8 Nisan 2013 Pazartesi

Bu Bir Cevap Postudur..

Sevgili okuyucularım, bugünkü gündemimiz çok farklı olacaktı ama dün gelişen bir olay gidişatı tamamen değiştirdi ve beni bu postu yazmaya yönlendirdi. 



Hatırlarsanız 6 Kasım 2012 tarihli postumda Deniz Berdan 'ın giydiği elbisenin Balmain 'in 2012 Fall koleksiyonunun ana temasını oluşturan Fabergé yumurtalarını "çağrıştırdığını" yazmıştım. Bu konu hakkında epey tartışmış ve yazılan 100 kusur yorumlada düşüncelerinizi benimle paylaşmıştınız. 

Balmain 2012 Fall

Geçtiğimiz cumartesi günü Akşam gazetesinden Nevra Gömdeniz 'e verdiğim röportajda da bu konu sorulmuştu ve postumdakine paralel şekilde cevabımı vermiştim.. Gerekli tüm linkleri post sonunda bulabilirsiniz.

Dün ise Deniz Berdan blogunda bir post yazarak bana söylediklerimin doğrultusunda cevap vermiş. 

Kendi kelimeleriyle devam ediyorum. Bir şeyi eleştirmek için illa ki tarih bilgisi ya da tasarım okumak gerekmiyor. Yani kendi ifadesiyle Tudor işçiliğin hangi tarihlerde kullanmaya başlandığını ya da arada kimlerin tasarımında bu işçiliğe yer verdiğini bilmek gerekmiyor. Önümde bir tasarımcının koleksiyonuna kattığı bir elbise ve bu elbisenin aynı sezon içinde delicesine "çağrıştırdığı" bir Balmain koleksiyonu varsa eleştirmek için fazlasıyla yeterli malzemeye sahibim demektir. Hiçbir zaman kullanılan malzemenin ya da işçiliğin sadece Balmain 'e ait olduğunu ya da buluşu olduğunu söylemedim. Söylediğim Balmain 'in Fabergé yumurtalarının motiflerini moda arenasında patlatması ve trend yapması ve Deniz Berdan 'ın elbisesinin Balmain koleksiyonunu çağrıştırdığı hatta çok benzediğidir. 


Dediğine göre Alexander McQueen 'de de bu sezon aynı işçiliği görüyormuşuz. Bir Balmain 'in koleksiyonuna bakıyorum bir de Alexander McQueen 'in ve ne tuhaftır ki aynı malzemeler ve işçilik kullanılmış olsa bile arada herhangi bir ilk bakışta sezilen benzerliği göremiyorum. Ustalık dedikleri de böyle birşey olsa gerek. Koleksiyonların belli bir teması ve ilham aldıkları dönemler olur ve bu açıkça belirtilir. Deniz Berdan alaycı bir şekilde Balmain 'e sordular mı acaba Tudor 'lardan mı esinlendi diye yazmış ama yok işin aslı sandığı gibi değil. Tudor döneminden ilham alan Balmain değil Alexander McQueen. Lisa Armstrong yazısında bunu etraflıca ele almış okuyabilirsiniz. Balmain 'in ana teması ve işçilik referansı değerli taşlarla süslü 19. yy Fabergé yumurtalarıdır. 

Tasarımcılıkta bin tane desen, tema, malzeme, işçilik seçeneği varken birini seçip o seçtiği de 6 ay önce moda dünyasında yeniden diriltilip çığır açmışsa daha neyin cevabı için uğraşılır ki !


Zara 'nın her sezon büyük markaların trendlerinden yola çıkarak koleksiyon hazırladığını biliyoruz. Benim gözümde Deniz Berdan 'ın tasarladığı elbisenin de bundan farkı yoktur. Kendisi de zaten Zara 'nın Balmain koleksiyonundan kopya edilen ceketi de giymiştir ki bir tasarımcının bunu bile desteklemiş olduğunu görmek kendi başına skandaldır. Hatta daha tasarımcı olmadığı zamanlarda DIY adı altında Mark Fast tasarımlarını yorumlaması da hala hafızamda. 

Tasarımcının özgün olanı makbuldur. Koleksiyonun çağrışım yapmayanı değerlidir. Tasarımcının eleştiri yapıldığında bu tarz bilinçsizce eleştiriler sektöre zarar veriyor diyeni değil de bu tarz eleştiriler sektöre yararlıdır orjinal olmayı kamçılar diyeni makbuldur. 

Kendisi bir tasarımcı olmasaydı zaten bu cevabı da vermezdim. Bütün sorunda bu ya. Bir "tasarımcıdan" bahsetmemiz ! 

* 6 Kasım 2012 tarihli postum için TIKLA
* 6 Nisan 2013 tarihli Akşam Gazetesi Röportajım için TIKLA
* Deniz Berdan 'ın blogunda röportaj sonrası bana verdiği cevabı okumak için TIKLA

48 yorum:

  1. her şeyi geçtim "çamur at izi kalsın" nedir (: neden çamur atma ihtiyacında olabilirsiniz ki (:

    YanıtlaSil
  2. Bu posta bayıldım. Ne kadar güzel yazmışsın. Kısa ve Öz. Duygularıma ve düşüncelerime tercüman olmuşsun. Bizde bu tarz şeyleri görüyoruz, herşeyin farkındayız yani. Ancak sesimizi duyurmamız biraz zor oluyor. Ama bunu bizim yerimize sen çok güzel bir şekilde yapıyorsun. Ellerine sağlık...

    YanıtlaSil
  3. Böyle bir yazıyı bekliyordum açıkçası ve her anlamda çok haklısınız. Üstteki yorumdaki gibi ben de "çamur at" kısmına takıldım. Siz röportajınızda işinizi, hayatınızı da anlatmışsınız, Deniz Berdan'a "çamur atmak" gibi bir durum olmadığı zaten belli de ne aynı işi yapıyorsunuz ne rakibisiniz, dolayısıyla "çamur atmak" çok çirkin bir ifade olmuş. Deniz Berdan'ı kınıyorum. Üstelik, bir iletişimci olarak kınadığım bir nokta aha var! Röportajı yapan kişiye ulaşmak yerine gazeteci arkadaşımızın amiri olan başka bir isme ve kendisine daha yakın duran, sizin de konu ettiğiniz, sevilen kişilere karşı tavrıyla meşhur bir hanıma daha mention'layarak, gazeteci arkadaşı adeta "amirine şikayet" eden tavrını da kınıyorum. İki kumaş parçasından ticari bir meta yaratmasını, hatta esinlenmesini ve kopya çekmesini bile hoş görebilirim fakat nereden esinlendiğini henüz kendisi bile bilmediği, üstelik çirkin bir elbise için bu kadar kötü ve ölçüsüz konuşmasını, insanları rencide etmeye çalışmasını asla!

    Sevgiler
    E.B.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Göz korkutma yolu o. "Bak sen röportaj yaptın ama ben seni müdürüne şikayet ederim" tehdidi. Zahmet edip Pelin Hanım'ı bile mention'lamamış. İşine geldiğinde buraya güle oynaya yorum bıraktığı günleri bilen bilir. Şimdi iş röportaj yapan kızcağızı üstüne şikayet eder gibi hem gazeteciyi, hem blogger'ı mentionlamadan aba altından sopa göstermeye kadar varmış. Ben de yeni mezun bir gazeteci olarak bu hassasiyetiniz için teşekkür ederim size.

      Sil
  4. Ne kadar asil bir şekilde karşılık vermişsin Pelin tebrik ederim seni.Resmen sana yazısında bilgisiz demiş ve alay ederek konuşmuş.Kendisi için çok talihsiz bir yazı.Ama senin tarzını hepimiz biliyoruz yine asaletinden zerre ödün vermeden en güzel şekilde ifade ederek cevabını vermişsin.Aslında bu konuda hiç ses etmemesi gerekirdi çünkü ben moda dünyasının içinde olmayan insanlar olsakda elbisesini gördüğümüz an Balmain çakması dedik.Yani bu kadar benziyor diyen insanlara vahiymi geldi acaba nedir.Benziyor mu benziyor e daha neyin cevabını vermeye çalışıyorki Deniz hanım.Benin dün twitter da birşey dikkatimi çekti bunuda yazmazsam olmaz.Cevap tivitini röportajı yapana mention etmiyorda müdürüne mention ediyor.Yani seni müdürüne şikayet ediyorummu demek istiyor.Ne ayıp şeyler bunlar.Harikasın Pelin.Herkesin temcit pilavı gibi aynı şeyleri konu ettiği blog aleminin cesur yüreğisin.Pohpohlanmaya alışık bünyelere zararsın :D Arkandayız yanındayız bilesin.Çok sevgiler
    Nagehan

    YanıtlaSil
  5. Çamur at izi kalsın ne demek bende takıldım başlığına.yani birşey gördükmü bunu konuşursak tartışırsak çamurmu atmış oluyoruz.üstelik gerçektende şaibeli bir durum.kimse bu işçilik sadece balmain'e aittir demediki zaten.aynı sezonlarda yapıldımı balmain sayesinde trend olduysa tabikide benziyor denecek.ne gerek var bu atışmalara.büyük bir marka gerek bile duymaz böyle şeylere.işini yapar gider senin dediğinde unutulur gider.yazık kendi büyütmüş yine konuyu

    YanıtlaSil
  6. Deniz Berdan yada DB kazara sakın dünyaca ünlü bir marka olmasın olursa hangi birine cevap yetiştirebilirki.Bak koskoca YSL den tut Chanel'e kadar markaların koleksiyonları esinlendikleri çalıp çırptıkları kıyafetlerin hepsi tüm moda forumlarında ele alınır herşey konuşulur.Ama bir marka çıkıpta siz önce öğrenin ya da bilmeden konuşmayın diye çemkirmez.Aksine marka sorumluları bunların hepsini takip eder gerekli mecralara rapor eder ve ona göre çalışırlar.Türkiye'de ise kimse bişi konuşamaz konuştunmu vay sen nasıl dersin öğren de gel.Elbise benziyor mu yüzde bin benziyor e daha neyin cevabını neyin savunmasını yaparsınki.ne manasız şeyler bunlar.

    YanıtlaSil
  7. İnsan kendine bakmadan, çirkin sözleri hiç haketmeyen ve en ufak art niyeti olmayan bir kişiyi böyle "çamur, cahil" gibi pis kelimelerle eleştirmemeli. Ne çirkin ifadeler, nasıl da itici, basit laflar. Fakat bu hanımın bunu anlayabileceğini sanmıyorum. Utanmadan kendini Balmain'le, McQueen'le bir tutacak noktaya getirmişler egosunu. Kusura bakmasın da burada boş şakşaklama yok, kusura bakmasın.

    YanıtlaSil
  8. iki şey söyleyeceğim birincisi elbette elbisesi balmain e benziyor bu bariz ortada.ikincisi ise sana cevap verme gereği duyduğu için bu ancak senin ne kadar sözü geçen bir blog olduğunu gösteriyorki bundan kendine pay çıkartıp yaptığınla gurur duyman gerekir.Sen yıllardır konuşulmayana konuşmaya cesaret edilmeyene ışık tutuyorsun hem de en objektif şekilde.Çamut at izin kalsın Türkiye'siymiş attırtmayın sizde o zaman.

    YanıtlaSil
  9. Pelin Hanım'cım öncelikle sabrınıza sağlık diyorum :) Ben DB'yi tam olarak anlamadım, bu açıklama neden şimdi geldi de 6 Kasım 2012'de gelmedi? Kimse DB'nin o postunuzu, o zaman okumadığına beni inandıramaz, eminim o zaman da bu posttan haberdardı. Ayrıca DB tam bir suçlu psikolojisi ile "esinlendim evet ama bir sorun nereden" şeklinde, adeta savunma geliştirmiş, elbisesindeki işlemelerin kendisine özgü olduğuna, en azından kendisine özgü bir yorum olduğuna dair herhangi bir cevap verememiş. Herkes yıllardır kullanıyor, ben kullanmışım çok mu diyerek özgün mü olunur? Gereksiz ve kendisine Balmain esinlenmesi tasarımıyla verdiği zararı daha da artıran bir cevap olmuş. Boşverin güzel canınızı sıkmayın :) B.M.D.

    YanıtlaSil
  10. Bu hanımın olduğu hiçbir post altına yorum yapmamaya karar vermiştim ama seni konu ettiği için yorum yapacağım, kendisiyle zerre kadar ilgilendiğimden değil yani, sakın üzerine alınmasın, o bakımdan belirtme ihtiyacı duydum.

    Şimdi elbise, Balmain'e inanılmaz benziyor bunu önceden de söylemiştim. Sen de röportajda "esinlenme" demişsin. Bu önemli. Hanımefendi ise kendi elbisesine, kendi blogunda "çakma" demeyi tercih etmiş. Ayrıca o posta baktım, örnek diye verdiği tablolardan biri; Hans Holbein'a ait. Holbein 15. değil, 16. yüzyıl ressamı bu bir. İkincisi AmQ'in esinlendiği tablo da the Ditchley olarak bilinen, Marcus Gheeraerts Jr.'ın tablosu, babasının değil; o da 16. yy ressamı, hatta vefatı 17. yy. başı. Hanımefendi 15. yy, 15. yy diye bir yüzyıl dolamış diline de upuzun ve ne dediği anlaşılmayan cümleleri kendisini kesmemiş olacak, bu kez yüzyılları da birbirine karıştırmakta bir beis görmemiş.

    Yukarıdaki yorumların da tümünün altına imzamı atarım, tamamen katılıyorum diğer arkadaşlara. Çamur at izi kalsın ne demek? Söz hakkımı kullanıyorum ne demek? Siz aynı sektörün insanları mısınız? Mayo mu tasarlıyorsun, elbise mi Pelin'im, tasarlıyorsun da bu hanım da rakibin de ben mi kaçırdım yoksa? Sen bu konuyu ele aldığında kendisi koşa koşa buraya gelip, yorum yazmadı mı? Yorumuna cevap almadı mı? Olayı neredeyse Balmain benden esinlenmişe getirecek demiştim, neredeyse onu da yapmadı mı? Ne elbiseymiş yani, koskoca AmQ bile the Ditchley tablosundan esinlendim diyebiliyorken ne kontrolsüz bir dildir ki bu AmQ'de Tudorlar'dan esinlendim der mi gibi garip imalarda bulunuyor? Haydi AmQ koleksiyonunun neden esinlendiği belli, yazıyor, the Ditchley. Balmain desen, 19. ve 20. yüzyıl, Rus Fabergé yumurtaları diyor. Yani DB markası bu iki devden de mi devdir ki, bu ego dizginlenemiyor? Sen markalar, esinlenmeler, dönemler dedikçe hanım coşuyor, "Bana çamur atılıyor" diyor. Ne çirkin bir dil bu ve senin tavrın hala ne kadar nazik.

    Ki bu dil, Deniz Berdan'ın ya da fan'larının ilk vukuatı değil. Buraya da yazayım da... Hakan tartışması yaşanırken kendisi Hakan'dan çok Hakan'cı çıkmıştı, arkadaştır falan anlarım orada bir sorun yok. Sorun şuydu; bir twitter hesabı, ki hesabın tüm tweet'leri DB'ı bir şekilde eleştiren, birlikte anılmaktan imtina eden isimlere -ki tanıdığımız bildiğimiz siimlerdi bunlar. Buraya yazıp ekmeğine yağ sürmek istemiyorum- kallavi küfürler eden bir hesaptı. Bu hesabı kullanan kişinin ettiği kallavi küfürleri ne yazık ki buraya yazamıyorum. Öyle galiz küfürlerdi ki bunlar "o" ile başlayan kelimeler, inanılmaz çirkin belaltı küfürler... İşin ilginç yanı, bu küfürleri ettiren hesabı fan'ı ya da kendisi, kimdir bilemiyorum DB'a şikayet edip, hukuki işlem başlatacağımı iletince; hesabın puff diye ortadan kalkmasıydı. Bu gibi bir olay tekrar başımıza gelirse diye, bunu buraya yazıyorum. Hani her konuyu "kişisel" alıyor ya, kişisel alınabilecek öyle farklı boyutlar var ki, öyle elbiseye, bilmem neye benzemez. Yoksa elbiseymi, esinlenmeymiş, nedir yani, bugün giyilir yarın zaten modası geçer, geçer gider, boş işler.

    Dolayısıyla, böyle bir dil kullanan, kullanılmasına bir şekilde izin veren bir kişi isterse dünyanın en değerli, en başarılı, en unique tasarımlarını yapsın, bu çirkin dil değişmedikçe bir estet olarak asla ve kat'a beğeniyle bakamayacağım. Estetik, güzellik tek taraflı olmuyor, bir bütün, bir paket halinde oluyor. O kadar basit değil yani. "Çamur"muş... Röportajı yapan gazeteciyi de yukarıdaki arkadaşın belirttiği gibi ekler müdürüne ispiyonlar gibi mention'laması da cabası. Yoksa kim istemez, bir başarısı olsun da hep beraber beğenelim, ezeli düşman değil ya. Ama değişir mi? Kasıt olmadığını anlar mı? Sanmam. Ha belki küfür eden hesaplar falan çıkar yine ortaya, o kadar. Daha da yorum yapmam bu hanıma, dediğim gibi benim ilgilendiğim kişi sadece ve tamamen sensin.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. agziniza saglik tugce hanim yorum yapmama bile gerek kalmadi negüzel yazmissiniz tebrikler..!

      Sil
  11. Bu yorum bir blog yöneticisi tarafından silindi.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Badecim teşekkür ederim yorumun için ama o tahmin ettiğin tek kelime yüzünden silmek zorunda kaldım beni anlayacağını umuyorum..

      Sil
  12. uzun zamandır yorum yazmıyorum malum bloglarda bile yorum yazılınca yaylım ateşine tutuluyosunuz! ama yeter dedim artık yeter şimdi efendim bilen bilir kendisinin kızı londrada moda okumakta hemde oldukça lüks!!!!!!!!! ve iyi bi okulda yalnız ne hikmetse bu kız okuyup bitirmeden bi anda annesiyle birlikte modacı olmakta onu geçtim yaptığı işleri sadece ben giyerim havasında satmaktaydı en başta sonra bi kaç sosyetik (burda başka anlamda söylüyorum) sima giydi ve hooppp modacı olduk biz dendi! ne münasebet!!! bi kere o okuldan mezun olmadan böyle bi şeyi rahatça söyleyebilen bi insan lütfen o okulda okumasın hadi yaptınız bunu bari esinlenmeyin.!!! herkes elbiselerin nerden esinlenildiğini biliyor görüyor yok yani bi tane doğru düzgün koleksiyonları yok londrada defile yaptık diyolar ama moda haftası dahilinde değil sadece kendi çaplarında!! salak yerine konulmak isteyenlerde oturup dinliyor! asıl onun yaptığına çamur at izi kalsın denir!!

    YanıtlaSil
  13. Herşeyi bırakın bayanlar da , en başta bir high-end designerwear tasarımcısı, bu kadar kötü işçilik kalitesinde bir ürünü nasıl sunar , üzerinde resmettirir, ve de basına malzeme yapar??? Bu en başta kendine ve moda camiasına hakarettir. Bu işçilik 15. & 16. yy olsun farketmez. Eğer atölyesinde bu el işçiliğini kim yapmışsa pes doğrusu. İncileri gördünüz mü??? Aranızdan el işçiliğinden anlayan biri varsa, incinin yön kaymaması için nasıl işlendiğini bilen vardır. Bu da meslek içi bir triktir.Resmen balmain den bir ürün vermiş veya resim vermiş el işçisine, bunu işle demiş. Beni sükutu hayale uğratan budur. Londra'da defile yapan bir tasarımcı bu kalitede bir işçilik sergileyemez. Olan kızına oluyor Deniz Berdan yüzünden. Kızı da tüm bu basına düşen yazılardan dolayı credit kaybediyor, ciddiye alınmıyor ki belli işine aşık, kostüm eğitimini de ciddiye alan biri.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Aynen katılıyorum işin acı yanlarından bir başkası ise Londra'da defile yapan bir tasarımcıdan bu derece vasat bir işleme çıkmasıdır.

      Sil
    2. Katılıyorum, o kadar vasat ki işlemeler insan özendim taklit ettim demeye utansa bunu ben yaptım demeye iki katı utanır. Ev hanımları bile çok daha güzel işler yapıyor burada. Üstelik samimi ve sevimliler!!

      Sil
  14. Bu elbise Balmain degil de, "Balmain inspired Zara" koleksiyonundan esinlenmis:) Kimin umruna kendini savunmus olmasi, ve internetten 2-3 Tudor period resmi copy & paste etmis olmasi. Bence hic zamaninizi harcamayin.
    Ben kendim designer'im, ve Los Angeles'da yasiyorum uzun zamandir, fyi..

    YanıtlaSil
  15. Insanlar kendi hayal dunyalarina o kadar gomulmusler ki siz ne derseniz diyin onlar coktan neyi nerden "esinlendiklerini" unutup herseyi kendilerine mal edip etrafilarindaki birkac safi da buna inandirip kendilerini pohpohlamalari icin gozlerini boyamislar. Sizin gibiler daha cok yazar cok soyler ama sonunda iste kiskandi derler cikarlar isin icinden hic birsey olmamiscasina. Bu gibi kisilerde ne egitime ne emege ne de bilgiye saygi vardir..

    YanıtlaSil
  16. Söze nasıl başlamalıyım bilemedim. Ama öncelikle şunu söylemek istiyorum ki çok sinirim bozuldu. Hayır kendisini seviyorum diye değil ama moda bilgisine hayran olduğum için sinir oldum. Bu işin okulunu okumamış, tarih bilgisi olmayan kadın mı? Bu kadın benim gördüğüm en kültürlü insanlardan biri olup iş modaya gelince ise en bilgilisidir. Okulunu okumamış derken de kendisi de okullu değil diye biliyorum ben... Kızının sırtından geçindiğini kendisi de mi itiraf ediyor acaba? Neyse evet Pelin Ayça Kaya moda okulu okumuş olmayabilir - ki bunun sebebini de biliyorum - ama alaylıdır. Hem de çoğu okulluya bin basacak bir moda alaylısı...

    Konu Balmain esinli elbiseye gelince ise öncelikle kendisini kimsenin çakmacılık ile suçlamadığını sadece yaratıcılık yoksunluğunun ifade edildiğini belirtmek isterim. Peki neye dayanarak bunu mu söylüyorum? 2011 yılında kendini tekrar etmeye başlayan Decarnin Balmain'deki görevinden alınarak yerine adı sanı duyulmamış Olivier Rousteing'ın geçeceği açıklandı. Ve ilk koleksiyonu olacak olan 2012-13 kış defilesi dört gözle beklenmeye başlandı. Tarih çattı Paris podyumlarında Rousteing kendi Balmain'ini tanıttı. Zaten beklenen koleksiyon mükemmel işçiliği ve markaya getirdiği yeni kimliği ile sezona adını altın harfler pardon inci işlemeli harfler ile yazdıracağını kanıtladı. Kasım ayında Türk modacı Deniz Berdan yakın sezonlarda başka kimsenin kullanmadığı ve üstelik dediğim gibi böylesine göz önünde bulunan bir markanın koleksiyonun yapıtaşlarından birini oluşturan detayın işlendiği elbisesi ile fotoğraflandı. Üstelik yine kendi defilesinin after partysinde... İroniye de bakın! Şahsen bilmiyordum ilgimi de çekmiyordu o yüzden kendisinin aynı sezon koleksiyonuna yeni baktım. Ve gördüğüm kadarı ile Rus ve Fransız Faberge yumurtalarına veya İngiliz Tudor işlemelerine benzer bir koleksiyon değildi. Daha çok Osmanlı modiflerini modern çizgiler ile birleştiren bir çizgiye sahipti. Peki Osmanlı parçalarının arasında bir adet yine belirtiyorum "En Gözde Defile"de görülen Fransız-Rus işlemesinin ne alakası var? İşte tam anlamı ile benim kendisinde eleştirdiğim nokta budur. Çakmacı demiyorum yaratıcılıktan nasibini almamış Zara tasarımcısı diyorum kendisine.

    Aynı Zaradaki gibi birebir olmayan - Evet Zarada bazen o derece çakmalar da olsa ben diğerlerinden bahsediyorum - esinlenme bir parçadır ama kendisini tasarımcı ilan eden birisi için gayet de eleştiri hakkeden bir olay olduğunu söylüyorum ben. Ben zaten kendisini tasarımcı olarak göstermesini de anlayamıyorum özgün olmaya çalışırken zevkten uzak parçalara sahip olduğunu ve bu konuda çok da yetenekli olmadığını düşünüyorum. Sadece kızının okulda öğrendikleri ile idare ettiklerini ve aynı tasarımların zengin kocası olmayan taze bir tasarımcının olsa kimsenin dönüp bakmayacağına inanıyorum. Üstelik yine kendine tasarımcı diyen birinin Zaranın görünür bir şekilde Balmain esintili parçasını önemli bir davette giymesi bile eleştirilmesi zorunlu bir konu iken bu kişinin de aynı "esinlenmeler"den yararlanıldığı düşünülünce ise kim diyebilir ki burada eleştirilecek bir şey yok?

    YanıtlaSil
  17. Gelelim Balmain ve Alexander McQueen'in koleksiyonlarının benzerlik ve farklılıklarına. Balmain Postta da yazıldığı üzerine Faberge yumurtalarından ilham alınmış bir koleksiyondur. Fransız ve Rus kültürüne ait zengin süslemeler ve mimariden etkilenen süslemeleri içermektedir. Alexander McQueen Fall 2013 koleksiyonunda ise ana tema İngiliz Tudor kültürüdür. İngiltereyi yöneten Tudor hanedanının, I. Elizabeth erasına ait gösterişli kostümleridir. Ufacık bir moda bilgisi ile de bu temanın markanın geçmişine ve çizgisine çok uygun olduğunu anlayabiliriz. Ve eleştirenlerin çoğu az çok bir moda bilgisine sahip olduğu için kimse Sarah Burton'ı eleştirmeye gerek duymadı. Bunun yanında belirttiğim gibi Osmanlı çizgilerine sahip bir koleksiyonda kullanıldığı zaman az çok moda bilgisi olup durumu fark eden ve moda sevgisi barındıran birisi bunu eleştirmeyi kendine vazife eder, etmeli. Yanısıra Alexander McQueen'de benzer işemeyi bir yıl sonra, aradan koskoca bir yaz sezonu ve ara sezonlar geçtikten sonra görüyoruz. Deniz Berdan'da ise Balmain ile özdeştiği sezonda.

    Bunun hakkında Deniz Hanım ayrıca " Bilemiyoruz Balmain'e sormuşlar mıdır 'Tudor'lardan mı uyarladınız?' diye:) " şeklinde konuşmuş. Ama söylediğimiz gibi Balmain değil McQueen Tudorlardan esinlenmiştir ve burdaki esinlenmek gerçek anlamda ilham almaktır. Kendisinin yaptığı başkasının ilhamını çalmak olan "esinlenme" değil. Bunu da fark edememesi çok üzücü.

    *Küçük bir not daha bence McQueende önümüzdeki sezon bu tür işlemelere yönelinmesinin nedeni Sarah Burton'ın hamileliğidir. Kendisi hamileliği sırasında marka azla zarar etmesin diye az ama iyi fiyatlara satış yapmayı hedeflediklerini düşünüyorum. Zaten 10 lookun çıktığı bir defile ve normal fiyatları ile bu dönemi geçmesi zor olabilirdi. Tabii bu sadece kendi fikrimden oluşuyor.

    YanıtlaSil
  18. Ayrıca hala kendisini haklı gördüğünden eminim. O yüzden ben de Mark Fast çakmasını - Evet bu sefer altını çizerek söylüyorum ki çakma - tekrar gündeme getirmek istiyorum bu kafes işlemelerini herkes kullanıyor nasıl olsa değil mi?!!! Buna da bir cevap versin o zaman. Hayır mazide kalmış dinlemem. Eğer kendisi Kasım ayında geçen bu olay gazeteye düşünce -ki kimse kendisine kasıtlı olarak açmıyo bu konuyu, blogdaki eleştiriler üzerine yapılan bir röportaj olduğu için haliyle en popüler eleştiri postlarına değinilecekti- başkalarını küçük düşürmeye yönelik bir post yazmaya koyuluyorsa gayet bu konu içinde kızından biraz bilgi alarak yazmaya oturabilir elbet.

    Kimisi de benim yorumumu ağır, belki kaba ve fazla bulabilecektir. Kendisine hakaret bile ettiğimi bile söyleyen olucaktır ama benim amacım hakaret etmek değil burada salak yerine konulmaktan kurtulmak ve değer verdiğim birine edilen sözlere karşılık vermektir. Belki ben blog sahibemiz kadar zarif bir dille belli edemiyorum bunu ama kendisi "Çamur at izi kalsın Türkiyesi" başlığı altında isim de veriyor ve dediğim gibi küçük düşürücü iddialarda bulunuyorsa lütfen buna da alınmasın. Ayrıca kendisinin bozuk ağzının ününü de bilmeyen yoktur herhalde.

    Deniz Berdan'ın eleştirileri kaldıramayan, eleştirilerin onun söylediği gibi sektöre zarar veren değil sektörü geliştiren etmenlerden olduğunu anlamasını engelleyen güçsüz duruşundan kurtulması ve başarılı insanlar gibi eleştirileri medeni karşılaması; ayrıca bizden yorum yaparken zorlamamamızı istediği hayal gücünü zorlayarak belki de yaratıcı olmayı başarması dileği ile...

    YanıtlaSil
  19. #bence hepsi gereksiz polemik.

    Selin

    YanıtlaSil
  20. ortada apacik gorunen bir ilham alma degil insanlari salak yerine koymak ve tasarim ARAKLAMAKtir.iki resmi karsilastirip tarihleride dikkate alirsak bu konuda moda tarihi hakkinda bilgi sahibi olmaya gerek kalmayacak kadar acik bir calinti oldugu bellidir.Deniz Berdan hanim enerjisini tasarim oldugunu iddia ettigi islerine harcasa sanirim kendinden daha iyi bahsettirecegi kesin...

    YanıtlaSil
  21. HELAL VALLA,,SÜPER CEVAP.TASARIMCILIK ÖYLE KOLAY İŞ DEĞİL....2 ŞİPŞAK BİR RÖPORTAJ İLE OLMUYOR.EMEKTİR BİR İŞİ GÜZELLEŞTİREN VE İLERİYE GÖTÜREN......TEŞEKKÜRLER....

    YanıtlaSil
  22. Hanimlar lütfen yorum yazarken kendinizi kaybedip sayfalarca yazmayiniz!! Kimse oturup sonuna kadar okumuyor :/Az ve öz..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Hanım olmasam da en uzun yorum olarak üstüme alınmam gerekiyor galiba ama benim söyleyeceklerim bu kadardı. Kimse kimseyi kısa yazdığı için suçlayamazken uzun yazdığı için de suçlayamaz. Aynen istemezseniz okumazsınız. Zorlayan yok. İyi günler :)

      Sil
    2. EvrimKuzey09 Nisan, 2013

      Hakıkaten bu da ayrı bır vaka.. :) ısteyen destan yazar.. blog sahıbesınden gectıkten sonra kime ne :D

      Sil
  23. Pardon Sema hanim da size ne? Blog sahibesi sizmisiniz? Isteyen istedigi kadar yazar, istemiyorsaniz okumazsiniz olur biter!

    YanıtlaSil
  24. Ya bir dakika ya, esas olaydan uzaklaşıyoruz sanırım. Deniz Berdan ın tezi, benim bu incili elbise Fall Winter 2012 koleskiyonumdan. Balmain'in de elbisesi Fall Winter koleksiyonundan diyor. Yani demesi şu, biz synchronization içinde aynı işlemeyi yaptık diyor. Ama işler öyle değil işte. Balmain 2012 Fall /Winter'ını Eylül 2011'de sunuyor. Ama ondan önce de Pre-Fall / Pre-Collection/ Cruise nasıl adlandırırsanız öyle olsun, Haziran sonu itibariyle sergilemiş oluyor. Yani 1,5 sene öncesinden neyin butiklerinde satılacağı belirlenmiş oluyor.Yani 2011 başında çalışmalarına başlanmış, 2011 yazı itibariyle pre-si sunulmuş bir koleksiyonun parçasından 2012 kışında ilham alıyor ve tabii ki 3 günde terzisine diktiriveriyor.
    Deniz Berdan'ın bu incili tasarımının ise kendi koleksiyonuyla bile alakası yok.2012 senesinde bakıyor, neler in piyasada, 2012 senesinde 3 günde diktirivermiştir ustasına.
    İş burada bitiyor zaten, stilist ve tasarımcı farklı kelimelerdir.
    Tasarımcı 2 sene öncesinden hayal ederek, 1 sene öncesinden koleksiyonunu bitirir ve sergiler.
    Stilist, ise uyarlayandır. Türkiye'de bir sürü tekstil firmasında çalışanların çoğu stilisittir mesela. Hemen alırlar Collezione dergisini, izlerler videoları, kendi firma çizgilerine göre uyarlarlar , artık piyasaları neresi ise Osmanbey, Laleli , veya daha özgün stile sahip İpekyol, Park Bravo falan satmaya başlarlar.
    Eğer, Zara da taklit ediyor deniyorsa bu komiktir zaten. Zara'nın işi ve biz müşterilerle yaptığı gizli sözleşme de budur. Bak kardeşim, ben sana .... adlı tasarımcının ceketini, elbisesini 10 da bir fiyatına veriyorum. Kalitem bu, fiyatım bu yerse diyor. Biz de kabul ediyoruz. Her gün binlerce dolar harcayamayacağımıza göre, Zara 'dan da parçalarla gardrobumuzu tamamlıyoruz. Hele yoğun ve ordan oraya koşuşturan bir kadınsanız, emin olun Zara sizi kurtarıyor. Metroya biniyorsun, kendi arabanda trafikte elinde bir sandwichle bir yerlere yetişmeye çalışıyorsun. Üstüne bir şey dökülse üzülmüyorsun. Nasıl olsa bu bir Valentino değil. Giymişsin 3. kalite bir krep elbiseyi, kimin umurunda mayonez dökülmesi.
    Neysem, konu Balmain in bir sanatkar titizliğiyle herşeyi 2 seneden önce planlaması ve 1 sene evvelinden sunması.
    Ve konu DB 'nin hepimizi gerçekten bilgisiz ve cahil zannederek ( ve özellikle Pelin Hanım) ı milleti ti ye aldığını sanması.
    Ti ye alırsan, ti ye alınırsın. Ava giden avlanır maalesef.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. SugarPumps10 Nisan, 2013

      Harika bir açıklama. Tamamen stilist ve tasarımcı farkı. Tebrik ediyorum çok güzel dile getirmişsiniz.

      Sil
  25. Deniz Berdan boylece hem bir tasarimci olarak yeteneksizligini hem de seviyesizligini gosterdi. Kendisini de gercekten McQueen /Balmain standardinda goruyor daha once baska bir yorumcunun dedigi gibi. Iletisim yaparken de direk o gazetecinin amirine gitmesi de cok dusundurucu.
    Bence bunlar onun bu olaydan ne kadar rahatsizlik duydugunu ve koseye sikistigini gosteriyor, zira yoksa bu kadar kaba bir davranis butunlugu icine girmezdi.
    Moda icinden olmayanlari kucumseyebilir ama sonucta satin alan musteriler biziz!
    Tekrar kaleminize saglik Pelin Hanim.

    YanıtlaSil
  26. Ben bu konuda DB'nin yanındayım, o zaman da aynı şeyi söylemiştim. Bence çok belirgin bir benzerlik yok, hatta Alexander McQueen ile Balmain'in modeli birbirine daha çok benziyor.

    Bu blogun sahibi olmak için tabi ki moda tasarımcısı olmak gerekmiyor, Türkiye'de pek çok tasarımcıdan daha fazla moda konusunda etkili olduğunu düşünüyorum. Ama bu esinlenme haberlerinin çoğuna katılmıyorum ben. (Eda Taşpınar'lı olanlar hariç. O bildiğin kopyalıyor.) Çünkü bu esinlenme haberlerinde doğru sonuca ulaşmak için işin çok içinde olmak gerekiyor.

    Moda belli kodlardan, izlerden yaratılıyor; ortak bir dil oluşturuluyor, trendler ortaya çıkıyor. Her markaya bu kadar sınırlar koysak, onu yapma, o zaten yapıldı desek elleri kolları bağlanır. Trend diye bir şey olmaz mesela. Bu gözlükle bakarsak her markanın kreasyonunda bir yerden esinlenme bulabiliriz.

    Hem seni hem blogunu çok seviyorum, yıllardır takip ediyorum seni. Ama bu noktada ben Deniz Berdan'ın tarafındayım.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Pınar Hanım bende sizin gibi düşünüyorum. Deniz Berdan'ın kıyafetinde kopyacılık denilebilecek bir benzerlik bence de yok. Ona bakarsak Tom Ford un o ünlu beyaz kıyafeti bir çok modacıya esin kaynağı olmuş kısalı uzunlu bir çok modacı tarafından kullanılıyor.Yanlış hatırlamıyorsam en son Ellie Saab koleksiyonunda görmüştüm. Bu benzerlıkler modayla ilgilenen insanlar tarafından elbette fark ediliyor ancak bu kadar acımasızca eleştirilmiyor. Bence önemli olan esinlendiğin şeye kendinden bir şey katarak yeni bir şey getirmek ya da farklı bir detayda sunmak. Sanatın her dalında bu esinlenme,kopyaciılık artık ne derseniz her zaman varolmuş. Örneğin Picasso'nun kopyacılığı çok meşhurdur.Ama aldığı şeyleri kendi tarzıyla sunduğu için resim sanatındaki yerini kimse tartışmaz.
      Benim açımdan DB deki problem artık nereden esinlendiyse aldığı fikri son derece sıradan bir şekilde sunması. Şahsen ben Balmain ve DB nin esinlenme postunda bile olsa yanyana karşılaştırılmasının DB nin koleksiyonuna gerektiğinden fazla değer vermek olarak
      görüyorum. DB kendisine tasarımcı dediği için bu karşılaştırma yapıldı biliyorum Ancak insanların kendilerine ne sıfatı takarsa taksın önemli olan bu konuyla ilgili ve bilgili insanların onları ne şekilde konumlandırdıkları. Ben Pelin Hanım'ın DB yi tasarımcı olarak kabul ettiğini zannetmiyorum o yüzden o karşılaştırmayı görünce çok şaşırmıştım.

      Aylin

      Sil
  27. DB daha önce Mark Fast'ı birebir kopyalattığı elbisesiyle Eda Taşpınar'dan hiç de aşağı kalır bir yanı olmadığını gösterdi. Kendi giysinnii alsın kopyalasın önemli değil ammaaaaa bu gibi şeyleri özgün diye satmaya bir de üzerine para istemeye kalkışıyorsa bu eleştirileri sineye çekecek. Gözümüzün gördüğü ortada zaten. Gerçi bu insanları önce sadece magazin figürü olarak her yerde çaraf çarşaf pozlarıyla gözümüze sokup, sonradan bu kadar fazla konu edilmelerine bir kılıf biçmek için iş sahibi olmak zorunda bırakıp başımıza kim modacı, tasarımcı vs gibi teknik bilgi isteyen işlere girmek zorunda bıraktıysa o magazin kafasına çok kızıyorum. Şezlonglar üzerinde sereserpe yattıkları günleri özler olduk.

    Burcu.

    YanıtlaSil
  28. Ben bu yukarıdaki örneği şununla özdeleştiriyorum. 2012 FW sine damgasını vuran bir işçiliğin kendini tasarımcı olarak gören biri tarafından uyarlanması. Uyarlama tasarımcılık değildir. Bugün 2013 SS Dolce Gabanna'nın hasır elbisesini başka bir tasarımcı da yaparsa aynı şeyi söylerim.
    Ama bir chanel bouclé kumaşı veya bir chanel bouclé ceketi bir tasarımcı olarak değişik uyarlamalarla sunabilirsiniz, hatta KL den daha da başarılı olabilirsiniz. Ama o bir klasiktir. Fakat sezona ve bir tasarımcının aylarca emek verdiği bir işlemeye , koleksiyonunu sergiledikten sonra aynı işlemeyi bir kıyafette kullanıyorsanız, bu ise uyarlama değil, taklittir maalesef.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. SugarPumps10 Nisan, 2013

      Tamamen katılıyorum. En basiti bir takım elbiseyi ya da smokini düşünelim, bunlar olmadan yaşanmıyor. Ama öyle takımlar öyle smokinler var ki klasik şablonu alıyor, bambaşka bir tavıra büründürüyor. Klasikleri yorumlamak oluyor o zaman. Ama burada söz konusu olan kesinlikle bu değil fakat nedense Deniz Berdan işi hakaretlerle, insanlara saldırarak öyle değilmiş gibi göstermeye çalışıyor. Nasıl anılmak istediğiyle ilgili bir konu bu. Demek ki böyle anılmak istiyor.

      Sil
  29. Tom Ford'un elbisesi esasen Elie Saabtan uyarlamadır. Elie Saab kısa, uzun olarak bu pelerin omuzu farklı koleksiyonlarında çok kullanır nedeni ise, bir Ortadoğu sentezi vardır burada. Prenses Soraya'dan başlayarak hafif omuzu örten capedress ler hep in olmuştur. Ama Tom Ford bunu bir de beyaz renkte ve minimalist çizgide sununuca çok başarılı bir uyarlama yapmıştır. Bu uyarlama bir tasarımcılık ürünüdür.

    YanıtlaSil
  30. Bunca zaman Tudorlardan esinlenmemiş Deniz hnm.tam Balmain in en çok konuşulduğu dönemi seçmiş esinlenmek için :) Kendisi blogun daki yazısında sürekli gülen yüz kullanmış gergin insanların gülümsemesi gibi yapay geldi bana.Kendini savunmak istemesine birşey diyemeyiz ama eli kalem tutan vs.bu benzetmeler çok çirkin kendiside blog sayesinde ününe ün katmış birisi yoksa daha önceden magazinde giydiği kısa etekleriyle tanıyorduk.Blogdaki yazısına sadece bir yorum var çok garip geldi o da olumlu.Sanırım eleştiri yüklü yorumları onaylamıyor.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Magazinden daha çok yaz mevsimi hallerini bikinili ve bronz vücusunu kış geldi mi de dallı güllü korkunç saten elbiselerle hatırlıyoruz, tabi o zamanlar punk'ı henüz keşfetmemiş taze bir magazin figürü adayıydı haha ha :D

      Sil
    2. Adsiz arkadasimiz cok dogru bir noktaya parmak basmis. Dun DB'in bloguna elestiri yonelten bir yorum biraktim. Ana fikri yayinladigi yorumun bile Pelin Hanima "cirkef" diyen bir yorum oldugu ve onu izleyen biri olarak bu tavirlarini hic yakistiramadigimdi. Ustelik bir anne olarak hic mi hic yakistiramadim dedim. Fakat elestiri iceren ve hakaretkar dilin cok ayip oldugunu belirten yorumlari yayinlamiyor. Pelin Hanim da anladigim kadariyla en ufak hakaretamiz kelime icin yorum ne kadar guzel olursa olsun yayinlamiyor. Iki kisi arasındaki kalite farkı diyor ve susuyorum. Deniz berdan nasil kredi kaybettiginin bir an once farkina varmali ve bir hanimefendi gibi davranmayi ilke edinmeli. Bu yaptigi cok ayip ve saygisizca. Onumuze gelene istedigimiz hakareti edelim o zaman var mi boyle bir edep????

      Sil
  31. Pelin Hanim Eda Taspinar twitterdan Db ile yazisiyor tesadufen (!!!) de "insanlar tanimadiklari insanlarin dedikodusunu yaparken kafami devekusu gibi gomesim geliyor" demis. Dedikodu nedir bir anlatir misiniz bu hanima sifir sorumluluk, sifir toplum bilinci paso bikinili fotolar bol bol vucut gosteren iki hanim yediler bitirdiler sizi anladigim kadariyla????? Size bol bol sabir diliyorum.

    YanıtlaSil
  32. Bambaska bir noktadan girecegim izninizle. Allah askina bilen varsa cevap versin, DB hanimin egitimi nedir? Tasarim egitimi var midir?

    YanıtlaSil
  33. Pelincim sadece sen değil Huban Ayşem de yazmıştı bu benzerliği köşesinde. Yani aklı olan herkes görüyor da işine gelmeyen gözüne perdeyi indiriveriyor.Böyle fikrini açıkça korkusuzca belirten kalemler o kadar az ki bu yüzden sen bizim için çok değerlisin.Elbette herşey olumlu olumsuz eleştirilecek fikirler paylaşılacak.İşin güzelliğide bu zaten.Herşey tek renk tek ses olamaz.Ama kendini savunmaya kalkması hele seni küçümser tarzda yazması gülümseme işaretleri ünlemler bunlar çok yakışıksız.Bazı arkadaşların dediği gibi kızına zarar veriyor Deniz Berdan.İşin asıl erbabı kızı olacak çünkü.Şahsen tarzı bana çok ters olsa da en azından farklı bir çizgisi olmasıyla seviyorum kendisini çok.Demem o ki sen çizginden şaşma eğer cevap vermeye kalkıyorsa bu ancak senin ne denli önemli ve sözü geçer olduğunun işaretidir gül geç ve next de :)

    YanıtlaSil
  34. Beni hayrete sokan sey, bir insan bircok meslegi denemek isteyebilir, birden fazla alana ilgisi olabilir bunu anliyorum ama her yaptigi iste henuz yeterli tecrube kazanmadan niye cok iddiali olmaya calisir? Iste bunu anlayamiyorum.
    Bu hanimi ben dergici olarak tanidim, sonra sirasini karistirabilirim ama yemek yapma isine basladi hatta Starbucks ile etkinlik yapmisti dusuk kalorili lezzetler gibi. Sonra blog acti en iddiali blogger oldu, simdi de modaci. Biraz kararsizlik ve yolunu bulamama var sanirim.
    O sebeple ben kendisinin yerinde olsam bu denemeler sonrasi en istedigim meslege odaklanir, kendimi gelistirir, devamliligim sayesinde iddiami one surerim.

    YanıtlaSil

Herhangi bir hakaret ve küfür içeren hiçbir yorum yayınlanmayacaktır.

Düşüncelerinizi ve eleştirilerinizi benimle paylaşmanızdan mutluluk duyarım.

LinkWithin

Related Posts with Thumbnails