuduğum kadarıyla dava bile yok. İster ön yargılı desinler ister karalıyor desinler çokta tın. Hiç inanmadığım kesin!

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. canım harika demişin. bu kaybolma sayesinde gerçektende rekor bir sipariş almış olması da işin başka bir "acaba" sı !

      Sil
  26. Ha ha... Önünü açacak modacı Hakan Yıldırım'la Deniz Berdan mıdır yani? Birisi sürekli yalan söyler, tanımadığı insanlar hakkında gazeteden neredeyse hakaretvari laflar eder; diğeri iç çamaşırından bozma iki bikini yapar sonra diğerini savunur. Öf çok sıkıcı gerçekten. Önümüz böyle açılacaksa, açılmadan kapansın lütfen pfft.

    YanıtlaSil
  27. Onur Baştürk e anlatmış olan biteni Hakan Yıldırım.EE artık onu da yayınlarsınız pelin Hanım.Sevgilerle.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Gazete mi burası? Zaten yayınlanmış gazetede isteyen alır okur.Hiç ilgilnmiyorum Onur B.'nin "bozacının şahidi şıracı" türevi röportajlarıyla. Getirisi bol sektörlerde bozacı-şıracı ve yancıları şeklinde bir dayanışma var ve bu çok sıkıcı.

      Sil
    2. tivitırda baştürk röportajı hakkında ne düşündüğümü açıkça belirttim. ordan görebilirsiniz. ha anlattıkları inandırıcı mı diye sorarsanız ona da hayır derim. ve bu benim kişisel düşüncemdir siz aksini düşünüyorsanız ne ala.

      Sil
  28. bencede okuzun altinda buzagi ariyorsunuz siz, insanlari bu kadar sert elestirmeye hic mi hic hakkinzi yok sizin, acmissiniz bitane blog atip tutuyorsunuz.
    insanlarin gunahini almak kadar buyuk bi ayip yoktur, kendinize guvensiz oldugunuzdan bunuda yayinlamicaksiniz onada eminim. ama size hakaret etti diye bilmediginiz bir konu hakkinda burda elestiri yapmaya hakkiniz yok bunuda bilin.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. siz sanırım hala 90'larda kaldınız !! artık herkes herkesi eleştirebilecek güçte. gerek bloglar, gerek tivit, face, moda forumları, instagram bu liste uzar gider. kendime güvensiz olduğumu nerden çıkardınız merak ettim. aksine kendime güvenim varki ne düşünüyorsam açık seçik herkesle paylaşıyorum.

      Sil
    2. Ben çıkardım sanki bu "adsız"ın kim olduğunu... Allah kendisine nasıl bir özgüven verdise neyi eleştirip neyi eleştiremeyeceğimizi de öğretmeye başladı herhalde. Önce küfürbaz fan'ını gönderip başlarına gelecek tazminat davasını farkedince sonra kendisi anonim olarak dadanıyor. Yalnız bende nefis bir program var tüm bu anonimlerin IP'lerini takır takır alıyorum; yok artık öyle saçma sapan atmalar. Sana da gönderiyorum programı Pelin'im. İllallah bu kadından yani.

      Sil
    3. Ha bu arada öküz/buzağı pastoral yaklaşımının nörotransmisyon efektini fatal bir sembolizasyonla imgesel olarak aktaran ve pank etkisini yansıtan zımbalılarımı da giydim geliyorum...

      Sil
    4. tuğçem o programı çoktandır kullanıyorum müthiş birşey :)

      Sil

Herhangi bir hakaret ve küfür içeren hiçbir yorum yayınlanmayacaktır.

Düşüncelerinizi ve eleştirilerinizi benimle paylaşmanızdan mutluluk duyarım.

LinkWithin

Related Posts with Thumbnails