12 Haziran 2010 Cumartesi

NE OLURSA OLSUN ÖZLEMİŞİM !!

 
Nihayet Sex and The City 2 'yi dün seyrettim. O kadar eleştirilmesine rağmen gayet eğlenceli bir 3 saat geçirdim. Gerçektende konu eksikliği var. Zaten filminde birşey anlatma derdi yok. Varsa yoksa moda ve uçsuz bucaksız tüketim çılgınlığı.

* DİKKAT ! Bundan sonrası seyretmemiş olanlar için spoiler içerir !

Bir kere kesinlikle ilk filmin tadı yok. Big arka plana itilmiş. Zaten artık kabak tadı vermeye başlamıştı. Kızlarımızın yaşlarının izlerini ne makyaj nede ışıklar kapatabiliyor. Kıyafetler felaket ötesi diyebilirim. Özellikle Carrie'nin Abu Dabi'de ki pazarda giydiği Dior t-shirt ve volümlü eteği gördüğümde resmen güldüm. Tam bir komedi. Düğünde giydiği smokin fena değildi ama saçlar ve taktığı taç korkunçtu. Filmin en şıkı Miranda Hobbs. Stanford'un düğününde giydiği kıyafetle inanılmaz güzeldi. Birde Abu Dabi pazarında giydiği baştan aşağı beyaz kıyafetine bayıldım. Filmin en komiği her zamanki gibi Samantha. Zaten Samantha olmasaydı film tam mıçmıştı. Her zamanki gibi seksomanyak Samanthamız enerjisinin doruklarında. Ona menopoz bile vız gelir tırs gider :) Evet ben en çok Samantha Jones'u özlemişim :))

Filmin Abu Dabi'de geçmesine alışamadım. Sen kalk New York'dan Abu Dabi'ye git. Olmamış. Sakil durmuş. The City'yi değiştirmek büyük bir kumar olmuş ve olmamış. Arap abartısı filmde cıvık cıvık. Dizideki sofistike zenginlik ve şaşa bu sefer tam bir sonradan görme avam havaya bürünmüş.

Carrie'ye sinir oldum. Big'i kafeslemek için yıllarını ver sonrada adam niye evde TV seyrediyor diye tiriplere gir. O kadar ilişki hakkında romanlar yazan bir kadının sevdiğinle TV seyretmenin güzelliğini anlamamış olması şaşırtıcı. Bu vıdı vıdı Carrie yetmezmiş gibi bir de kalk sen eski sevgiliyle öpüş sonrada telefonda kocana itiraf et..Birde Aşk-ı Memnu tarzı her daim evde davete gidecekmiş gibi süslü bir Carrie pek bir rahatsız edici.

Müslümanların filme tepki göstermiş olması anlaşılır birşey. Ne de olsa kadının insan yerine bile konmadığı yerde Sex and The City gibi her tarafı östrojenli film konu alınırsa çıkan sonuç az bile. Film Arap kadınlarını olduğu gibi gösteriyor. Keşke dahada fazla hicvetselerdi. The Stoning of Soraya M.'i daha geçen gün seyretmiş bir ruhla yazdığım çokmu belli acaba ?!!

Filmde en sevdiğim 2 sahne vardı. Biri karaoke yaptıkları bölüm. Söyledikleri 'I am Woman' şarkısı karakterlere ancak bu kadar yakışabilir. Bir diğeri ise Miranda ve Charlotte'un dertleştikleri an. Bu kısmı gerçektende sadece anne olanlar anlayabilir. O kadar 'ben'di ki Charlotte'la beraber baktım benimde gözlerim yaşarmış.

Kısacası, iyisiyle kötüsüyle bir Sex and The City daha bitmiş oldu. Ne kadar beğenmediklerim olsada 10 tane çekilse bile yine gider seyrederim. Çünkü kredileri çok fazla ve bitecek gibi değil. Çünkü onlar bana gerçek hayatımdaki gerçek arkadaşlarım kadar yakın.

Bir sonraki SATC'de bakalım bizim ninelerin hangi maceralarına tanık olacağız :)

4 yorum:

  1. bir grup fahişe şehir kadını olarak gösteriliyo yıllardır çok yazık....
    ar namus OUT
    fahişelik IN

    YanıtlaSil
  2. Ya siz 50 yasına geldiniz bunu biraz olsun kıyafetlerinizde davranislarinizla gösterin duygularİnizi yine yasayin sonuna kadar ama bi oturakli olun bu ne hala hoppa gibi kendilerini 18 lik kız saniyolar hala hele SJP in kendini zayıflamaya vermesi ne kadar zayıf olursa o kadar genc kaldığını düşünmesi çok acı yıllara bi yere kdr karsı koyabilirsin genc de görünsen gidicen yer belli insanlar SJP in ellerini görse kaçacak delik arar bence yüzü bırakin ellere bakin diyorum ve yazımı burada noktalıyorum :))

    YanıtlaSil
  3. dusunce ve elestirilerinizi benimle paylasmanizdan mutluluk duyarim diyorsunuz ama yaptigim yorumu yayinlamiyorsunuz?

    YanıtlaSil
  4. bu konu hakkında hiçbir yorumu silmedim. yanlışlıkla gönderemedin sanırım. tekrar denersen sevinirim.

    YanıtlaSil

Herhangi bir hakaret ve küfür içeren hiçbir yorum yayınlanmayacaktır.

Düşüncelerinizi ve eleştirilerinizi benimle paylaşmanızdan mutluluk duyarım.

LinkWithin

Related Posts with Thumbnails